Ana sayfa 81. Sayı 50 Soruda dizisi çok yararlı bir çalışma

50 Soruda dizisi çok yararlı bir çalışma

19

Sakıp Hazman / Bolu F tipi cezaevi

Hem politik tutuklu hem de AÖF öğrencisiyim. “50 Soruda” dizisinin de okuruyum. Her türlü bilimsel çalışmaya ilgiliyim. Fakat özel olarak da antropolojiye. Bu eksende “insanın evrimi”, “evren”, genel anlamda da evrim kuramını uzunca bir süredir inceliyorum.

İnsanın evrimine dair kaç kitap okuduğumu hatırlamıyorum, 18 yıldır cezaevinde olduğuma göre, kaç tane okumuş olabileceğimi tahmin edersiniz. Ama hiç abartısız bir biçimde, gönül rahatlığıyla belirteyim ki, Metin Özbek hocamızın “50 Soruda insanın tarihöncesi evrimi” kadar yalın, anlaşılır ve harika bir özet okumadım. Arkaik çağlarla çokça ilgili olduğum için, belki de bana kolay ve sade bir çalışma gibi gelmiştir, diye de düşündüm. Bu sebeple yaklaşık dört arkadaşa da Metin hocamızın bu kitabını önerdim. İnanın dört arkadaş da ilk defa bu konuyla ilgili bir kitap okuyordu ve hepsinin de tepkileri aynı biçimde olumluydu. Bu nedenle Metin hocamızı bu başarısından dolayı özel olarak kutlamak istiyorum.

Ama bu aralar en çok da fizikle ilgiliyim. Daha doğrusu Newton fiziği ile kuantum fiziğini, hem anlamak-kavramak hem de her iki fiziğin toplumsal yaşama neden ve nasıl indirgendiklerini anlamaya çalışıyorum. Bu konuda, İbrahim Semiz hocamızın “Görelilik Kuramları” kitabı çok isabetli bir çalışma olmuş. Ama okul yıllarında çok ciddi bir fizik altyapısı olmayan biri olarak, ilk okuduğumda istenen düzeyde hakim olamadım. İşlenen konuları cezaevinde zaman zaman okumuş olmanın yarattığı bir bilgilenme dışında köklü bir altyapım yok. Ama ikinci kez okumak zorunda kaldım. İkinci tur, çok daha umut vericiydi; sanırım ileride tekrar tekrar okumak ihtiyacı duyacağım bir temel kaynak oldu. Görelilik kuramlarını daha farklı anlatmak imkanı var mıdır, bilemiyorum. Fakat İbrahim Semiz hocamızın bu kitabı sayesinde, cesaretlendim ve fiziğe olan ilgim daha bir arttı gibi. Acaba diyorum, İbrahim hoca Newtonyen paradigmayı; bir algı bir bakış açısı olarak da veremez miydi? O zamanda sanırım fizik felsefesine girmek zorunda kalırdı. Mesela Newtonyen paradigmanın, aslında beş bin yıllık hiyerarşik ve devletli toplum modelinin kuramsal izahı olduğu belirtilebilirdi. Dediğim gibi, bu konu daha çok felsefi bir sorgulamayı gerektiriyor. Mesela bu dizinin sonlarına doğru, “kuantum kuramı ve nanoteknoloji” konulu bir kitap çalışması var. Acaba bu kitapta Tekin Dereli ve Gülay Dereli hocalarımız, kuantum fiziğini yukarıda dile getirdiğim felsefi bir açıdan da ele alabilirler mi? Mesela kuantum paradigmasının, bizde farklı olarak yarattığı algı ve bakış açısı irdelenebilir mi? Newton fiziği ile kıyaslanarak aradaki farklılık felsefi açıdan da sorgulanabilir mi?

“Newtoncu bilim hiyerarşiktir” denir ve yaşamda her şeyin özne-nesne, aşkıncı-içkinci, kadın-erkek vb. ilişkilere ayırdığı belirtilir. Bunun neden ve sonuçları irdelenebilir belki ve buna karşıda kuantum fiziğinin yarattığı yeni buluş ve algı konabilir.

Kabul edersiniz ki “devrimcilik” iddiasında olan insanların ağırlıklı yoğunlaşmaları, toplum ve toplumsal gelişim yasaları üzerinedir. Bu durum genelde düşünürler içinde geçerlidir elbette. Karl Marks’ın “determinist tarih yasasından”, John Locke’un “bireyselciliği”ne kadar, Adam Smith’in “öz-çıkar ekonomisi”nden, Charles Darwin’in “indirgemeci biyolojisi”ne kadar tümü de Newtonyen fizik kuramından etkilenmişlerdir. Ve birçok düşünür kendi kuramını, kendi teoremini oluştururken Newton fiziğini esas aldı, onu model olarak benimsedi. İşte, ben de bu noktadan diyorum ki, gerek Newton, gerek kuantum ve gerekse diğer görelilik kuramları verilirken ya da işlenirken, toplumsal hayatla çok sağlam felsefi bağları da kurulmalıdır. Neden böyle bir bağın kurulması gerekiyor derseniz; şahsen bilginin “güç” ve gücün de “iktidar” olmaktan çıkarılmasına katkıda bulunması için derim…

Özetle fizik konusundaki temel talebim, onun felsefi olarak da sorgulanmasıdır.

Her koşulda “50 Soruda” dizisinin gerçekten çok ama çok yararlı bir çalışma olduğunun önemle altını çizmek istiyorum. Bu sebeple, emeği geçen herkesi içtenlikle kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.