Ana sayfa 116. Sayı Matematik histerisi

Matematik histerisi

Yayın Dünyası

206
PAYLAŞ
Matematik histerisi, Ian Stewart, Çev. Ahmet Nedim Narman, Aylak Kitap, 1. Basım, 2013, 248 s.

Ahmet Nedim Narman

Histeri, çoğu insanın matematiğe karşı hissettiklerini gayet iyi özetliyor: “Ben bilmem.”, “Ben yapamam.”, “Bunları lisede de anlamamıştım.”… O kadar kuvvetli bir ön yargı var ki bazı kişileri en ufak bir “matematiksel” tartışmaya sokabilmek ya da en azından dinlemelerini sağlamak için bile, önceden aylarca sürecek terapiye sokmak lazım. Ben, bunun sebebi olarak öğrenilmiş cehaleti görüyordum. Bu “matematik cahilleri” çevrelerindeki insanlar aracılığıyla, matematiğin kötü ve gereksiz bir şey olduğu fikrine kendilerini öylesine kuvvetli bir şekilde kaptırıyorlardı ki bu konuda cahil olmaktan gurur duyuyorlardı.

Gerçek durumun böyle gelişmediğinden artık eminim. Zaten bu kadar kişinin “esas” matematiği hissetmeyi bile başaramadan mühendislik fakültelerinden mezun olduğu bir dünyada, bütün istatistiksel verileri görmezden gelerek suçu topluma atmak, belki de cehaletin ta kendisiydi. Yanlış, matematik eğitiminin bir köşesinde olmalı.

Şimdi konuyu biraz değiştirip, yukarıdakileri fark etmemi sağlayan kitap’tan ve yazarından bahsedelim.

Ian Steward, çeşitli matematiksel dallarda yayımlanmış birçok makalesi ve hala daha yapmakta olduğu çalışmalarla kendini ispatlamış, akademik açıdan aktif ve ciddi bir matematikçi. Aynı zamanda Scientific American’daki köşesinde yazdıkları ve hazırladığı kitaplar sayesinde, matematiği popülerleştirmek için sarf ettiği çabalarla da tanınmakta. Selefi ve popüler matematiğin kahramanı Martin Gardner’ın ayak izlerinden, aynen devam ediyor. Kitap, Ian Steward’ın bu konudaki tutkusunu gözler önüne sermek için iyi bir örnek.

Daha kapağına bakar bakmaz, içerisinde esen oyuncu rüzgarları hissediyorsunuz. 20 farklı matematiksel ilginçlik, bulmaca veya oyun konulu bölüm var. Bu bölümler, konusu olan matematiksel yapı bir çiçek gibi açılıncaya kadar adım adım ilerliyor ve okurun merakını baştan sona üzerinde tutmayı başarıyor. Üstelik her şey, ilginç karakterler içeren komik hikâyeler üzerine işlenmiş. Bu hikâyelerin ve özellikle de karakterlerin oldukça başarılı olduğunu da belirtmek isterim.

Bölümler adım adım ilerlediği için, konu bir bulmaca olsa bile okuyucudan bu bulmacayı çözmesi beklenmiyor. Sadece arkanıza yaslanıp karakterlerin, her paragrafta biraz daha zorlaşan bulmacayla nasıl debelendiklerini okumak yeterli. Bu sırada, ister istemez, kendi yapacağınız çözümlere ve sorunun çeşitli ötelemelere de aklınız gidecektir. Sanırım yazarın beklediği şey de tam olarak bu. Bir de bakmışsınız, bu yeni edindiğiniz erdemleri etrafınızdaki herkesle paylaşmak istiyorsunuz. Üstelik konular o kadar ilgi çekici ki hiç kimse durumdan şikayetçi değil. Ian Stewart gibi, sürekli karşınızdakinin merakını ateşleyecek şekilde adım adım da anlatırsanız, kendinizi fahri matematik elçisi kabul edebilirsiniz.

İşte benim matematik cehaleti konusundaki ön yargılarımı değiştiren şey bu ilgi oldu. Şu anda matematiğin inanılmaz ciddi, değişmez ve sert bir imajı var. Sanki bütün matematik, saçma sapan denklemlerin sebepsiz çözümlerini kesin formüllere uyarak hatasız bir şekilde hesaplamaktan ibaretmiş gibi bir algı… Aslında bu çok yanlış. Matematik, kendi içerisinde herhangi bir düzen veya ilişki olan yapıların çözümlenmesi ve anlaşılması üzerinedir. Lisede, üniversitede ve hatta ilkokulda  gördüğünüz her matematiksel yapının ortaya atılması için de oldukça ilginç ve geçerli sebepler var. Bu sebepleri üniversite öğrencilerine anlatmadan, konuya ilgi duymalarını beklemeye ne hakkımız var!

Ian Stewart kitabının ön sözünde, matematiğin bu kaba görünümünü Antik Yunanistan’da Arşimet ve Öklid’in kurdukları aksiyom-teorem-formül düzenine yüklüyor ve Antik Babil’de yapıldığı gibi matematiğin eğlenceli ve bulmacamsı bir hava içerisinde sunulması gerektiğine inanıyor. Bu, aksiyom-teorem-formül düzenin akademik matematikteki ilerlemeler ve daha önemlisi yapılan çalışmaların anlaşılır ve kısa bir dille paylaşılması açısından vazgeçilemez olduğuna inanıyor olsam da matematik gelişiminin erken evrelerinde buna ne yer ne de zaman olduğunu düşünüyorum. Matematiğinin kesinlikle daha eğlenceli bir hal alması lazım.

Matematik Histerisi, bunun nasıl yapılacağı konusunda çok iyi bir örnek. Matematiksel yapılar üzerine ilginç ve eğlenceli konularla, hesap yapmadan, sadece sakin bir şekilde zaman geçirmek ve yeni bir şeyler görmek isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.