Ana sayfa 123. Sayı Umarız bu kez 10. yaşımızı kutlayabiliriz

Umarız bu kez 10. yaşımızı kutlayabiliriz

45
PAYLAŞ

Ülkemizin yoğun gündemi izin verirse, Bilim ve Gelecek’in 10. yıl gecesini 15 Mayıs Perşembe akşamı İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Bildiğiniz gibi Mart ayında hem İstanbul hem de Ankara’da yapmayı planlandığımız kutlamaları, toplumumuzu yasa boğan Berkin Elvan kardeşimizin ölümü nedeniyle ertelemek zorunda kalmıştık.

Mayıs ayının da yoğun bir gündemi var. Bu nedenle 10. yaşımızı sadece İstanbul’da yapacağımız yemekli-içkili gece ile kutlayacağız. 15 Mayıs Perşembe 19.30’da, yine Kadıköy Piraye Restoran’da buluşacağız. Yazarlarımız, okurlarımız ve dostlarımızla bir araya gelip sohbet edeceğiz. Özellikle Ankara ve İzmir’deki dostlarımızı da İstanbul’daki toplantımıza davet ediyoruz.

Gece ile ilgili ayrıntıları dergimizin arka kapağındaki ilanda bulabilirsiniz. Ayrıca her zaman olduğu gibi abonelerimizi, yazarlarımızı, bizimle daha yakın iletişimde olan okurlarımızı tek tek arayıp bilgilendireceğiz. 15 Mayıs akşamı dostlar sofrasında buluşmak üzere…

***

Elinizdeki sayının kapak dosyası hızlı yaşayıp genç ölen bir büyük matematikçinin yaşamını konu ediyor. 21 yaşında bir düelloda yaralanıp bir gün sonra hayatını kaybeden Evariste Galois’nın kısa ama fırtınalı bir yaşam öyküsü var. Küçük yaşlardan itibaren matematikle ilgileniyor, çalışmalarını bir türlü mevcut bilim kurullarına kabul ettiremiyor, istediği okullara giremiyor. Galois, 1830’da Paris’te patlayan işçi ayaklanmalarına “Halkın Dostları” adlı örgütün militanı olarak aktif biçimde katılıyor. Geniş katılımlı bir toplantıda Kral’la dalga geçtiği için tutuklanıp içeri atılıyor. Çıktığında âşık olduğu kadın uğruna -hem de devrimci bir arkadaşıyla- giriştiği düelloda yaralanıp ölüyor. Ölümünden sonra geride bıraktığı el yazmalarının matematikte bir devrim yarattığı genel kabul görüyor.

Militan devrimci, romantik matematikçi Galois’nın yaşam öyküsünü ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz. Bu sayıda Ahmet Doğan’ın matematik-sanat-estetik ilişkisini kendi eğitimcilik yaşamındaki somut örneklerden yola çıkarak incelediği makalesi ilgi çekiyor.

Rennan Pekünlü derlemesinde, ülkemizde de kurulmaya çalışılan nükleer santralleri farklı bir boyutuyla ele alıyor. Nükleer santralın ucuz ve temiz bir enerji kaynağı olmadığını, santral için gerekli altyapı çalışmalarının boyutlarını ortaya dökerek kanıtlıyor.

Almanya’da yaşayan yazarımız Alp Hamuroğlu da Almanya’nın yakın tarihinin en kritik dönemini, Alman Birliği’ne giden yolda 1830 ve 1848 Devrimlerini ve ardından gelen karşıdevrimleri inceliyor.

Prof. Dr. Cem Terzi’nin yeni çıkan “Ulusların Sağlığı” adlı kitabını ve yine Prof. Dr. Şevket Pamuk’un “Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi” adlı kitabını kendileriyle yaptığımız geniş söyleşilerle tartıştık. Bütün bu dosyalar ve sürekli bölümlerimizle zengin bir sayı çıkardığımızı düşünüyoruz. Umarız okurlarımızın da ilgisini çeker.

***

Bilim ve Gelecek emekçileri olarak tüm okurlarımızın 1 Mayıs bayramlarını kutluyoruz. İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü, daha aydınlık ve daha mutlu bir Türkiye’ye açılan bir kapı olsun.

Dostlukla kalın…