Ana sayfa 122. Sayı Çam ağaçlarının kokusu iklim değişikliğini sınırlandırabilecek

Çam ağaçlarının kokusu iklim değişikliğini sınırlandırabilecek

71
PAYLAŞ

Çeviren: Ebru Oktay

Yeni bir araştırmaya göre, çam ağaçlarının güçlü kokusu ile iklim değişikliği arasında sağlam bir ilişki var. Araştırmacılar, çam ormanlarının yukarısında, adeta dumanlaşan koku buharının önemli bir mekanizmayı çalıştırdığını fark ettiler. Bu parçacıklar, bulut şeklini alarak gökyüzünden yansıyan güneş ışınlarının soğumasına yardımcı oluyor.

Nature dergisinde yayımlanan araştırma, bugüne kadar ki bilgilerimizde eksik olan pek çok aralığı kapatacak gibi duruyor. Bu açıklardan en önemlisi, atmosferik aerosollerin, sıcaklık üzerine etkisinin iklim değişikliğiyle ilişkisinin nasıl olduğuydu.

Bulut şeklini alan parçacıklar güneş ışığını engelleyerek adeta yansıyan ışınlar gibi gökyüzüne geri yollayabiliyor. Bu şekil alma, volkanik aktivite gibi doğal yollarla olabildiği gibi; taşkömürü ve yağ yakımı sonucu olarak, yani insan eliyle de oluşturulabiliyor.

Aerosol kaynaklarının az fakat epey önemli bir kısmı olan hoş kokulu çam ağacı buharları, Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa ve Rusya’daki yağmur ormanlarında bulundu. Bu aerosoller biliminsanlarının daha önce belirleyebildiği sayıdan şaşırtıcı derecede farklı form içeriyordu. Şu anda artık araştırmacılar, soğutucu parçacıklar arasından hangi zengin kokunun yansıtıcı etki yaptığını belirleyen kimyasal gizemi çözdüklerinden eminler.

Biliminsanları, organik materyalin gaz haline gelmesiyle oluşan çam kokusunun, havanın oksijeniyle etkileşime girip, ormanların üst kısımlarında aerosol formlarına dönüştüğünü uzun zamandır biliyorlardı. Şimdi ise süreçte “kayıp bağlantı” terimini uygun gördükleri başka bir adım olduğunu buldular. Buna göre, çok düşük uçuculuk gösteren organik buharlar, herhangi bir yüzey üzerinde geri dönüşsüz yoğunlaşma yaratabiliyor.

Washington Üniversitesi’nde araştırmayı yürüten Dr. Joel Thornton’a göre bu buharlaşma dokusu daha önce bilinenden çok farklı. Bu seviyedeki değişiklik, en küçük parçacıkların bile yapışarak boyutlarını arttırdığı ve büyüyerek aerosollere dönüştüğünü gösteriyor. Araştırmacılara göre bu “yol”un net bir şekilde açıklığa kavuşması, aerosole dönen orman kokularının yükselen sıcaklığı nasıl sınırladığını doğru anlamamıza yardımcı olacaktır. Elbette bu bilgi iklim değişikliği konusunda ormanların rolüyle ilgili can alıcı bir önem taşıyor.

Çam ormanlarının bitki örtüsünden yayılan koku ve buhar, tüm ormanı kaplayan ve yukarı doğru ilerleyen aerosollerin aşağı yukarı yarısını oluşturuyor. Bu durumda araştırmacılar koku ve buharın nasıl parçacıklaştığını açıkladıklarına göre, aerosolleşmenin üzerindeki soru işaretlerinin yarısı da kalkmış oluyor. Uzmanlara göre bu mekanizma, sıcaklık artışının azalmasında önemli bir rol oynayacak ve etkisi gelecekte daha da güçlenecek. Sıcaklığı artmış dünyada CO2’nin yükselmesiyle fotosentez hızlanacak, bu da bitki örtüsünün kontrolsüz büyümesine ve daha fazla buharlaşmaya sebep olacak. Bu durum daha fazla zerrecik yaratacak ve bunların birleşmesiyle oluşan “soğutucu etki” bir “indirim etkisi”ne dönecek.

Araştırmacılar örneklemelerini ve araştırmalarını Finlandiya Ormanları ve Almanya’daki Julich Araştırma Merkezi’nde yaptılar. Daha önce araştırmacıların, çok düşük düzeydeki buharlaşma materyalini meydana çıkaracak ekipmanları yoktu. Metal deney tüpüne koydukları materyal, tüpün duvarlarıyla temas ettiğinde kayboluyordu. Duvarları mümkün olduğunca azaltılmış, yüksek hava akımlı, kısa menfezli yeni ekipmanla adeta atmosferden direkt elde edilen örneğe benzer materyaller elde edilebildi.

Araştırmacılar bu “her derde deva” görünen açıklamaların ve araştırmaların aşırı ısınma veya susuzluk tehdidiyle ilerlemeyeceğinden endişeliler. Ancak araştırmayı yapan ekip bu etkinin epeyce bir süre belirgin olarak süreceğinde hemfikir.