Anasayfa > Sayı 95 > İlk ‘Dünya Savaşı’...
İlk ‘Dünya Savaşı’: Otuz Yıl Savaşları (1618-1648)
Katolik ve Protestanlar arasındaki din savaşları olarak başlayan, bu savaşların uzantısı gibi görünen ve “resmen” otuz yıl devam edecek olan çatışmaların altında, hem Avrupa’nın en büyük devleti olan Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ile imparatorluğa bağlı prensler arasındaki, hem de silahlı gücü olan bütün kıta devletlerinin arasındaki çekişmeler vardı. Eğer birden çok dünya savaşı varsa, ilki 17. yüzyıldaki Otuz Yıl Savaşlarıdır.

Alp Hamuroğlu
[Tüm yazıları]

“Barış istediler ve bunun için otuz yıl savaştılar. Savaşın sadece savaş doğurduğunu o zaman öğrenemediler ve halen de öğrenmiş değiller.” C. V. Wedgwood (1)

Avrupa’da 17. yüzyılın en önemli olayı, başta Alman devletleri olmak üzere bütün Avrupa’yı doğrudan etkileyecek ve perişan edecek olan Otuz Yıl Savaşlarıydı (1618-1648).
Katolik ve Protestanlar arasındaki din savaşları olarak başlayan, bu savaşların uzantısı gibi görünen ve “resmen” otuz yıl devam edecek olan çatışmaların altında, hem Avrupa’nın en büyük devleti olan Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ile imparatorluğa bağlı prensler arasındaki, hem de silahlı gücü olan bütün kıta devletlerinin arasındaki çekişmeler vardı.
Aslında savaş, 16. yüzyıldaki Reformasyon dönemi çatışmalarının (2), 1555’ten sonraki savaşların bir devamıydı ve 17. yüzyılda 1618’den başlayarak 47 yıl sürmüştü. Anlaşmalar sağlandıktan, barış yapıldıktan sonra bile devam etmişti. Ama çatışmaların sonlandırılması için yapılan girişimlerin ürünü olan Vestfalya toplantılarında delegeler daha savaş bitmemişken yaşanan sürece “otuz yıl savaşı” adını vermişlerdi.
Avrupa ülkeleri üzerindeki baskıcı gücünü yitiren İspanya ile ekonomik ve siyasal krizler yüzünden zorluklar yaşayan dünyanın (o zamanki “dünya” olan Avrupa’nın) merkezi durumundaki Fransa, bu yüzyılda bir boşluk yaratmıştı. Avrupa istikrarı sarsılmış, dengeler bozulmuştu.
Mezhepler ve mezheplerin içindeki gruplar birbirleriyle, mezheplere mensup ülkeler karşıtlarıyla, Alman Luthercilerle azınlıkların Luthercileri, Luthercilerle Kalvenciler, Kalvencilerle Hussçular, Alman Katoliklerle azınlıkların Katolikleri vb. de birbirleriyle savaştılar. Katolik Fransa Protestanların, Protestan kuzey ülkeleri Katoliklerin yanında yer aldı. Prensler ve ülkeler rakipleriyle birbirlerine girdiler, ordular birbirlerini kırdılar, halklar boğazlaştılar. Alman devletleri, Bohemya, Danimarka ve İsveç’in saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Almanlar da komşu ülkelere ve çevresindeki bütün topraklarda saldırılara geçti.
Katolik Habsburgların imparator seçiminde protestan ağırlığı ortaya çıkacağı kaygısı ile yaptığı yeni düzenleme on yıllarca sürecek bu savaşın başlamasına yol açmıştı. Sonradan Kutsal Roma Cermen İmparatoru olacak olan Bohemya Kralı Ferdinand (1578-1637, imparator olarak II. Ferdinand), Çeklerin özgürlüklerini güvence altına alan kararları yürürlükten kaldırınca ve bu yüzden Protestanlar üzerinde yeni baskılar ortaya çıkınca Bohemyalılar Avusturya’da ayaklandılar, Viyana’yı yağmaladılar. Bunun üzerine İmparatorluk ordusunca ezildiler. Ayaklananların üstüne İspanyol askeri birlikleri sürülmüştü.
Bohemya soyluları neredeyse yok edilecek derecede kitlesel idamlara maruz kaldı.
İmparator, imparatorluk sınırları içindeki bütün prenslere Augsburg Barışından (1555) sonra elde etmiş oldukları her şeyi geri vermelerini istedi. Prenslerin çoğunun Protestan ve bir şey elde edenlerir yalnızca Protestan hükümdarlar olması, gerilimi daha da artırdı.
Komşu ülkeler imparatorluğun zayıflamasını sağlayacağı düşüncesiyle bu iç çatışmayı desteklediler ve fırsattan yararlanmak için de saldırılara geçtiler.
Baltık ülkeleri Fransa’nın kışkırtmalarına kapıldı. Fransa’da o dönemde etkin olan “Kızıl Kardinal” lakaplı Richelieu (3) ittifak yapmak için İsveç’e 1 milyon Frank tutarında yardım yapmıştı.
Baltık Denizinde ticaretin kimin hakimiyetinde olacağı sorunu da vardı.
İsveç, Protestanlığı “kurtarmak” için Katolik Fransa ile ittifak yaptı ve Protestan Almanya’nın içlerine kadar girdi. Almanya, büyük bölümüyle İsveç ordularının işgaline uğradı, Baltık bölgesindeki geniş topraklarının büyük bir kısmını bir süre için İsveç’e kaptırdı. Girdiği her yeri yağmalayan İsveç, Almanya’ya savaşta en büyük zararı verdi. Danimarka krallığı fırsattan istifade etme niyetiyle girdiği savaştan yenilerek çıkınca Avrupa’da önemli bir güç olma şansını yitirdi.
Bohemya’da ilk çatışmalarla başlayan 1618-25 arasındaki “Bohemya Dönemi”, kendini arkasından gelecek ve dört yıl sürecek “Danimarka Dönemi”ne bıraktı. 1630-35 yıllarındaki “İsveç Dönemi”ni ise “İsveç-Fransa Dönemi” izleyecekti.
İspanya’nın, Batı Avrupa ve Hollanda’daki etkinliği daha da azalırken, Fransa’nın gücü (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı

Günlük, anılar ve mektuplar  -ve sonrasında yazılanlar Günlük, anılar ve mektuplar -ve sonrasında yazılanlar
Sabriye Çağırıcı
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular