Ana sayfa 113. Sayı #direnbilimvegelecek

#direnbilimvegelecek

6
PAYLAŞ

Müthiş bir ay yaşadık. Ne güzel, derginin rutin işleriyle hiç ilgilenmedik. Her gece hepimiz sokaklardaydık. Sabahları ise facebook’tan twiter’dan duyuruları izledik; bakalım bu akşam nereye gidecek, hangi alanı işgal edecektik. Bürodaki sohbetlerin konusu bir önceki eylem ve şimdi neler yapılması gerektiğiydi. Beğendiğimiz fotoğraf karelerini, videoları birbirimize gösterip, güldük, ağladık. Bir ay boyunca işleri başlarından aşkın dergi emekçileri gibi değil, bir gençlik derneği üyeleri gibiydik. Bir ütopyada yaşar gibi geçti Haziran ayı.

Bu nedenle okurlarımızdan özür diliyoruz. Son üç-dört gün içinde çıktı bu dergi. Hep bir “Büyük Patlama Kuramı” kapağı yapmak isterdik. Okurlardan böyle bir talep gelmişti. Bu sayıya nasipmiş. Gerçi farklı bir Büyük Patlama dosyası oldu bu, ama olsun. Halk hareketi hâlâ devam ederken yazılan makalelerden oluşuyor dosyamız. Bu nedenle soğuk analiz yazıları değil, eylemlilikten kaynaklanan yarı analiz yarı coşku yüklü makaleler. Ama başka nasıl olabilir ki.

Bilim ve Gelecek’in yönü, hattı, önümüzdeki sayılarda ele alacağı konular da değişecek doğal olarak. Bu hareketin ortaya çıkardığı sorular o kadar çok ki. Bir konu ve öneri bolluğu içindeyiz dergide. Halk hareketinin nedenlerini, niteliklerini, alacağı olası yönelimleri, yapacağı etkileri, özellikle güzelim 90 gençliğini tek tek ele alacağız ve bu eylemi bilince çıkartmaya çalışacağız Bilim ve Gelecek’in sonraki sayılarında. Yapacak çok iş var; ama çok zevkli ve coşkulu bir uğraş bekliyor bizi.

Aslında elinizdeki dergi oldukça güçlü bir sayı oldu. Bu aya özgü fazla bir çalışma yapamadığımız için, elimizde bulunan ve gelecekte kapak yapmayı düşündüğümüz güçlü dosyaları koyduk bu sayıya. Örneğin Hessen dosyası. Bu önemli Marksist bilim tarihçisini ilgi ile okuyacaksınız. Başbakan’ın gözdesi Yavuz Sultan Selim dosyasının ise tam zamanı. Hani Erdoğan’ın, 8 yıllık icraatlarını öve öve bitiremediği Osmanlı padişahı. Biz de Yavuz’un 8 yıla neler sığdırdığını ele aldık Ali Yıldırım’ın çalışmasıyla: Baba katili, 2 kardeşinin ve 5 yeğeninin katili ve 40 bin Türkmen köylüsünün celladı. İşte Erdoğan’ın ceddi bu!

***

Az daha Ütopyalar Toplantısı da güme gidiyordu. Aslında son haftaya kadar da erteleme eğilimimiz vardı. Ama yapmaya karar verdik sonunda. Bazılarımız, dostlarımızla birlikte Karaburun’da olacağız. Ana temamız Yeni Ortaçağ ama, esas tartışma konusunun ne olacağı herkesin malumudur. Haziran Ayaklanması’ndan daha büyük ütopya mı var?

***

Acı bir haber de aldık geçtiğimiz ay içinde. Sait Maden’i, logomuzun babasını, yazarımızı, değerli ağabeyimizi, bir grafik sanatçısı, ressam, şair, çevirmen ve yayıncıyı; bir ömre birçok ömrü hakkıyla sığdırmış bir yaşam bilgesini, bu çok yönlü, çok nitelikli aydını, 19 Haziran 2013’de kaybettik. Sait Maden, tüm eserleri gibi, logomuzla ve dergimize yazdığı makalelerle de yaşamaya devam edecek.

Dostlukla kalın… Direnişte kalın…