Ana sayfa 104. Sayı Rousseau ile Goethe’yi karıştırırsan…

Rousseau ile Goethe’yi karıştırırsan…

7
PAYLAŞ

Geçtiğimiz sayı öyle bir hata yaptık ki, ekşisözlüklere düştük, rakı sofralarında meze olduk. Dostlardan acı acı mailler mi dersiniz, bıyık altından gülen telefonlar mı… Fakat diyecek hiçbir şeyimiz yok. Sen kalkıp Rousseau’yu konu yaptığın dergi kapağına Rousseau yerine Goethe görselini basarsan, millet de dalgasını geçer.

Bu hatanın faturası kime kesilecek? En başta genel yayın yönetmenine. Gerek kapak dosyasındaki yazılara gerekse ön kapağa girecek görselleri o tespit etti. O fotoğrafı nereden buldu, hem içerde hem de kapakta kullanırken nasıl fark etmedi, sanırız artık yaşlanıyor. Zaten kendisi de bunu bahane edip, “Bu benim yayıncılık yaşamımın en büyük hatası. Rousseau ile Goethe’yi birbirine karıştıran adam bilim dergisine yayın yönetmenliği yapamaz” diyerek istifa etmek istedi ama, sırtını sıvazlayıp “Olur böyle şeyler Ender Abi, ama bir daha olmasın” deyip kabul etmedik.

Nasıl böyle bir hata yaptık? Tam bir basiret bağlanması! Oysa aynı görseli, daha önce Goethe’yi konu alan yazılarda iki kere kullanmıştık. Yani bilmediğimiz bir fotoğraf değil. Dergi kapağını matbaaya yollamadan önce, hepimiz, “şurası şu renk olsun, çizgi şuradan geçsin” diye saatlerce ince ince tartışırken, ortada nal gibi duran Goethe görselini fark edemedik. Sevgili grafikerimiz de sağ olsun, kapak düzenlemesi için kendisine verdiğimiz onca Rousseau görselinin içinden gidip Goethe olanını seçiverdi; ama tabii suç onun değil…

Neyse, “bir daha olmasın” diyelim ve tüm okurlarımızdan özür dileyelim.

***

Elinizdeki sayı özel bir dosya içeriyor. Türkiye’nin rektör haritasını çıkardık. 100 küsur devlet üniversitesinin rektörlerinin Dincilik/İslamcılık açısından düşünsel yapılarını tek tek ortaya serdik. Söylentilere değil, tamamen kendi uygulamalarına dayanarak. Ortaya çıkan tablo gerçekten ibretlik! Birer bilim kurumu olması gereken üniversitelerimizin yöneticilerinin neredeyse yüzde 80’inin kafa yapısı şu manşeti hak ediyor: ‘Gül’ kokulu rektörler: Takunyalı Üniversite!

Dosyayı hazırlarken ortaya çıkan bir başka olgu da ilerici, laik, aydınlanmacı fikirlere sahip, bilimsel düşünceyi savunan üniversite elemanlarının büyük baskı gördüğü, kenara itildiği ve istifaya zorlandığı. Örneğin, Ege Üniversitesi öğretim üyesi ve dergimizin yazarı Prof. Dr. Rennan Pekünlü, okuldan uzaklaşmak zorunda bırakılmanın yanı sıra 2 yıl da hapis cezasına çarptırıldı. Bir başka bilinen örnek Prof. Dr. Sevinç Özer’in Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde başına gelenler. Pekünlü ve Özer’in makalelerini dosyamız çok uzadığı için gelecek sayımıza bıraktık. Bu baskının Pekünlü ve Özer’le sınırlı olmadığını, çok sayıda ilerici öğretim üyesinin benzer yaptırımlarla karşılaştığını biliyoruz. Hepsine bir çağrımız var: Bilim ve Gelecek sizin kürsünüzdür. Üniversitenizdeki gerici uygulamaları, karşı karşıya kaldığınız dayatmaları ve baskıları bize yazın. Bu dosya bir başlangıçtır. Durum bizim yansıttığımızdan çok daha vahim ve konu çok daha can yakıcı, bunu biliyoruz. Bu konuyu farklı yönleriyle ele alan dosyalarımız gelecek sayılarımızda da devam edecek. Elbirliğiyle bu gerici rüzgârı tersine çevireceğiz.

***

“Bilim ve Gelecek abonesi olan herkese 60 TL’lik Bilim Ansiklopedisi” kampanyası bu ay da devam ediyor. Özellikle çocukların bilimle tanışması, gençlerin de derli toplu bir kaynak edinmesi için bulunmaz bir fırsat. Okurlarımızın ilgisinin devam edeceğini umuyoruz.

Dostlukla kalın…