Ana sayfa 85. Sayı Yılanlar bacaklarını nasıl kaybetti?

Yılanlar bacaklarını nasıl kaybetti?

Bilim Gündemi

174
PAYLAŞ

Çeviren: Öznur Pehlivan

Yılanlar, hepsi olmasa da bir kısmı, önceden bacaklara sahipti, fakat şimdi yeni bir araştırma yılanların uzuvlarını, onların büyüme aşamasında, daha yavaş veya daha kısa bir süre büyüttüklerini ve bu şekilde de zaman içerisinde ortadan kalktıklarını gösteriyor.

Journal of Vertebrate Paleontology degisinin son sayısında özetlenen araştırma, yılanların karada sürünerek yaşayan ya da okyanusta yüzebilen bir kertenkeleden evrimleştiği şeklindeki görüşü güçlendiriyor.

Her iki durumda da, hayvanlar zaman içerisinde evrim geçirirlerken ayaklar daha az kullanışlı hale gelmiş olmalı.

Çalışmanın ilk yazarı Alexandra Houssaye şöyle söylüyor: “Eğer bir şey faydalı değilse canlının hayatta kalması üzerinde hiçbir etkisi olmadan gerileyebilir ya da ayaklar yılanların sürünmesini veya yüzmesini engelleyen bir durum olacağından ayak yapısının gerilemesi pozitif bir sonuç bile olabilir.”

Paris Doğa Tarihi Müzesi’nden Houssaye ve arkadaşları Eupodophis descouensi adlı yılan fosilini incelediler. Bu tarih öncesi yılan Kretase Dönemi sırasında şu anki Lübnan topraklarında yaşamış.

Yılanı daha iyi incelemek için araştırmacılar sinkotron-radyasyon bilgisayarlı laminografi (SRCL- synchrotron-radiation computed laminography) denilen yeni bir görüntüleme tekniği kullandılar. Araştırmacılar bir yandan fosili döndürürken, diğer yandan yoğun, yüksek enerjili X ışınları yardımı ile SRCL fosile derinlemesine nüfuz etti. Sonuç olarak binlerce iki boyutlu resim elde edildi ve daha sonra bunlar bu eski yılanın kalçasının ve son derece ince 2 cm’lik bacaklarının üç boyutlu modeli olacak şeklinde derlendi.

Avrupa Sinkrotron Radyasyon Tesisi’nden yazar Paul Tafforeau “Sinkrotronlar muazzam boyuttaki makinelerdir ve bunlar bize fosillerin içindeki, diğer yöntemlerle göremeyeceğimiz mikroskobik detayları bu paha biçilemez örneklere bir hasar vermeden görmemizi sağlarlar.” diyor.

Yeni 3-D model ile birlikte Eupodophis’in hayatı boyunca iki adet küçük, (evrimsel olarak) gerilemiş arka uzuvlara sahip olduğu ve hiç ön uzvunun bulunmadığı belirlenmiş. Araştırmacıların görebildiği bacak dizden bükülmüş ve bu bacakta dört adet ayak bileği kemiği bulunmasına rağmen ayak veya ayak parmağı kemiği yok. Yüksek teknolojili görüntüleme, modern karasal kertenkelenin bacaklarına fazlasıyla benzeyen bacak kemiklerinin iç mimarisini göstermiş.

Houssaye, “Bu yılandaki bacaklar körelmişti. Bu nedenle bu yılan dünyanın en eski yılanı olmasa da ona oldukça yakındır” dedi. Ayrıca “En eski yılan kalıntıları 94 ila 112 milyon yıl öncesine aittir ve bu yılan yaklaşık 90 milyon yıl öncesine ait” şeklinde durumu açıkladı.

Aynı döneme ait bir yılan olan Najash rionegrina’nın da iki adet küçük arka ayağa sahip olduğunun düşünülmesi yılanların bir zamanlar ayaklara sahip olduğu ve uzuvlara sahip bir kertenkeleden evrimleştiği teorisini güçlendiriyor. Najash’ı (İbranice’de yılan anlamına gelir) Brezilya’daki Sao Paolo Üniversitesi’nden Hussam Zaher ve bir meslektaşı Arjantin’in bir şehri olan Rio Negro’da bulmuştu.

Najash  kuyruk sokumu kemiğini, pelvisi destekleyen kemik özelliğini korumuş. Zaher yılanlar kertenkeleden evrimleşirken bu özelliğin kaybolduğuna inanıyor. Arjantin’de bulunan fosil yılanın bir zamanlar karada yaşadığı düşünülüyor. Bunun nedeni de fosilin bir zamanlar kara olan bir bölgede bulunmuş olması. Zaher, bu yılanın anatomisinin onun yuvada (oyukta) yaşadığı izlenimi uyandırdığını söylüyor.

Ancak Houssaye, yılanların karada mı denizde mi yaşayan bir kertenkeleden evrimleştiği ortaya konulmadan olayın kapandığını düşünmüyor.

Houssaye “Yılanların kökeni hakkındaki soru gelecek 10 yıl içerisinde çözülmeli” dedi. Bu bulmaca üzerinde ayrı ayrı çalışan ekiplerinden birinin bir gün hangi türün yılanların ortak atası olduğunu tam olarak belirleyebileceğinden umutlu.

 

Kaynak: http://news.discovery.com/animals/snakes-lost-legs-evolution-110207.html  sitesinden 20.02.2011 tarihinde alınmıştır.