Ana sayfa 87. Sayı Bir satranç efsanesi Robert James ‘’Bobby’’ Fischer

Bir satranç efsanesi Robert James ‘’Bobby’’ Fischer

Satranç

501
PAYLAŞ

Yaratmış olduğu popülarite ile satrancın rockstarı olarak da anılan 11. Dünya Şampiyonu (1972-1975) Bobby Fischer’ın hayatını ele alacağız bu ay. Dünya’nın gelmiş geçmiş en büyük şampiyonlarından kabul edilen Fisher 1943 yılında Chicago’da doğar. Henüz 2 yaşındayken annesi ve babası boşanır; Bobby ve ablası Joan, anneleri Regina Wender ile birlikte Brooklyn’e taşınırlar. 6 yaşındayken ablasının aldığı satranç takımının oyun kılavuzundan satrancı nasıl oynayacağını öğrenmeye başlayan küçük Bobby, kısa süre içerisinde bir satranç fanatiğine dönüşür. 7 yaşındayken Brooklyn Satranç Kulübü’ne gitmeye başlar, ilk ciddi turnuvasını 1953’te, 10 yaşındayken, bu kulüpte oynar.

12 yaşına geldiğinde dünyanın en saygın kulüplerinden biri olan Manhattan Satranç Kulübü’nün üyeleri arasında yerini almıştır bile. Bobby ciddi bir üyedir, her gün elinde Rusça, İspanyolca, İngilizce satranç yayınlarıyla görünür, her maçı kazanmak için oynar ve bunu ölüm kalım meselesi olarak görür. “Yapmak istediğim tek şey satranç oynamak” sözleri de bunu ispatlar niteliktedir. Satranca iyice kapılan Fischer 1956’da Küba’ya gidip Capablanca Satranç Kulübü’nde simültane bir maç bile yapar. 13 yaşındayken ABD gençler turnuvasının galibi olur ve bu başarıyı yakalayan en genç oyuncu olarak satranç tarihine adını yazdırır. ABD Satranç Şampiyonluğu’nu kazandığında ise sadece 14 yaşındadır ve o zamana kadar bu unvana ulaşan en genç isimdir. Aynı yıl, Portoroz Interzonal’ine katılmaya hak kazanır; turnuva, beşinciliği paylaşması ile sonuçlanır ve “en genç Adaylar Maçı oynayan sporcu” (1) olmaya hak kazanmasının yanı sıra “en genç büyükusta” (2) unvanını da elde eder.

Katıldığı birçok turnuva da parlak başarılar elde eden Fischer, 1962 Mart ayında Stockholm Interzonal’a katılır ve 2,5 puan farkla birinciliği alır. Bu zaferle birlikte gelenek bozulur ve Stockholm Interzonal, bir Rus’un şampiyon olmadığı ilk bölgeler arası şampiyona olarak geçer kayıtlara. 1963’te Rusların hile yaptığı iddiası ile FIDE turnuvalarına katılmayarak bir protestoya girişir ama bu tehdit pek uzun ömürlü olmaz ve yeni dönemin yarışma elemelerine Bobby Fischer da katılır.

ABD Şampiyonluğu’nu 14 yaşında kazanan ve bunu 7 kez tekrarlayan Fischer, Tunus’ta düzenlenen Bölgelerarası Turnuva’yı (Sousse Interzonal), inanışından dolayı dinlenme günleri dışında başka günlerde oynamasına izin verilmediği için, 15. turda oynaması gereken maça çıkmayarak terk eder. 1969’da ABD Şampiyonası organizatörlerini yeterince para ödülü koymadıkları için protesto eder ve organizasyona katılmayı reddeder. Turnuva sonucunda Reshevsky, Addison ve Benko dünya şampiyonluğu elemelerinin ikinci basamağı olan bölgelerarası turnuvaya katılmaya hak kazanırlar, fakat Fischer’sız bir ekibin bölgelerarası turnuvada ABD’yi yeterince temsil edemeyeceğini düşünen sadece bir grup satranç meraklısı değildir, aynı kaygıyı ABD Satranç Federasyonu Başkanı ve FIDE Yürütme Kurulu Üyesi Yarbay Edmund Edmondson da taşır. Bunun üzerine harekete geçen Edmondson, önce Fischer’ı ikna eder daha sonra onca pazarlık ve mücadele sonucunda FIDE Genel Kurulu’nun onayından geçerek kesinleşen bir çözüm yoluna ulaşır: kurallara uygun biçimde seçilen Amerikalılardan biri yerini verecek olursa, Fischer bölgelerarası turnuvaya katılabilir…

Haber duyulur duyulmaz başta Benko olmak üzere turnuvaya katılma önceliği bulunan 8 oyuncu da yerlerini Fischer’a vermeye razı olduklarını belirtir ve böylelikle Fischer turnuvaya katılma imkânı bulur. Turnuva 24 oyuncunun katılımıyla 9 Kasım 1970’de İspanya Palma de Mallorca da başlar ve Fischer’ın büyük zaferi ile son bulur. 1972 yılında İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te Sovyet Dünya Şampiyonu Boris Spassky ile yaptığı şampiyonluk maçını 2-0 gerideyken 12,5-8,5 kazanan Bobby, Sovyetlerin bu alandaki hâkimiyetine son vererek dünyada büyük yankı uyandırır. Asrın maçı olarak adlandırılan bu karşılaşmadan sonra Fischer gündeme oturan isim olur.

1975’te dönemin yükselen yıldızı Karpov karşısında maça çıkmaz ve hükmen yenik sayılır. Bu olaydan sonra Fischer kayıplara karışır ve 20 yıl boyunca ortalarda görünmez, ta ki 1992 yılında BM’nin Yugoslavya’ya uyguladığı ambargoyu delerek, Spassky ile Belgrad’da “asrın rövanş maçı” için karşı karşıya gelene dek… Fischer 20 yıl sonra Spassky’i 10-5 yener ve bir daha turnuva satrancına geri dönmez… Ambargoları delen, kendisine gönderilen uyarı mektuplarına tükürerek karşılık veren, 11 Eylül saldırısı sonrasında Amerika ve Yahudi karşıtı (3) siyasi demeçler veren eski şampiyon hakkında tutuklama kararı vardır.

1996’da “Fischer Satrancı” olarak adlandırdığı bir satranç çeşidi ortaya atar, bu yeni satranç stiline göre piyonların arkasında bulunan taşlar, kuraya göre rasgele bir şekilde yerleştirilir böylece açılış teorileri ortadan kalkacağı gibi oyuncunun yeteneği de daha kolay anlaşılacaktır.

1992 yılında Yugoslavya ambargosunu delerek başlayan ve tam 12 yıl süren kaçak hayatı Japonya’da son bulur. Tokyo’da, ABD tarafından iptal edilmiş, kendisine ait geçersiz pasaportu ile Filipinler’e gitmeye çalışırken yakalanan Fischer, 9 ay boyunca gözaltında tutulur ve 2005 Mart’ında İzlanda vatandaşlığına kabul edilir.

Efsane 17 Ocak 2008’de Reykjavik’de bir hastanede böbrek rahatsızlığından dolayı hayatını kaybeder. Agresif oyun tarzı, kazanma hırsı ve keskin zekâsı ile gündemden düşmeyen aykırı satranç ustası Fischer, satrancın topluma tanıtılması ve satranç oyuncularının statülerinin yükselmesinde büyük bir katkıya sahiptir.

1) 2005 yılının sonunda Dünya Kupası’nda Magnus Carlsen Adaylar Maçları’nda oynamaya hak kazanarak onun rekorunu kırmıştır.

2) Bu rekoru 1990’lara kadar kırılamadı.

3) Fischer kendisi de anne tarafından Yahudi olmasına rağmen Yahudi karşıtı söylemleriyle dikkatleri üzerinde toplamıştır.

Kaynaklar:

1) http://www.bobby-fischer.net

2) http://www.satrancokulu.com

3) http://www.satranc.net

4) http://www.tsf.org.tr

5)http://tr.wikipedia.org