Ana sayfa 72. Sayı Avatar’ın Ay’ı Pandora gerçek olabilir mi?

Avatar’ın Ay’ı Pandora gerçek olabilir mi?

Bilim Gündemi

223
PAYLAŞ

Derleyen: Kutay Deniz Atabay

Sinemalarda bugünlerde gösterilmekte olan “Avatar” filminde insanlar, Pandora isimli yaşanılabilir bir uyduyu ziyaret ediyorlar. “Pandora” ya da Yıldız Savaşları’ndaki “Endor” gibi uydular bilimkurgunun temel kaynaklarından. NASA’nın Kepler projesi Dünya benzeri gezegenler ve yaşanılabilir uyduları bulabilme potansiyeli içeriyor. Eğer onları yakınlarda bulabilirsek, Harvard Smithsonian Enstitüsü Astronomu Dr. Lisa Kaltenegger’in de işaret ettiği gibi, 2013’te yörüngeye oturtulacak James Webb Uzay Teleskopuyla atmosferlerini inceleyebilecek ve yaşamsal şartların oluşabilmesi için gerekli karbondioksit, oksijen ve su buharı gibi anahtar gazların varlığını belirleyebileceğiz.

Şu ana kadar yüzlerce Jupiter benzeri gezegen farklı yörüngelerde saptanabildi. Bunun gibi gaz devleri, bulunması kolay olabilse de üzerinde yaşam barındıracak yapıda değiller. Yine de, bilim insanları böyle gezegenlerin etrafında dönen uyduların yaşam barındırabilme potansiyellerine dikkat çekiyorlar. Güneş sistemindeki gaz devleri olan dış gezegenlerin bazılarının (Jupiter, Saturn, Uranüs, Neptün) etrafında dönen Europa ve Titan gibi uydular yaşam barındırma potansiyelleri yüzünden bir süredir dikkatle inceleniyor. Güneş sistemi dışında buna benzer bir durumun oluşabilmesi için uydunun etrafında döndüğü gezegenin kendi yıldızına göre yaşanılabilir bölge içinde yer alması gerekiyor (suyun sıvı halde bulunabileceği ısıl şartları sağlayabilecek uzaklık).

Güneş Sistemi’ndeki gaz gezegenlerinin hepsinin katı uydularının bulunması, bu şartların Güneş Sistemi dışında da olaşabileceğine yönelik önemli bir ipucu konumunda, hatta bu uydular Dr. Lisa Kaltenegger’e göre Dünya boyutunda bile olabilir ve bir atmosfere sahip olabilir.

Kepler Projesi, yıldızların etrafında dönen ve küçük bir elips yapıp yıldızın ışığını bakış açısına göre çok ufak derecede azaltan gezegenleri arıyor. Bu geçiş sadece saatler sürebiliyor ve yıldız ile gezegenin tam olarak aynı eliptik düzlemde konumlanmış olması gezegenin belirlenebilmesi için gerekli bir durum. Kepler, bu şekilde binlerce yıldızı incelemeye devam ederek yaşanılabilir gezegenlerin varlığına yönelik olarak bizi sürekli güncelleyecek. Eğer Jupiter benzeri bir gezegen bulunabilirse astronomlar ilk olarak o gezegenin etrafında dönmekte olan ekso-uyduların varlığını inceleyecekler. Böyle bir uydunun varlığını o uydunun gezegenin gravitasyonel alanında yarattığı değişiklikleri inceleyerek bulmayı hedefliyorlar. Eğer bu tip uydu bulunursa, sorulacak ilk soru “Atmosferi var mı?” olacaktır. Atmosferin varlığını test etmek için, olası atmosferi oluşturan gazların, yıldızın ışığını absorbe edişine ve buradan yapılacak ölçümle gaz kompozisyonunun öğrenilmesine yönelik testler denenecek.

İlginç bir şekilde Dr. Kaltenegger’e göre Avatar’da Pandora’ya ulaşmak için insanların gittiği Alpha Centauri A yıldız sistemi bu tip ekso-uyduları aramak için mükemmel bir hedef. Alpha Centauri A, bize oldukça yakın ve Güneş’e çok benzeyen bir yıldız ve yakınlığı yüzünden oldukça kolay ölçülebilir güçlü sinyaller alınabiliyor. Ölçümler için harcanması gereken enerji oldukça az olduğundan, oksijen, karbondioksit ve su buharı gibi gazların varlığına yönelik deneyler Alpha Centauri A’nın etrafında dönmekte olan olası gezegenler ve “Pandora” gibi ekso-uydular için oldukça kolay gerçekleştirilebilir. Bunun yanında Alpha Centauri A gibi yıldızlar için yaşanılabilir alan uzaklığı yıldıza oldukça yakın olmalı ve bu da yıldızın önünden geçmekte olan gezegenin görülebilirliğini oldukça kolaylaştıran bir durum.

Astronomlar bir süredir yaşanılabilir alan içerisinde olacak bir gezegenin, yıldızın gravitasyonel alanı yüzünden bir süre sonra kendi etrafındaki dönüşünün yavaşlayacak ve sonunda duracağını ve böylelikle o gezegenin bir yüzünün sürekli yıldız ışığı alabilirken diğer yüzünün sürekli karanlık olacağına yönelik fikirleri tartışıyorlar. Buna göre bir ekso-uydu için böyle bir risk yok çünkü ekso-uydu, yıldıza değil de, etrafında döndüğü gezegene konumlandığından bu durumla karşılaşmayacak ve dünyadaki gibi gece-gündüz döngülerine sahip olacaktır. Isıl dağılım eşit olacağından bu durum karmaşık yaşamın oluşabilmesi için önemli bir şart. Buna göre Dünya benzeri bir gezegende değil de, bir gaz devinin etrafında dönmekte olan bir ekso-uyduda yaşam bulma olasılığımız çok daha yüksek gibi görünüyor. Daha ayrıntılı bilgi için Kepler Projesi ile ilgili detaylara, http://kepler.nasa.gov/ web adresinden ulaşılabilir.

(Kaynak: http://www.cfa.harvard.edu/, http://www.cfa.harvard.edu/news/2009/pr200925.html)