Ana sayfa Bilim Gündemi Yılanların evrimleşmesinde yeni bulgu

Yılanların evrimleşmesinde yeni bulgu

35
PAYLAŞ

Yılanların evrimleşmesi üzerine çalışan ve bu konuda araştırma yapan biliminsanları, omuzlarının olmamasına rağmen yılanların vücutlarının bilindiği kadar basit olmadığını gösterdiler. UNL’den paleobiyolog Jason Head ve Indiana Üniversitesi’nden P. David Polly yılanların vertebralarında, diğer dört ayaklı kertenkelelerin omurgasıyla benzeşecek ayırt edici özellikler belirledi.
Yılanların, ataları olan kertenkelelerden daha basit bir vücut formuyla evrimleştikleri düşünülmekle birlikte, araştırmacılar bulgularının, diğer hayvanların da karmaşık vücut formlarını evrimleşirken edindiklerini gösterdiğini vurguluyor. Son çalışma, kol ve bacakları olan hayvanlarda boyun, gövde, bel ve kuyruk bölgesi hareketlerini kontrol eden Hox genleri (bir organizmanın temel yapı ve oryantasyonunu kararlaştıran genler grubu) ilgili yeni bir bakış açısı sağladı. Önceden, yılanların vücut yapılarındaki, sadeleşmenin bu genin kesilmesiyle olduğu düşünülüyordu.
Yılanlar diğer memeliler, kuşlar ve diğer sürüngenlerden önayakları, omuz eklem desteği ve göğüs kafesi kemiklerinin olmamasıyla ayrılmaktadır. Kol ve bacaklarını kaybettiklerinde, bölgesel belirleyici olan omurgada, boyun, gövde, bel ve diğer bölgeleri de kaybettikleri düşünülüyordu. Head ve Polly çalışmalarında yılanların, kertenkelelerin, timsahların ve farelerin bireysel omurga kemiklerinin şekillerini incelediklerinde, yılanlarda kertenkelelere benzeyen bölgesel farklılaşmalar buldular. Araştırmacılara göre eğer yılanların vücudu düşünüldüğü veya bilindiği gibi “basitleşme” yönüne gitmiş olsa ya da Hox genini kaybetmiş olsalar, omurgalarında çok daha az bölgesel farklılaşma tespit edilecekti. Oysa çalışma bunun tam tersini göstermiştir. Yılanlar, el ve ayakları olan kertenkelelerin omurga bölümleriyle aynı yerlerde ve aynı sayıda farklılaşmaya sahiptir.
Head ve Polly yılanların kertenkelelerle aynı farklılaşmaya uğradığını gösterdikleri gibi, aynı zamanda Hox genlerinin etkisinin de aynı olduğunu belirlediler. Bu çalışma, Hox genlerinin yılanlarda da omurga evrimi ve gelişiminde rol oynadığını, ancak temel örüntüleme oluşturulduğunda bunun, farelerin boyun ve bel bölgesindeki “kaburgasız” bölgeler gibi kesin şekillendirmelerden çok, daha az göze çarpan ve kademeli şekillendirmelere yol açtığını göstermiştir.
Head ve Polly’e göre bu bulgular fosil çalışmalarıyla da desteklendiğinde, yılan evriminin yönü, daha önceden bilinenin tamamen zıddına dönmüş gibi olacak. Polly bulguların, evrimsel dizilimi tamamen değiştirebileceğini söylüyor. Yılanlar vücut bölgelerini ve Hox genlerinin etkisini kaybetmediler; memeliler ve kuşlar erken amniyotlarla paylaşılan ve artan bu gen etkisiyle belirginleşen vücut bölgeleri kazandılar. Amniyotlar, kara hayatına uyum sağlayan kabuklu yumurtalara sahip vertebralılar grubudur, kertenkeleleri, memelileri ve onların atalarını içerir.
Yılanlar, kertenkelelerle kıyaslandığında çok fazla sayıda omura sahiptir, eklem destekleri yoktur.
Head ve Polly sonuçlarına, geometrik morfometrik ve bağlantı analizi yöntemleriyle ulaştı. Burada yapılan, omurga yapısının boyut ve şekillerinin incelenip örneğin bir segmentin nerede bitip diğerinin nerede başladığını belirlemeydi. İstatistiksel olarak da maksimum olasılık tahmini yöntemini kullandılar. Sonuçta, gen fonksiyonlarının analizi gerekli, ancak evrimsel geçişi belirlemede yeterli değildir. Yeni beden şekillerinin nasıl evrildiğini tam olarak anlayabilmek için çok daha can alıcı anatomi ve modern fosil çalışmalarına gerek var.

Çeviren: Dr. Ebru Oktay

Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases/2015/01/150105125836.htm