Ana sayfa 99. Sayı Bilim ve Gelecek’ten “din dersleri”

Bilim ve Gelecek’ten “din dersleri”

33
PAYLAŞ

Madem son düzenlemelerle orta öğretime “Din ve Kuran Bilgisi”, “Peygamberimizin Hayatı” gibi dersler konuluyor, biz de bu derslerin içeriğinin nasıl olması gerektiğine ilişkin öneriler getiriyoruz. Bilimsel nitelikli bir dinler tarihinin nasıl okutulmasına ilişkin öneriler. Bilim ve Gelecek’in önceki birçok sayısı gibi elinizdeki sayının kapak dosyası da bunun örnekleri. Alâeddin Şenel geniş makalesinde, ilk uygarlıklardan günümüze, egemenlerin dinsel ideolojiyi sınıf savaşlarını perdelemek için nasıl kullandıklarını anlatıyor. “Din derslerimiz” gelecek sayılarımızda da sürecek.

***

Evrim kuramına yönelik gerici saldırılara bir yenisi daha eklendi. Hem de bu kez bir bilim kurumunda, Marmara Üniversitesi’nde 16-17 Mayıs’ta “Bilim, türler arası evrimi neden kabul etmiyor?” başlıklı bir sempozyum düzenleneceği söyleniyor. Bu konuda dergimiz adına yapılan açıklamayı aşağıda sunuyoruz:

“Üniversiteler bilimsel eğitimin ve bilimsel araştırmaların yapıldığı kurumlar olmalıdır. Evrim kuramına saldıran ve yaratılışçılığı savunan bir etkinlik, bir bilim kurumunun etkinliği olamaz.

“Marmara Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Bilim, türler arası evrimi neden kabul etmiyor?’ başlıklı sempozyumun duyuru metninde ‘Yaratılış görüşünün bilimsel olarak ifade edilebildiği daha özgürlükçü bir bilimsel ortamın oluşturulması’ hedefinin güdüldüğü açıklanıyor. Böyle bir hedef bilim dışıdır. Çünkü ‘yaratılış’ bilimsel bir kuram değildir. Bilim etkinliğinin temel nitelikleri, deneye, gözleme dayalı olması, yeni olgu ve veriler ışığında sınanabilir olması, ‘mutlak doğru’ veya ‘dogma’ gibi kavramları dışlamasıdır. Yaratılış düşüncesi ise ne denenebilir ne gözlenebilir ne de sınanabilir; doğaüstü, fizik ötesi bir gücün tartışılmaz, mutlak bir tasarrufu olduğu iddia edilir. Dolayısıyla bilimsel değildir ve bir bilim kurumunun etkinliği olamaz.

“Bazıları da, ‘demokrasi’ ve ‘hoşgörü’ adına, ‘karşıt fikirlerin tartışılması’ söylemiyle üniversitede böyle bir etkinliğin yapılabileceğini savunuyor. Bunlar ya çok saflar, ya beyinleri postmodern demokrasi anlayışıyla iğdiş edilmiş, ya da korkudan böyle konuşuyorlar. Kimse yaratılış düşüncesinin camide vaaz verirken, köy kahvesinde sohbet ederken, evde mevlit okuturken dile getirilmesine karışmıyor. İsteyen bu düşüncelerini yayınlayabilir de. Zaten ortalık bu tür yayınlardan geçilmiyor. Karşı çıktığımız, işlevi bilim yapmak ve öğretmek olan bir kurumda bilim dışı etkinliklerin yapılmasıdır.

“Kısacası çaya tuz konulmasına, lahmacuna şeker serpilmesine, futbol sahasında basketbol oynanmasına neden karşı çıkıyorsak, bir bilim kurumunda böyle bir sempozyum yapılmasına da onun için karşı çıkıyoruz.

“Bu ‘pek demokrat’ları uyarmak istiyoruz. Yarın öbür gün tıp fakültelerinde ‘Leylek Kuramı sempozyumu’, astronomi bölümlerinde ‘Dünya düzdür konferansı’, psikiyatri bölümlerinde ‘Medyumlar buluşması’ veya ‘Ruh çağırma seansları’ düzenlenirse, bunlara da ‘hoşgörü’ adına karşı çıkmayacaklar mı? Ne kendilerini ne de başkalarını kandırsınlar.”

 ***

Bu yılki Ütopyalar Toplantısı’nın tarihini üniversiteli okurlarımızın uyarısıyla (yaz okulları ve KPSS sınavları dolayısıyla) bir hafta geri çektik. Toplantı 25 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Gelecek sayımızda toplantının ayrıntılı programını duyuracağız.

Bilim ve Gelecek emekçileri olarak, bütün okurlarımızın, yazarlarımızın ve dostlarımızın 1 Mayıs Emekçi Bayramlarını coşkuyla ve umutla kutluyoruz.

Dostlukla kalın…