Ana sayfa 125. Sayı Hawai sahillerinde plastik taşlar bulundu

Hawai sahillerinde plastik taşlar bulundu

149
PAYLAŞ

Çeviren: Ebru Oktay

Plastiğin bizlerle geçirdiği süre sandığımızdan uzun olabilir. Bu süreye bir de atık sahalarında ki tıkanma eklenince bazı plastik materyal taşa dönüşüyor. Biliminsanlarına göre Hawai sahillerinde taşla kaplanmış plastik, volkanik taş, sahil kumu, deniz kabukları ve mercan artıkları ile oluşmuş yeni bir form görülmeye başlandı.

Pennsylvania Üniversitesi jeofizik bölümünden çalışmaya dahil olmayan Douglas Jerolmack’a göre bu makale epeyce merak uyandırıcı görünüyor. Eğer bu formlar kalıcı olursa, insanoğlunun dünya üzerinde ne zaman tam bir baskı ve “üstünlük” kurduğunun ve ne kadar korkutucu miktarda çöpü gerisinde bıraktığının da işareti olacaktır.

Batı Ontario Üniversitesi’nden jeolog Patricia Corcoran ve oşinografik araştırma gemisi Alguita’nın kaptanı Charles Moore, Hawai’nin Big Island sahillerinde yaptıkları taramalarda bu yeni formdaki taşlara rastladılar. Buldukları bu formu, kampçılar ya da balıkçılar tarafından yakılarak eritilmiş plastiğe benzemesinden ötürü “plastiglomerat”olarak isimlendirdiler. Bulgularını GSA Today’de yayımladılar. Corcoran’a göre, orman yangınları, lavlar gibi sürekli sıcaklık sağlayıcılar ve terk edilmiş plastik moloz yığınlarının olmamasına rağmen, “plastiglomerat” formu oluşturma yatkınlığı fazlacadır. Plastik eridiğinde taş segmentleri, kum,deniz kabuklarıyla birleşip sağlamlaşır.Ya da plastik büyükçe taşlar içerisine akıp yarık ve boşluklara yerleşerek taşla birlikte yuvarlanıp bir yerde birikirler.

Bulunan plastik materyalin bir kısmı hala tanınabilir haldeydi (diş fırçası,çatal,ip ve aklınıza gelebilecek pek çok şey). Plastik bir kere taş ve deniz canlıları kabukları gibi sağlamlaştırıcı materyalle birleşirse deniz zeminine doğru batar ve gömülecek şekilde değişerek yeni bir jeolojik kayıt alanı oluşturur.

Corcoran ve ekibi Big Island Kamilo sahilinde yirmi birin üzerinde alanda yaptıkları incelemenin hepsinde plastoglimerata rastladılar. İnsanların halihazırda diğer Hawai adalarında da plastiglomerata rastladığını söyleyen Corcoran, bunun dünyanın tüm sahillerinde bulunabileceğini tahmin ediyor. Daha önce fark edilmemesine rağmen muhtemelen dünya üzerinde düzenli bir dağılım göstermekteler.

UK Leicester Üniversitesi’nden paleontolojist Jan Zalasiewicz’e göre de bu keşfin, insanın doğal süreçler üzerindeki ağır etkisinin Dünya tarihinde Antroposin adı verilen yeni bir çağın resmen ilan edilmesini gerektirdiği üzerine tartışmalara da katkısı olacak. Plastik tahmin bile edilemeyecek alanlarda (vahşi yaşamda sindirilerek veya deniz tabanında ) bolca nüfuz etmiş olarak bulunmaktadır.1950’den beri üretilen 6 milyon ton plastikle dünya tümüyle paketlenebilir! Zalasiewicz’e göre plastiglomeratlarla oluşan fosil kayıtları Antroposin çağının başladığının işaretleyecektir.

Bununla birlikte plastik tartışması daha ne kadar güncelliğini sürdürebilecektir acaba. Jerolmack’a göre materyalin uzun süre varlığını sürdürmesi konusu şüpheli. Sonuçta plastik eriyor, taşlar derinlere indiğinde tektonik süreç başlıyor ve gömülüyorlar. Cambridge Üniversitesi’nden jeolog Philip Gibbard’a göre plastik, geldiği yer olan petrole dönüşebildiğinde gerçekten işe yarayacaktır. Ancak Zalasiewicz ve Corcoran’a göre bu tüm plastikler için mümkün değildir. Bazı materyaller ince bir karbon film barındırdığından fosil oluşturmaz. Zalasiewicz’e göre plastik şişeleri düzleştirerek atmak bu karbonu aşındıracağından fosilleşmeye de destek olabilecektir.