Ana sayfa 123. Sayı Güneş Sistemi’nde yeni bir cüce gezegen

Güneş Sistemi’nde yeni bir cüce gezegen

205
PAYLAŞ

Derleyen: Ertan Koç

Güneş Sistemi’Nin şimdiye kadar bilinen en uzak cismi cüce gezegen Sedna idi. Carnegie Enstitüsü’nden Scott Sheppart ile Gemini Gözlemevi’nden Chadwick Trujillo’nun ortak çalışmaları ile Güneş Sistemi’nin en uzak üyesi olan 2012 VP113 cüce gezegeni keşfedildi. Astronomlar bu cüce gezegenin Oort Bulutunda sayısı belki de binleri bulan cisimlerden sadece bir tanesi olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda, 2012 VP113’ün yörüngesini ve Oort Bulutunda diğer cisimleri etkileyen ve henüz bilinmeyen 10 Dünya kütleli bir gezegenin de o bölgede var olabileceğini düşünüyorlar.

Oort Bulutunu “dönmüş kuyrukluyıldızların deposu” olarak biliyoruz. Bu bulutta bulunan kuyrukluyıldızların sayıca 100 – 1000 milyar arasında olabileceği düşünülüyor. Carnegie Enstitüsü Karasal Manyetizma Bölümü yöneticisi Linda Elkins Tanton, “Bu sıra dışı keşifle birlikte Güneş Sistemi bilgimiz yeniden biçimleniyor” diyor.

2003’de Kuiper Kuşağının kenarında Sedna’nın keşfedilmeden önce bilinen en uzak cisim Plüto idi, ancak keşfedilen 2012 VP113 ikisinin de pabucunu dama attı ve Güneş Sistemi’nin bilinen en uzak cismi sıfatını kazandı. Yeni cüce gezegenimiz 2012 VP113 Güneş’e, Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığından 80 kat daha uzaktır.

Carnegie Enstitüsü’nden Scott Sheppart; “Bu buzlu cisimler Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunu ve evrimleştiğini bize anlatabilir. Sedna ve 2012 VP113 gibi cisimlerin aranması bu nedenle önemlidir” diyor.

Sheppart ve Trujillo keşif için Şili’de bulunan 4 m’lik NOAO teleskopu üzerinde bulunan Karanlık Enerji Kamerasını (DECam) kullandı. 2012 VP113’ün yüzey özellikleri ve yörüngesi ise Carnegie Enstitüsü’nün Las Campanas Gözlemevi’ndeki 6,5 m’lik Macellan teleskopu ile belirlendi.

Gökyüzünü tarayan Trujillo ve Sheppart 2012 VP113 gibi 900 dolayında ve Ana Asteroit Kuşağındakilerden daha büyük 1000 km’lik çapa sahip cisimler olabileceğini belirtiyor.

“İç Oort Bulutunda Mars ya da Dünya gibi büyük cisimler bulunabilir, ama bunları görmek zor. Bunun nedeni uzaklık nedeniyle sönük olmaları ve mevcut teknolojinin bunları algılamak için yeterli olmamasıdır” diyor Sheppard.

Sedna ve 2012 VP113, yörüngelerinin Güneş’e en yakın olduğu konumlarından geçerken bile oldukça sönükler. Sheppart ve Trujillo bu cisimlerin bu kadar garip yörüngeye sahip olmalarının bu cisimlere benzer başka büyük cismin etkisinden kaynaklandığını düşünüyor. Aynı zamanda yüzlerce Astronomik Birim (AB, 1 AB Dünyanın Güneş’e uzaklığıdır ve 150 milyon km’dir) uzaklıktaki büyük bir cismin böylesi uzak cisimlerin yörüngelerinde tedirginliğe neden olabileceğini de düşünüyorlar.
Oort Bulutunun oluşumuna yönelik üç kuram bulunuyor. Bu bölgede keşfedilen yeni cisimler bu kuramlardan hangisinin doğru olduğunu ortaya çıkaracak. Kuramlardan bir tanesine göre bir gezegen gaz devleri tarafından bu bölgeye sürüldü ve Kuiper Kuşağı’nın dışı ile İç Oort Bulutu arasındaki cisimleri etkilemektedir. İkinci kurama göre, yakın yıldızlardan birine ait bir gezegen zaman zaman bu bölgeye girmektedir. Üçüncü kuram ise Güneş Sistemi oluştuğunda Güneş’in diğer yıldızlardan çaldığı cisimlerle Oort Bulutunun oluştuğudur. Oort Bulutunun iki ayrı bölgeden oluştuğu düşünülmektedir. Bunlar küre şeklindeki Dış Oort Bulutu ve disk şeklindeki İç Oort Bulutudur. Yaklaşık 1500 AB kadar uzakta başlayan Dış Oort Bulutu içindeki olası cisimler yakın yıldızların çekim etkisi ile yörüngelerini değiştirip İç Oort Bulutundaki cisimleri de etkileyebilir.

Kaynaklar
1) http://www.sciencedaily.com/releases/2014/03/140326153725.htm
2) http://astronomy.com/news/2014/03/major-new-dwarf-planet-discovered