Ana sayfa 61. Sayı Hijyen out, immünoloji in!

Hijyen out, immünoloji in!

Forum

128
PAYLAŞ

Armağan Öztuksavul

20. yüzyılda kapitalist sistem “hijyen”i bir sosyal takıntı, çoğu durumda saplantı haline getirerek kendini idame ettirmede gerekli olan üretim-tüketim çevriminin önemli halkalarından birini oluşturdu. Bir sağlık bilimi olarak hijyen ile geniş kitlelerde oluşan hijyen algılamasında farklar oluştu. Ki bilim olarak hijyenin 20. yüzyıldaki durumu da, bilimin parçacıklı yapısı ve meta ilişkileri nedeniyle bana göre sorunlu.

İnsanlığın toplumsal belleğinde yer almış olan, önceki dönemlerdeki kimi sağlık sorunlarına karşı geliştirilmeye çalışılan hijyen, nedenselliğinden kopartılarak çok büyük bir pazar nesnesi haline getirildi. Halen de bu yabacılaştırma sürdürülmeye çalışılıyor. Sıradan bir evde ortalama 10-20 civarında temizlik maddesi bulunuyor.

Bir ara çıkarmıştım, listeden seçerek kendi evinizde kaç tane bulunduğunu tespit edebilirsiniz: Katı el sabunu, katı banyo sabunu, katı bakım sabunu, toz çamaşır sabunu, arap sabunu, sıvı sabun, köpük sabun, saç şampuanı (ve çeşitleri), duş jeli, banyo köpüğü, elde yıkama çamaşır deterjanı, makinada yıkama çamaşır deterjanı (ve çeşitleri, renkli, bayaz, tül vb), çamaşır suyu (ve çeşitleri), leke çıkarıcılar, çamaşır ağartıcıları, yumaşatıcılar, elde yıkama bulaşık deterjanı, makinada yıkama bulaşık deterjanı (ve çeşitleri), parlatıcılar, bulaşık ovma toz ya da jelleri, seramik yüzey temizleyici (ve çeşitleri banyo, mutfak vs), metal yüzey temizleyici, ahşap yüzey temizleyici, cam yüzey temizleyici, halı şampuanı, tuvalet temizleyici (ve çeşitleri), yağ sökücü, kireç sökücü, pas sökücü, kezzap, tuz ruhu, taşıt temizlik maddeleri, elektronik eşya temizleyicileri, alkollü maddeler…

Koku, cila vb maddeleri de koyarsanız rakam daha da büyüyor.

Bunların bir arada ve daha fazla tüketilmesi için korkutucu reklâm kampanyaları yapıldı ve yapılıyor. Böcekler, mikroplar, yaratıklar, içinden geldiğimiz çamurun iğrençliği… Bu dönem, hem gezegene, hem de bu maddelerle en fazla haşır neşir insan nesline büyük zarar verdi. Bir sürü araştırma var. Alerjik tepkimeli rahatsızlıkların şehirlerdeki logaritmik artışına ilişkin. Çevre sounlarından bahetmeye bile gerek yok.

Buna karşı bilinçlenme artıkça, görebildiğim kadarıyla, kapitalizm yeni bir meta alanı olarak immünolojiyi (bağışıklık bilimi) buldu. Yani 21 yüzyılda “hijyen out”, “immünoloji in” oluyor. Yanlış anlaşılma olmasın, kapitalist sistem yeni bir pazar alanı oluşturuyor diye, bağışıklı sistemini güçlendirme temelli bir paradigma değişikliğine karşı değilim. Zaten otuz yıldır, başlangıçta sezgisel düzeyde de olsa, hijyenin yanlış kullanımı ve bağışıklık sisteminin önemine ilişkin bir şeyler söyleyip dururum. En azından 20. yüzyılın konseptiyle temiz bir insan değilim. Ama şunu da görmek gerekir ki, önümüzdeki yıllarda insanlar, bağışıklık sitemlerini güçlendirmek için giderek daha fazla para harcayacaklar. Yine nedensellikten kopartılmış bir algı düzeyi ile kimbilir ne gibi yeni sorunlar ortaya çıkacak.

Ne yapmak lazım? Bireysel düzeyde daha gelişkin ve bütüncül bir bilince ulaşmak için çaba göstermek ve bunu da kolektif bir süreç olarak görmek, belki… Ve kapitalizmi tarihin çöplüğüne göndermek için daha fazla mücadele.