Ana sayfa 117. Sayı Yayın Dünyası

Yayın Dünyası

Yayın Dünyası

158
PAYLAŞ

Şule Dede

Bonobo ve Ateist 

“Bonobo ve Ateist” yer yer tarihi anekdotlarla, yer yer yakın akrabalarımız olan diğer primatlar vasıtasıyla biyolojik bağlantılar sunarak bizi biz yapan en önemli özelliklerimizden birini inceliyor; ahlakî kuralların temeline iniyor. Ahlak kuralları sadece birkaç akıllı adamın bulduğu sosyal yapıtaşları mı, gelmiş ve geçmiş dinlerin öğrettiklerinden artakalanlar mı, yoksa milyonlarca yıllık evrimimizin getirdiği kaçınılmaz bir sonuç mu? Frans de Waal kitabında bu varoluşsal soruya pozitivist bir bakış açısıyla cevap getirmeye çalışıyor.

Kuşku

Entelektüelliğin yükünü taşıyamayan iki arkadaşın hayata tutunamayışından bahseden Kuşku, çukura düşmüş aydınların kendi iç dünyasında yaşadığı bütün bunalımları neredeyse ansiklopedik bir biçimde tarif ediyor. Kara mizah türüne dahil edilebilecek bu roman; iki aylak entelektüelin okurluk ve yazarlıktaki tıkanmaları, iş hayatlarındaki isteksizlikleri, alışkanlıklarla dolu yaşamları, kendilerine ruhani lider arayışları, alkoliklikleri, obezlikleri, hayatlarına rol model olarak büyük yazarları örnek almaları, Kafka’ya tapmaları gibi trajik şeylere, ciddiye almayıp alay eden bir perspektiften bakıyor. Düşüncenin derinliğinde kaybolup hayatı anlamlandıramayanların ibretlik portresini çiziyor.

Mahmut Dikerdem Eserler “Salon verir, Sokak Alırız”

1993 yılında kaybettiğimiz Barış Derneği Başkanı, büyükelçi Mahmut Şerafettin Dikerdem’in kaybının 20. yılı dolayısıyla hazırlanan bu kitap, onun yaşamına, mücadelesine, anısına dokunmak, yaşamı eserleri ve mücadelesiyle bugünün ve yarının arasında bağlantı kurmak amacı taşıyor.

Zeynep Güler tarafından derlenen bu kitapta Mahmut Dikerdem’in tüm eserlerinden kapsamlı bir derleme yapılmış. 1946 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış yazıları, konferans konuşmaları ve kitaplarından makaleleri tarih sırasına göre dizilmiş. Bu kitabın önemli bir diğer noktası ise Barış Derneği Başkanlığı’da yapmış olan Dikerdem’in 12 Eylül döneminin Barış Komitesi Derneği davası sanıklarını, onların uğradığı kayıpları, mağduriyetleri ve verdikleri mücadeleleri de kapsamış olması. Günümüz Türkiye’si sorunlarına da ışık tutabilecek kapsamlı bir eser.

Zeynep Güler, Yazılama Yayınevi, 1. Baskı Eylül 2013, 845 s.

Kayıp Devrimin Öncesinde

Dünya’da olası “büyük sıçrama”nın izlerini arayan “kozmik bilinç” sonunda Hatay’a, Suriye savaşına yönelir.ardından “Her yer Taksim her yer Direniş ortasında bulur birden kendini. Süreçlerin içinden, yaşayarak, günü gününe 17 Mart-20 Haziran tarihleri arasında yazılıp günü gününe Sol gazetesinde yayımlanmış bir roman Kayıp Devrimin Öncesinde. İnsanlığın hali, siyasi çözümlemeler, mizah, kehanetler, olay ve karakter anlatımları, gericiler, devrimciler, partiler, medya ünlüleri birlikte…
Biz ne düşünüp hissettiğimizi biliriz, peki karşımızdakinin bir şeyleri nasıl gördüğünü tam olarak kavrayabilir miyiz? Örneğin önemli siyasi hasımlarımızın… “Kozmik bilinç” bunu yapıyor.

Kaan Arslanoğlu, Yazılama Yayınevi, 1. Baskı Eylül 2013, 210 s.

Matematikçi Portreleri

Yazarların matematik Dünyası dergisinde yazdıkları yazılarla birlikte kitabın yazarlarından Ali Törün’ün Bilim ve Gelecek’te yayımlanmış ilgili yazılarını güncellemesi ile oluşturulmuş. “Başkalarının yalancısı” olarak matematik tarihinin ünlü isimlerinin ilginç hikâyelerini dinliyoruz yazarlardan. Esasında biyografiler üzerinden kurgulanmış olsa da, kitapta sunulan doğum-ölüm yılı, bitirilen okullar, alınan ödüller ile alana yapılan katkılardan oluşan sıkıcı biyografilerden değil. Öznesinin kutsallaştırıldığı, bir insandan değil de özel bir yaratıktan söz ediliyormuş izlenimi uyandıran biyografilerden hiç değil. Dönemlerinin olayları içinde ve zaafları, yanlışları, kişisel sıkıntıları ile birlikte tanıyoruz matematikçileri. İşte bu nedenle parçaların sonunda öldükleri zaman üzülüyoruz. Sıkıntılarından payımızı alıyor, buluşlarından heyecan duyuyoruz. Bu tanıklıkla birlikte bir bakmışız matematik dünyasının içindeyiz ve ilginçtir ki sıkılmıyoruz!

Girolamo Cardano, Evariste Galois, Kurt Gödel, Bernhard Bolzano, Paul Erdös, Augustin-Louis Cauchy, Leonard Euler, Georg Cantor, Ernst Zermelo kitapta tanıyabileceğiniz matematikçilerden bazıları. Biyografiler dışında, kuşaklar boyu değerli matematikçiler çıkarmış Bernoulli ailesinin içindeki baba-oğul tanımayan müthiş çekişmelerden başlayarak matematik dünyasındaki çekişmeleri ele alan bir derleme-değerlendirme yazısı ilgi çekici. Ayrıca kitapta Gauss’un ilk eşine 1804’te yazdığı ve evlenme teklif ettiği mektubunu ya da Ali Nesin’in İstanbul’a gelen Armand Borel ile macerasını da bulabilirsiniz.

Matematiği öykülere, öyküleri matematiğe yedirmiş bu çalışma, oldukça soğuk görünen matematik dünyasına ısınmaya başlamak için iyi bir seçim.

Gericiliğin Retoriği

80’ler ABD’de tutucu hareketin yükseldiği bir dönemdi. Bu yükseliş, bir karşı tepkiyi de doğurmuştu. Bu tepkinin çatlağı büyüttüğünü düşünen yazar Hirschman, bu toplumsal yarılmanın mekanizmasını ve dinamiklerini anlamak üzere bir çalışma yapmaya karar verdi. Çalışmayı kendi deyimi ile “soğukkanlı bir inceleme” olarak örmek üzere yöntemini belirledi: “söylem, argümanlar ve retoriğin tarihsel ve analitik olarak ele alınması.”

Hirschman’ın araştırması 80’lerde yaşanan ilericilik-gericilik ayrışmasına dönemin örnekleri üzerinden yaklaşarak söylemsel düzeyde farklı tutumlara ilişkin farklı tezler öne sürüyor. Günümüzde de sıkça karşımıza çıkan ilericilik-gericilik tartışmasına değişik bir açıdan yaklaşarak, yalnızca ilericilik ve gericiliğin niteliklerini tanımlamaya değil ortaya çıkan uzlaşmazlığın boyutlarını da ortaya koymaya çalışıyor.

Lacan’ın ve Lacan için

Lacan’ın kuramsal psikanaliz çalışmaları Sigmund Freud’a farklı bir yorum getirerek yapısalcılık’tan postyapısalcılığa uzanan bir yol izler. Bu yüzden Lacan, yalnızca önemli bir psikoanaliz kuramcısı olarak değil, daha başlangıçta psikanaliz, dil bilim, antropoloji ve felsefe alanındaki geçişkenliği, disiplinler arasılığı sağlamasıyla ve ardından da geliştirdigi yöntem ve kavramların yol açtığı sarsıcı sonuçlarıyla 20. Yüzyılın önemli filozoflarından biri sayılır.

Lacan yazmaktan çok konuşan bir bilim adamı olduğu için kitapları genellikle seminerleri ve öğrencilerinin notlarından derlenmiştir. Metis’in ötekini dinlemek serisinden çıkan bir seminer kitabı olan Psikanalizin Dört Temel Kavramı’nda Lacan, Psikanalizin Lacan yorumunun köklerini açıklıyor. Yazar başlıca ilgi duyduğu bilinçdışı, dil ve cinsiyet, Oedipus, kendine bakış, arzu-dürtü konuları da kitapta yer buluyor.

Metis’in diyaloglar dizisinde yayımlan Dün bugün Jacques Lacan ise biri filozof (Alain Badiou) öteki psikanaliz tarihçisi (Elisabeth Roudinesco) iki bilim insanının, Lacan’ın ölümünden otuz yıl sonra bir araya gelip onun teorisi ve çalışmaları hakkında kurduğu diyalogdan oluşuyor. Öte yandan bu iki bilim insanının vaktiyle Lacan’ın öğrencisi olup kendisini şahsen tanıdıklarını da unutmamak lazım.