Ana Sayfa Dergi Sayıları 267. Sayı ABD’nin ve NATO’nun karanlık tarihi

ABD’nin ve NATO’nun karanlık tarihi

149

Elinizdeki sayının kapak dosyası Amerika Birleşik Devletleri’ne ayrıldı: “ABD’nin 250 yılı”. Bilindiği gibi ABD 4 Temmuz 1776’da Bağımsızlık Bildirgesi’nin yayımlanmasıyla resmen kurulmuştu. Bu yıl 250. yıldönümü oluyor. Hüseyin Karakuş, Hasan Bögün ve Mehmet Ali Güller’in makaleleriyle ABD’nin karanlık tarihini ve kapkaranlık bugününü ele alıyoruz.

ABD’nin kuruluşu 13 İngiliz kolonisinin Büyük Britanya’ya karşı başlattığı bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşmasıyla gerçekleşti. Bağımsızlık Bildirgesi de dünya modernite tarihinin önemli metinlerinden biri olarak kabul edilir. Ama bu, madalyonun bir yüzü. Karakuş’un yazısından da okuyacağınız gibi ABD’nin kuruluş paradigması, Amerikan yerlilerinin topraklarının zorla gasp edilmesi ve yerlilerin vahşice soykırıma uğratılması temelinde yükselmiştir. ABD’nin sürekli olarak dile getirdiği “Özgürlük İmparatorluğu” söyleminin ardında, yerleşimci sömürgecilik, yapısal şiddet, ırksal hiyerarşi ve ekonomik tahakküme dayalı sürekli bir genişleme doktrini yatar. Bu kuruluş aşamasında yalnızca toprakların fizikî olarak ele geçirilmesiyle kalınmamış, aynı zamanda devasa tarım ve hayvancılık arazilerinin işlenmesi, ülkenin ekonomik altyapısının ve sermaye birikiminin oluşturulması için milyonlarca Afro-Amerikan kölenin emeği acımasızca sömürülmüştür. Sonraki aşamada ise ABD yönetimi, ülke içinde yerlilere ve kölelere karşı uyguladığı kan, vahşet ve mülksüzleştirme pratiklerini, yerel servetlere el koyma amacıyla “arka bahçesi” olarak gördüğü tüm Latin Amerika ve Karayipler coğrafyasına yaymıştır. Üçüncü ve en kapsamlı aşama ise 1945 yılından itibaren, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan yeni dünya düzeniyle birlikte bu kan ve vahşet sarmalının sınır tanımaksızın tüm dünyaya yayılmasıdır. ABD, kendi küresel hegemonyasını dayatmak için hiçbir uluslararası hukuku, insani değeri veya egemenlik hakkını tanımayan, tüm dünyayı kendi mülkü olarak gören, açık açık medeniyet yıkımını hedefleyen mafyatik bir dünya eşkıyasına dönüşmüştür. Son örnekleri Gazze ve İran saldırıları. İşte ABD’nin karanlık tarihi özetle böyle.

Böyle bir dosya hazırlamamızın bir nedeni daha var. 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da ABD’nin savaş aracı olan NATO Zirvesi yapılacak. NATO’yu oluşturan ülkelerin devlet başkanları ve davet edilen birtakım ülke başkanları bu zirvede toplanacak. Başta ABD Başkanı Trump olmak üzere bilumum NATO’cu haydutlar, NATO’nun yeni stratejilerini tartışacaklar. Gerileyen ABD hegemonyasını yeniden tesis etmenin yollarını arayacaklar ve NATO’ya bu doğrultuda nasıl yön verilebileceğini konuşacaklar. Hasan Bögün ve Mehmet Ali Güller’in makaleleri tam da bu konuya yoğunlaşıyor.

Erdoğan iktidarı NATO Zirvesi dolayısıyla Ankara’da sıkıyönetim ilan etti. Her türlü miting, gösteri ve toplantı yasaklandı. Çok sayıda gözaltı yaşandı. Ankara’yı bir NATO üssü haline getirdiler. Utanç verici!

Biz “Yankee Go Home!” diye haykıran Türkiye’nin ve tüm dünyanın sosyalistlerinin, devrimci gençlerinin ve ulusal kurtuluşçularının geleneğinden geliyoruz. NATO’cu haydutlar, defolun ülkemizden!

Dostlukla kalın…