Ana sayfa 87. Sayı ABD’de evrim eğitimi ve tartışmalar

ABD’de evrim eğitimi ve tartışmalar

Kapak Dosyası

152
PAYLAŞ

Burçin Duan

Amerika’da evrim teorisine karşı yapılan müdahalelerin pek çoğu mahkemelerde geri çevrilmiş gibi duruyor. Michael Berkman’ın 2008’de yayımladığı bir çalışmasına göre ise evrim teorisi “mahkemelerde kazanıyor, dersliklerde kaybediyor”. Bu durumun öğretmenler üzerindeki yerel baskılardan kaynaklandığını yazan Berkman, fen derslerinde verilen evrim teorisinin önemsizmiş gibi gösterilmesi, konunun üzerine düşülmemesi ve bazen de boş vererek hiç anlatılmaması şeklinde kendisini gösterdiği sonucunu elde ediyor.

Bir asırlık geçmişi ve kanıtları olup, bilim çevreleri tarafından “temel gerçeklik” olarak kabul edilirken yine o kadar süredir temel bilim derslerine girip girmemesi tartışılan başka bir teori var mıdır bilinmez; ama Darwin’in evrim teorisi bu rekorunu bir süre daha başka bir bilimsel olguya kaptıracakmış gibi durmuyor. Eğitimde, dünya çapında tartışmalar hâlâ devam ediyor. Evrim karşıtlığını sadece belirli ülkelere veya belirli dinlere has olarak görenler bu yazıyla birlikte hüsrana uğrayabilir. Çünkü bazen fiilen bazen de sadece teorik olarak, İslam dünyasındaki yaratılışçıların (Harun Yahyacılar gibi) Hıristiyan dünyasındakilerin geri kalmış ülkelerdeki türevleri olduğunu tahmin etmek zor değil. Bu son söylediğimi bu yazının kapsamına almayarak, Amerika’da, yani bilimin ve evrim teorisinin merkezi olan ülkede eğitim sisteminde ne gibi tartışmalar yaşandığını anlatmaya çalışacağım.

Amerika’nın eğitim sisteminin ilk aşaması olan ilköğretim incelendiğinde ders müfredatının yerel eğitim bölgelerine bölündüğü ve eyalet yönetimlerine bağlı bu bölgesel kurullar tarafından belirlendiği görülür. Ortaöğretim müfredatı ise eyaletin eğitim teftiş kurulları tarafından belirleniyor. Yani ulusal bir eğitim müfredatı yok. Bu müfredatların asgari standartları Fen, Matematik, İngilizce, Sosyal Bilimler ve Beden Eğitimi dersleri olarak belirlense de, bu derslerin içeriği ve kullanılacak materyaller öğretmenler ve politikacılardan oluşan teftiş kurullarının inisiyatifinde. Bu nedenle gerek eğitimin gerekse öğretmenlerin nitelikleri eyaletten eyalete büyük değişiklik gösteriyor. Bu teftiş kurulları ise Ulusal Fen Eğitimi Merkezi (NCSE), eyaletteki bilim akademileri ve diğer profesyonel organizasyonlar tarafından takip ediliyor.

Fen dersleri kapsamındaki evrim eğitimi de tahmin edileceği gibi eyaletten eyalete farklılık gösteriyor. Bu farklılıklar konunun anlatılma süresi, kapsamdaki değişiklikler (insan evriminin dahil edilip edilmemesi gibi) ve öğretmenlerin evrim hakkındaki yetkinlikleri gibi etkenlerden kaynaklanıyor. Buna karşılık Ulusal Bilimler Akademisi ise evrim teorisini “biyolojinin temel kavramları”ndan biri olarak tanımlıyor. Ulusal Fen Eğitimi Standartları’nda (1996, NSES) (1) evrim teorisi “birleştirici kavram ve süreçler”den biri olarak ele alınıp 9-12. sınıflar arasında eğitim sistemine dahil ediliyor ve İçeriğin Kullanım Standartları kısmında “Bu standartların hiçbiri içeriğin dışında bırakılamaz. Örneğin, biyolojik evrim yaşam bilimleri standartlarının dışında bırakılamaz.” şeklinde bir ifadeye yer veriliyor. Bu ulusal standartlara karşılık olarak eyaletler bazında yapılan müfredat düzenlemeleri ile Amerika’da yıllardır evrim teorisini önemsizleştirmeye veya yer yer de yaratılışçılık ile aynı kefeye koymaya dönük müdahaleler görülebilir. Örneğin 2004 yılında Pennsylvania’daki 9. sınıf fen derslerinde evrim teorisinin “sadece bir teori olduğu ve henüz ciddi boşluklar bulundurduğu” şeklinde bir anlatımı vardı. Akıllı tasarım da derslerde tartışılıyordu ve bir süre sonra okullarda evrim teorisi ile ilgili karar verme hakkı ailelere ve çocuklara bırakıldı (Birleşik Devletler Bölge Mahkemesi Kitzmiller v. Dover, 2005). (2)

 

Evrim teorisi “mahkemelerde kazanıyor, dersliklerde kaybediyor”

Amerika’da evrim teorisine karşı yapılan müdahalelerin pek çoğu mahkemelerde geri çevrilmiş gibi duruyor. Michael Berkman’ın 2008’de yayımladığı bir çalışmasına (3) göre ise evrim teorisi “mahkemelerde kazanıyor, dersliklerde kaybediyor”. Bu durumun öğretmenler üzerindeki yerel baskılardan kaynaklandığını yazan Berkman, fen derslerinde verilen evrim teorisinin önemsizmiş gibi gösterilmesi, konunun üzerine düşülmemesi ve bazen de boş vererek hiç anlatılmaması şeklinde kendisini gösterdiği sonucunu elde ediyor. 2007 yılında 939 lise öğretmeni ile yapılan anketlere dayanan bu çalışmada öğretmenlerden sadece yüzde 2’si evrim teorisini tamamen programından çıkarıyor olsa da geri kalanının

 

1925’te Tennessee’de bir lise öğretmeni olan John Scopes derslerde Türlerin Kökeni adlı kitaptan bölümler anlattığı için yargılanmış ve suçlu bulunmuştu. Scopes’a açılan bu dava ABD tarihine “Scopes’un Maymun Davası” olarak geçti. John Scopes ve davadan bir görüntü.

saatlerini az tutarak önemsiz kılma çabası içerisinde olduğu görülmüş. Bu öğretmenlerden yüzde 17’sinin insan evrimini anlatmadığı, yüzde 25’inin ise yaratılışçılık veya akıllı tasarımı fen derslerinde alternatif olarak veya eleştirmek amacıyla eğitime kattığı görülüyor. Burada eklemek gerekir ki, Ulusal Fen Eğitimi Standartları’nda “müfredattan çıkarılamaz” olarak verilen evrim teorisinin derslerdeki anlatım sürelerine dair yazılı hiçbir standart bulunmuyor. Yine aynı çalışmaya göre öğretmenlerin yüzde 16’sı “insanların Tanrı tarafından şimdiki haliyle ve son 10 bin yıl içerisinde yaratıldığı” görüşüne sahip. Bu oran toplum içerisinde ise yüzde 48 olarak bulunmuş. 2005 yılında din ve toplum yaşamı üzerine yapılan bir oylamada (4) Amerikan toplumunun yüzde 38’inin evrim teorisi yerine yaratılış teorisinin anlatılmasını tercih ettiği görülüyor. Bunlardan yola çıkarak Berkman, lise fen derslerinde evrim teorisinin anlatımındaki boşlukların çok az bir kısmının eyalet politikalarından kaynaklandığı yorumunu yapmış. Öğretmenlere yine sorular yönelterek yaptığı değerlendirmeler sonucunda iki nedene vurgu yapıyor: öğretmenin lisans eğitimi sırasında aldığı evrim derslerinin niteliği ve niceliği ile evrim teorisi hakkındaki kişisel görüşü. Bu iki etkenden, lisans sırasında alınan derslerin sayısı ile lisede verdiği evrim dersinin saati arasında bir doğru orantı olduğunu ortaya koyuyor. Bu noktada bir ayrıntıya yeniden dikkat çekmek gerekir: Amerika’da öğretmenlerin kalifikasyonuna dair ulusal bir standart bulunmamaktadır, bunlar da eyaletlerin kurullarına göre değişiklik göstermektedir. Berkman şu şekilde devam ediyor: lise öğretmenlerinin üzerinde hissettiği veli ve toplum baskısının nedenlerinden biri de bu konuda kendilerine güvensizlikleridir, kişisel inançları ve birikim yetersizlikleridir. Dolayısıyla evrim eğitiminin liselerdeki yansımaları öğretmenler üzerindeki yoğun toplum baskısı ve üniversite düzeyinde bu konuda aldıkları yetersiz eğitimle bağlantılı olarak devam ediyor.

 

“Scopes’un Maymun Davası”

Evrim teorisinin yanında veya karşıtı olarak yaratılışçılığın lise müfredatına dahil edilmesi veya akıllı tasarım gibi düşüncelerin de bilimsel alternatifler olarak verilme çabaları Amerika için yeni değil. 1925’te Tennessee’de bir lise öğretmeni olan John Scopes derslerde Türlerin Kökeni adlı kitaptan bölümler anlattığı için yargılanmış ve suçlu bulunmuştu. Bu olay daha Tennessee’de “derslerde, İncil’deki insan kökeni açıklamasını reddeden bir öğretimin yasaklanması” içeriğiyle çıkan bir yasanın henüz 1925’lerde yürürlüğe girmesinin bir sonucuydu. Yine aynı yasada insanı, “İncil’dekinin aksine bir hayvan türü olarak gösteren insan evriminin” derslerde öğretilmesi de yasaklanıyordu. Scopes’a açılan bu dava ABD tarihine “Scopes’un Maymun Davası” olarak geçti. Hatta bu tartışmaların hâlâ gündemde olduğunu gösterir bir şekilde 1960 yılında çekilen Rüzgarın Mirası (Inherit the Wind) adlı filme ilham kaynağı oldu.

 

Uçan Spagetti Canavarı!

2005 yılında Pennsylvania Dover’da (2) gerçekleşen mahkeme de Amerika’daki bilim insanlarının evrim konusunda “zafer” olarak niteledikleri diğer bir mücadeledir. Dover Eğitim Bölgesi’ne bağlı teftiş kurulunun çıkardığı bir karara göre “yaşamın köklerine Darwin haricinde bir bakış açısı sunan” akıllı tasarım ve bunun temel metni olan Pandalar ve İnsanlar adlı kitap da dokuzuncu sınıfların ders kapsamına alınmalıydı. On bir velinin tepkisiyle başlayan dava “akıllı tasarımın bilimsel olmadığı ve yaratılışçılığın bir türü” olduğu gerekçesiyle evrim teorisinin lehine sonuçlandı.

Evrim karşıtlığını ti’ye almak için Uçan Spagetti Canavarı (Flying Sphagetti Monser) diye bir “din” kuran öğrencilerin bir çalışması.

Yine 2005 yılında evrim teorisine alternatif geliştiren bir diğer eyalet de Kansas oldu. Kansas Eğitim Kurulu’nun Ekim 2005’te onayladığı değişikliklere göre lise fen derslerinde “evrimin sadece bir teori olduğu, ama olgu olmadığı”, “öğrencilerin evrime karşı bilimsel görüşlerle de karşı karşıya getirilmesi gerektiği” ve bu amaçlarla “akıllı tasarımın da evrime alternatif bir açıklama olarak öğretilmesine izin verilmesi” karara bağlandı. (5) Bu değişikliklere ABD bilim çevrelerinden, farklı organizasyonlardan, veliler ve hatta resmi olmayan gençlik hareketlerinden de ciddi tepkiler oluşuyordu.

Uçan Spagetti Canavarı “Kilisesi” üyeleri bir protesto eyleminde.

Bu tepkilerin içerisinde en ilginçlerinden biri kendilerini Uçan Spagetti Canavarı (Flying Sphagetti Monser) dinine mensup olarak tanımlayan ve ABD’nin birçok üniversitesinde 2005 Kansas kararlarından sonra ortaya çıkan öğrenci birlikleri oldu. Uçan Spagetti Canavarı “Kilisesi”nin görüşüne göre “bölge kurulları evrime alternatif olabilen dinlere karşı demokratik tavrını bu dinin düşüncelerine de göstermeliydiler”. (6) İnternet üzerinden başlayan ve üniversitelerde yayılan bu hareket dünyayı bir uçan spagetti canavarının yarattığını ve her yerde görülebilir olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Hatta akıllı tasarımın yaratılışçıların kamu okullarına sokmak için uydurduğu bir düşünce olduğunu söyleyip, kendi dinlerinin bilimselliğini kanıtlamaya çalışıyorlar. Amerika’da bölge mahkemelerinde 2005’e kadar pek çok kez bu kararların geri döndürülebildiğini gören öğrenciler Kansas Eğitim Müdürlüğü’ne yazdıkları bir mektupta bu dinin derslere eklenmediği takdirde yasal yollara başvuracaklarını söylemekten de geri durmamışlar.

 

Irkçı olan evrim değil yaratılışçılık

Evrim eğitimi ile ilgili ortaya çıkan bu fevri tepkilerin haricinde yaklaşık 70 bilim kuruluşundan da, eyalet yönetimlerine yönelik tepkiler oluşmuş. Bunlardan bazıları ABD’deki tepkilerin niteliğini anlamak için yeterli olacaktır. Örneğin 2006 yılında Kansas Bilimler Akademisi yazdığı mektupta “… Sizler, birer eğitim teftiş kurulu üyesi olarak ve muhtemelen bilim adamı olmayarak, nasıl oluyor da gençliğimizin eğitsel iyiliği için en iyi hareket tarzını seçebiliyorsunuz?…” (7) diye bu kararları alanların bilimsellikten uzak olmalarına vurgu yapmıştır. 1981’de yaşananlar sırasında açıklamasını yapan Alabama Bilimler Akademisi ise eyalet kurullarını “…ders konusu içeriğinin politik eğilimlerle belirlenmesinin sadece konu uzmanının konuyla ilgili ve bilimsel konuları belirlemedeki akademik özgürlüğünü ihlal etmekle kalmaz, aynı zamanda Amerikan eğitimi için doğru olmayan ve muhtemelen tehlikeli bir örnek teşkil eder.” (7) diyerek eleştirmiştir. Bu iki örnekte de ABD’de evrim eğitiminde yaşanan gerilimin, bilim insanları ile “eğitim sisteminin karar mekanizmalarında yer alan” gericiler arasında geliştiği görülüyor.

Amerika’da bugün hâlâ Tennessee, Louisiana, Florida gibi eyaletlerde davalar devam ediyor, evrim karşıtı yeni yasalar çıkarılıyor veya bilim eğitimi ile ilgili standartlar değiştirilmeye çalışılıyor. Bu kararlara karşı sadece bilim çevrelerinden değil, başka politik ve sivil toplum kuruluşlarından da tepkiler geliyor. Yine bunların içinden ilginç birine yer vermek gerekirse; Hümanizm için Afrikalı-Amerikalılar (AAH) 1994 yılında yayımladıkları bir bildirgelerinde (8) yaratılışçıların evrim teorisini “ırkçılık yapmanın aracı” olarak eleştirmesine karşı şu cevabı veriyorlar: “… pek çok Yaratılışçı, ırkçı ‘Ham mitolojisi’ veya ‘renkli’ insanların (Nuh’un oğlu olan Ham kavminden geldiği tahmin edilen) Tanrı tarafından beyazlara köle olmak için lanetlendiği düşüncesinin propagandasını yaptı. Evrim, bu fikri desteklememekle kalmadı, bunların defedilmesine yardım etti. … Bu nedenlerle AAH Amerikan kamu okullarındaki fen müfredatına Yaratılışın eklenmesine karşı durur.”

 

Bilime sızma çabaları

Din ile bilimi uzlaştırmaya çalışan Templeton Vakfı’nın amblemi.

Amerika’da evrim eğitimine yapılan resmi müdahalelerin temelde iki şekilde gerçekleştiğini bu örneklerden görmüş oluyoruz. Bunlardan birincisi muhafazakâr tavrın evrimi toptan reddetmenin yolu olarak derslerde yasaklama çabası, diğeri ise akıllı tasarım düşüncesi yardımıyla evrimsel biyolojinin yaratılış ile çelişkisini yumuşatma çabası. Bu ikincisinde Nobel ödülünden daha yüksek miktarlarda para ödülleri dağıtmasıyla tanınan Templeton Vakfı’nın çabaları dikkate değer. Bu vakıf İslam ülkeleri ve diğer 3. Dünya ülkelerine gidip bilim-din arasında bir köprü kurma çabalarıyla da başka misyonlar edinmiştir. Sadece okullar ve toplum üzerinde yürüyen evrim karşıtlığı propagandası bu vakıflar sayesinde artık bilim çevrelerini de hedef aldığını gösterdi. Amerika’da açılan davaların kazanılmasının en büyük dayanağının bilim çevrelerinden gelen tepkiler ve hazırlanan raporlar olduğu da düşünüldüğünde akıllı tasarımcıların çabaları yadırganamaz. Bu nedenle, Berkman’ın çalışmasında dile getirdiği Amerika’da “mahkemede kazanan fakat sınıfta kaybeden” (3) evrim teorisinin mahkemede kaybetmesinin de yolu açılıyor dersek yanılmış olmayız herhalde.

 

KAYNAKLAR

1) National Research Council (1996) National Science Education Standards (NSES).

2) Kitzmiller v. Dover Area School District. http://en.wikipedia.org/wiki/Kitzmiller_v._Dover_Area_School_District#References sitesinin 17 Nisan 2011 tarihli güncellemesi.

3) M. B. Berkman, J. S: Pacheco, E. Plutzer (2008); Evolution and Creatinism in America’s Classrooms: A National Portrait. PLOS Biology 6: 920-4.

4) Pew Forum on Religion and Public Life (2005) Public divided on origins of life. http://pewforum.org/Politics-and-Elections/Public-Divided-on-Origins-of-Life.aspx sitesinden 30 Ağustos 2005 güncellemesi.

5) B. Schaal, J. Labov (2005); Review of the Kansas Science Education Standards. National Academy of Sciences.

6) Church of the Flying Sphagetti Monsters. Open Letter to Kansas School Board (2005). http://www.venganza.org/ sitesinden.

7) NCSE Voices for Evolution. Statements from Scientific Organisations (2008).

8) NCSE Voices for Evolution. Statements from Religious Organisations (2008).