Ana sayfa 86. Sayı Türkçenin Ustası Jülide Gülizar’ı yitirdik

Türkçenin Ustası Jülide Gülizar’ı yitirdik

121
PAYLAŞ

Radyo ve televizyonların güzel sesi, örnek cumhuriyet kadını, Türk Devriminin yürekli savunucusu sevgili Jülide Gülizar’ı yitirdik. Acımız büyük. Onu hep saygıyla, özlemle anacağız; unutmayacağız.

Jülide Gülizar, Ankara Hukuk Fakültesini bitirmişti; ancak biz onu hukukçu olarak değil, sunucu olarak tanıdık.

İlkin Ankara Radyosu’ndan duyuldu sesi; bütün yurtta sesiyle tanındı. 1956’da başlayan radyo yıllarında, “Burası Ankara Radyosu… Spikeriniz Jülide Gülizar…” benzeri duyurular gibi, yaptığı özgün radyo izlenceleriyle de dinleyenlerin yüreğine yazıldı. Sonra televizyon girdi yaşamımıza, televizyonla birlikte evimize gelenlerden biriydi Jülide Gülizar. Televizyonda da yalnız sunucu olarak kalmadı; yine özgün ve ilginç izlenceleriyle TV izleyicilerini etkiledi.

TRT’den emekli olunca Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı; basın yayın dünyasına yeni girmiş bir muhabir gibi haberin olduğu her yere koştu. Bir yandan da Türkçeyi doğru, etkileyici biçimde öğretmek için açılan kurslarda ders veriyor, güzel konuşmak isteyen herkese, özellikle genç sunuculara deneyimlerini aktarıyordu.

Jülide Gülizar, bize Türkçenin müziğini duyuran bir öğretmen gibiydi; öğretmendi gerçekte. Birikim ve deneyimlerini paylaşmak için ölünceye dek mikrofonu bırakmadı. Başkent Üniversitesi’nde bir yandan iletişim öğrencilerine, bir yandan sunucu adaylarına ders verdi; bir yandan da Kanal B’de izlenceler yaptı ve sundu. Devlet Tiyatroları’nda oyuncu ve yönetmen olan Murat Atak’la birlikte “Dil Yarası” adlı izlenceyle onlarca dil ve yazın insanını beyazcama taşıdılar. Yine Kanal B’de yayımlanan demiryollarını, Türk Hava Kurumu’nu, başkenti anlatan izlencelere imza attı.

Üniversite yılları ve sonrasında şiir yazıyordu; şiirleri dergilerde yayımlandı. Daha sonra TRT yıllarını ve yaşamındaki ilginç olayları anlatan birçok kitap yazdı. O, güzel konuşmasının yanı sıra güzel yazmayı da başaran bir dil ustasıydı.

16 Şubat 2010’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz “Türkçenin Ustalarına Saygı” gecelerimizin yedincisinde, “Türkçenin gülümseyen yüzü”, Jülide Gülizar’la buluşmuştuk. “Ülkesi için yaşam boyu savaşım veren insanların yaşarken saygı görmesini, onlara yaşarken bu saygının yansıtılmasını” çok önemsediğini belirten Jülide Gülizar, şunları söylemişti:

“Ben şanslı bir insanım. Bizim ülkede sevilmek, anılmak için ölmek gerekir. Ben bir insanın görmeyi, yaşamayı istediği her şeyi gördüm. Bu, mesleğimin getirdiği bir şans… Yaşadıklarım inanılır gibi değil. Öylesine içten seviliyorum ki kimi zaman yaşadıklarımla baştan aşağı duygu kesiliyorum. Neredeyse benden bir efsane yarattılar! Son bir söz söylemem gerekirse şöyle demeliyim: Ben annemin eseriyim!”

Onun Türkçeye ve ülkeye olduğu gibi, kuruluşu sırasında ve sonrasında Dil Derneği’ne verdiği emeği de unutamayız.

Saygıyla anıyoruz.

Dil Derneği