Ana sayfa 131. Sayı 2015’e girerken…

2015’e girerken…

281
PAYLAŞ

Bilindiği gibi Bilim ve Gelecek çalışanlarından Baha Okar, düzmece Devrimci Karargah davasına gerçek dışı gerekçelerle dahil edilmiş ve iki yıla yakın cezaevinde kalmıştı. Davanın seyrini okurlarımız yakından biliyor. 24 Aralık’ta Yargıtay sanıkların mahkemede aldıkları cezalar konusunda karar verdi. Sevindik, çünkü Yargıtay’dan Baha hakkındaki mahkumiyetin bozulması yönünde bir karar çıktı.

Fakat bu buruk bir sevinç. Yargıtay’dan Baha Okar ve birkaç kişi hakkında olumlu bir karar çıktı, ama davanın diğer mağdurlarının mahkumiyet kararları onandı. Çoğuyla mahkemelerde ve cezaevi görüşlerinde tanışıp dost olduğumuz, Baha gibi yıllarca haksız yere cezaevinde tutulan bu arkadaşlar, yeniden cezaevine konulma tehlikesiyle karşı karşıyalar. Oysa herkes biliyor ki ve bugün çok daha net bir biçimde ortaya çıkmıştır ki, bu dava baştan sona uydurma delillerle yürütülmüş bir “kurgu dava”dır.

Bu nedenle Baha’nın prangasından kurtulmasına sevinemedik. Çünkü o pranga haksız yere can yakmaya devam ediyor. Bundan sonraki hukuki süreç nedir veya kalmış mıdır tam bilemiyoruz; ama bu skandal davadan dolayı hayatına el konulmuş tek kişi kalmayana kadar takipçisi olacağız.

Bir başka utanç verici mahkeme süreci sonucunda, laikliği savunduğu için mahkum edilen Prof. Dr. Rennan Pekünlü bir aydır Foça Açık Cezaevi’nde. Dergimizin de yazarı olan Pekünlü ile yazışıyoruz, eşi aracılığıyla haberlerini alıyoruz, hatta açık cezaevi olduğu için görüşme imkanı dahi bulabileceğiz. Bütün Bilim ve Gelecek okurlarına ve dostlarına selamları var. Rennan Pekünlü’nün bazı makalelerini yakında kitaplaştıracağımız müjdesini de buradan verelim.

Öte yandan elinizdeki sayıda Prof. Dr. İzge Günal’ın “Pekünlü olayına doğru bakabilmek” adlı makalesini okuyabilirsiniz. Şöyle yazıyor Günal: “Rennan Pekünlü’ye yapılanların hesabı sorulmadan Türkiye’de bilim özgür olmayacaktır. Yapılanların sınıf mücadelesinin bir parçası olduğunu görmeden de, gerçek anlamda hesap sorulamayacaktır.”

Söz davalardan ve cezaevlerinden açılmışken, her yıl olduğu gibi bu yıl da, cezaevindeki okurlarımızdan çok sayıda yeni yıl kutlaması aldığımızı belirtelim. Zaten faturaların dışında yazılı mektup aldığımız, bize o eski sıcak iletişim aracını anımsatan tek yer cezaevleri. Burada hepsini yansıtmamıza olanak yok, ama biz de Bilim ve Gelecek emekçileri olarak cezaevlerindeki okurlarımızın yeni yıllarını özgürlük dileklerimizle kutluyoruz.

***

Ülkemizin önde gelen felsefecilerinden, Mersin ve Cumhuriyet üniversiteleri felsefe bölümlerinin kurucusu Prof. Dr. Uluğ Nutku’yu 17 Kasım 2014 günü 79 yaşındayken yitirmiştik. Bu çok değerli aydınımızın fikirleri, yazdıkları ve eyledikleri her zaman yolumuzu aydınlatacak.

Sevgili dostumuz, ağabeyimiz, dergimizin kurucularından ve İzmir Temsilcisi Y. Savaş Emek’i de bundan tam bir yıl önce, 20 Ocak 2014’te yitirmiştik. Ölümünün ilk yıldönümünde özlemle anıyoruz.

2015, ülkemizin üzerine çöken karanlık bulutları dağıtmaya başladığımız, aydınlık ve özgür bir Türkiye mücadelesinde atılımlar yaptığımız bir yıl olsun.

Dostlukla kalın…