Ana sayfa 132. Sayı Yılbaşı ağaçlarına yeni adaylar ABD’de Türkiye göknarları

Yılbaşı ağaçlarına yeni adaylar ABD’de Türkiye göknarları

205
PAYLAŞ

Yusuf Kurt

Zararlıların ABD’de yerel yılbaşı ağaçlarına büyük kayıplar vermesi, araştırmaları yerel zararlılara dayanıklı egzotik (başka iklime ait ve/veya yabancı) yılbaşı ağacı adaylarına çevirmiştir. ABD için egzotik olan bu yılbaşı ağacı adaylarından bir tanesi ise Türkiye göknarlarıdır.

Yılbaşı ağaçları yüzyıllardır süregelen bir geleneğin parçası olarak kış aylarında dekoratif amaçlı ve yeni yılın habercisi olarak kullanıır. Bu kullanımda, yılbaşı ağaçları kâğıt çiçekler, süs meyveleri, şekerler, kekler, kokulu mumlar ve küçük ışıklar gibi birçok farklı geleneksel süs eşyaları ile süslenip püslenirler (Resim 1). İlk yılbaşı ağacının 16. yüzyılda Almanlar tarafından Strazburg’da kullanıldığı bildirilmiştir. Yılbaşı ağaçlarının Kuzey Amerika’daki kullanımının ise 17. yüzyılın sonlarına doğru olduğu bilinmektedir.

Avrupa ve Kuzey Amerika’da yılbaşı ağacı endüstrisi

Avrupa ve Kuzey Amerika’da son 40-50 yıl içerisinde yılbaşı ağacı üretiminde hızlı bir artış görülmektedir. Günümüzde, yılbaşı ağaçları Avrupa ve Kuzey Amerika’da ormancılık endüstrisinin önemli bir parçasını oluşturan özel ürün olarak görülmektedir (Chastagner ve Benson 2000). Avrupa’da her yıl yaklaşık 50-60 milyon (yaklaşık milyon olarak Almanya 19, Fransa 9,2, Danimarka 8,5, Belçika 5,2 ve Birleşik Krallık 4,4), Kuzey Amerika’da ise yaklaşık 30 milyon (ABD; yaklaşık milyon olarak Oregon 9, Kuzey Karolina 5,5) yılbaşı ağacı üretilmektedir. ABD’de yılbaşı ağacı üretimi yapan ve/veya yetiştiren yaklaşık 15 bin üretici bulunmaktadır. Bu yetiştiricilerin 1998 yılında tarla çıkış değeri 462 milyon dolar (yaklaşık 1 milyar Türk lirası) olan 33 milyon yılbaşı ağacı ürettiği, tüketicilerin ise yılbaşı ağacı alımına (hesaplamalar 1,5-2 metre boyundaki ağaçlar ele alınarak yapılmıştır) 1998 yılında 1,5 milyar dolar (yaklaşık 3,3 milyar Türk lirası) harcadığı belirtilmiştir (Chastagner ve Benson 2000).

Yılbaşı ağacı olarak yetiştirilmiş ve süslenmiş bir Uludağ/Türk göknarı (A. bornmuelleriana)

Yılbaşı ağacı olarak birçok farklı orman ağacı türü kullanılır. Bu türler arasında en popüler ve/veya yaygın olarak kullanılanları şunlardır: Douglas-göknarı (Pseudotsuga menziesii (Mirb.) Franco), Fraser göknarı (Abies fraseri (Pursch) Poir), Noble göknarı (A. procera Rehd.), Balsam göknarı (A. balsamea (L.) Miller), Nordmann (veya Kafkas) göknarı (A. nordmanniana (Stev.) Spach.), Norveç kayını (Picea abies (L.) Karst.), Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Virginia (Jersey) çamı (P. virginiana Mill.) ve Beyaz çam (P. monticola Dougl. ex D. Don). Günümüzde, Noble ve Fraser göknarı, doğal konik şekilleri, hoş renk ve kokuları, hasattan sonra ibrelerini (iğne şeklindeki yaprakları) uzun süreli tutabilmeleri ve süsleri taşıyabilecek güçlü dallara sahip olmaları gibi özelliklerinden dolayı yetiştiriciler tarafından üretimi (Resim 2 ve 3) en çok tercih edilen ağaçlardır (Frampton 1998; Frampton ve McKinley 1999; Chastagner ve Benson 2000).

Kuzey Karolina eyaletindeki bir Fraser göknarı tarlası

Bu tercih edilen özelliklerinin yanı sıra, her iki tür de birçok zararlı mantar ve böcek tarafından önemli derecede hasara uğratılmaktadır. Bu zararlılardan en önemlileri; balsam yün zararlısı bir böcek (balsam woolly adelgid) ve kök çürümesine neden olan zararlı bir mantardır (Phytophthora root rot). Bu zararlıların yerel yılbaşı ağaçlarına büyük kayıplar vermesi, araştırmaları yerel zararlılara dayanıklı egzotik (başka iklime ait ve/veya yabancı) yılbaşı ağacı adaylarına çevirmiştir. ABD için egzotik olan bu yılbaşı ağacı adaylarından bir tanesi ise Türkiye göknarlarıdır (Frampton vd. 2013).

Türkiye göknarları

Akdeniz havzası ve Türkiye’de bulunan göknar (Abies) türlerinin taksonomik olarak sınıflandırılması birçok nedenden dolayı açık bir şekilde ortaya konulamamaktadır. Bu nedenlerin bazıları; belirli türler arasındaki hibritleşmeler (Kormutak vd. 2008; 2013), geniş coğrafik yayılış (Liepelt vd. 2010; Linares 2011), farklı ekolojik habitatlarda bulunma (Aussenac 2002) ve tür içi ve/veya türler arasında görülen yüksek genetik çeşitlilik olarak sayılabilir (Scaltsoyiannes vd. 1999; Hansen vd. 2005; Kaya vd. 2008; Tayanç vd. 2012). Belirtilen nedenlerden dolayı, bu metin içinde Türkiye’deki farklı alanlarda yayılış gösteren göknarları belirtmek için tür terimi yerine takson (bir veya daha fazla populasyon/topluluk grubu) terimi kullanılmıştır.

Kuzey Karolina eyaletindeki bir Fraser göknarı tarlası ve ağaçlara şekil veren işçiler

Türkiye’de doğal olarak beş farklı göknar taksonu bulunur. Bu taksonlar genellikle Türkiye’nin kıyı bölgeleri boyunca yayılış gösterirler (Şekil 1). Kafkas ve/veya Nordmann göknarı (Abies nordmanniana Stev.) ve Bornmüller ve/veya Uludağ/Türk (ABD’de verilen isim) göknarı (A. bornmulleriana Mattf.) başlıca Karadeniz kıyısı boyunca yayılır. Kazdağı ve/veya Trojan göknarı (A. equi-trojani (Aschers. et. Sint. ex Boiss) Mattf.) ve Çataldağ göknarı (A. x olcayana Ata and Merev) Marmara bölgesinde küçük popülasyonlar şeklinde yayılış gösterir. Toros göknarı (A. cilicica Carr.) ise genellikle Akdeniz kıyısı boyunca uzanan Toros dağlarında yayılır. Toros göknarı, coğrafik olarak iki farklı alt tür ile temsil edilir: Toros dağlarının doğusunda ve orta kısımlarında yayılış gösteren alttür cilicica ve Toros dağlarının batısında yayılış gösteren alttür isaurica’dır (Şekil 1). Uludağ, Kazdağı, Çataldağ ve alttür isaurica Türkiye için endemik (belirli bir alana/yöreye özgü) olan taksonlardır (Bahadır ve Emet 2010; Tayanç vd. 2012).

Türkiye’de doğal olarak bulunan göknar türlerinin yayılış alanları (Harita Kaya vd. 2008; Bahadır ve Emet 2010; Linares 2011 ve Tayanç vd. 2012’den alınan bilgilerden hazırlanmıştır)

ABD’de Türkiye göknarları ile yapılan bazı projeler

Göknar (Abies) cinsine ait türler genellikle kök zararlısı mantar olan Phytophthora cinsine ait türlere karşı hassastırlar. ABD’nin endemik bir türü olan Fraser göknarı, Phytophthora cinnamomi adı verilen mantar zararlısına aşırı derecede duyarlılık gösterir. Ayrıca, Fraser göknarı populasyonlarında mantar zararlısına karşı direnç göstermede genetik çeşitliliğin düşük olması, bu hastalığa dirençli başka göknar türleri üzerinde araştırmalar yapılmasına yol açmıştır (Frampton ve Benson 2012). P. cinnamomi zararlısına karşı 32 göknar türünün fidan dayanıklılık çeşitliliğinin karşılaştırıldığı bir çalışmada, ortalama ölüm oranı % 88 olarak bulunmuştur. Göknar cinsinin değerlendirilen sekiz taksonomik alt şubesinin ikisinde (Momi % 65, Abies % 79) fidanların ölüm oranı diğer alt şubelere göre daha düşük bulunmuştur. Fidanların ölüm oranı diğer bütün alt şubelerde % 93’ün üzerinde görülmüştür. Türk/Uludağ göknarı (ABD’de A. bornmuelleriana, Turkısh=Türk göknarı olarak adlandırılmakta) ve Kazdağı/Trojan göknarı, P. cinnamomi zararlısına direnç bakımından 32 göknar türü arasında sırasıyla 3. ve 10. olmuşlardır. Fakat fidan ölüm oranı bakımından ise kısmen yüksek değerlere (Uludağ göknarı % 61,3 ve Kazdağı göknarı % 84,2) sahip oldukları bulunmuştur (Frampton ve Benson 2012).

Kontrollü ortamda aşılanan farklı Türkiye göknarlarının kök çürükçül hastalığına karşı dayanıklılık oranları. Batıdan doğuya doğru gidildikçe göknar populasyonlarının mantar hastalığına karşı dayanıklılığının arttığı gözlenmiştir (Frampton vd 2012).

Uludağ ve Kazdağı göknarlarının P. cinnamomi zararlısına karşı gösterdikleri direncin genetik çeşitliliğinin incelendiği bir başka araştırmada ise fidan ölüm oranı, Kazdağı göknarında % 56,4 ve Uludağ göknarında ise % 32,9 olarak bulunmuştur. Ayrıca, fidan ölüm oranının çalışılan popülasyonlarda batıdan (% 59,8, Kazdağı) doğuya doğru (% 21,4, Karabük) coğrafik olarak çeşitlilik gösterdiği ortaya konulmuştur (Şekil 2). Bulunan sonuçların Avrupa ve Kuzey Amerika’da devam eden yılbaşı ağacı endüstrisine bitki hammaddesi sağlamada ümit verici ve bir o kadar önemli bulgular olduğu belirtilmiştir (Frampton vd. 2013).

Göknar Genetik Kaynaklarını İş Birliği ile Değerlendirme Projesi [The Collaborative Fir Germplasm Evaluation (CoFirGE)] yılbaşı ağacı olmaya aday egzotik göknar türlerinin ele alındığı önemli diğer bir araştırma projesidir. CoFirGE projesi, ABD’de ve Danimarka’da yer alan üniversite ve yılbaşı ağacı yetiştiricisi birliklerinin katılımıyla 2010 yılında planlanmıştır. Projeye katılan üniversiteler ve birlikler şunlardır: ABD’nin dört yılbaşı ağacı üretim merkezinden Kuzey Karolina Yılbaşı Ağacı Birliği – Kuzey Karolina Devlet Üniversitesi (North Carolina Christmas Tree Association – North Carolina State University), Pasifik Kuzeybatı Yılbaşı Ağacı Birliği – Oregon Devlet Üniversitesi (Pacific Northwest Christmas Tree Association – Oregon State University), Michigan Yılbaşı Ağacı Birliği – Michigan Devlet Üniversitesi (Michigan Christmas Tree Association – Michigan State University), Connecticut Yılbaşı Ağacı Birliği – Connecticut Tarımsal Araştırma İstasyonu (Connecticut Christmas Tree Association – Connecticut Agricultural Experiment Station) ve Danimarka’dan Danimarkalı Yılbaşı Ağacı Yetiştiricileri Birliği – Kopenhag Üniversitesi (Danish Christmas Tree Growers Association – University of Copenhagen).

Kuzey Karolina’da bulunan CoFirGE deneme alanlarından birine Türkiye göknar fidelerinin dağıtımı (a) ve dikimi (b) (resimleri çeken Anne Margaret Braham)

CoFirGE projesinin ilk amacı, Uludağ ve Kazdağı göknarının Türkiye’deki doğal populasyonlarından tohum elde etmektir. Projenin bir sonraki aşaması ise bu tohumların ABD ve Danimarka’daki çeşitli bölgelerde yetiştirilmesi sonucunda Türkiye göknar türlerinin egzotik yılbaşı ağacı olarak değerlendirilmesini ve kullanılmasını sağlamaktır. Uludağ ve Kazdağı göknarları ile yapılan daha önceki çalışmalar, bu türlerin yılbaşı ağacı olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Her iki tür de ABD’nin yerli türlerine göre bazı yaygın zararlılara dirençte, sıcak ve kuru iklime uyum sağlamada daha başarılı bulunmuşlardır. Ayrıca, yılbaşı ağacı tüketicilerinin Uludağ ve Kazdağı göknarını satın alabileceği yönünde izlenimler olduğu rapor edilmiştir (Frampton ve Benson 2012; Frampton vd. 2013). CoFirGE projesi kapsamında Türkiye’den her bir populasyondan 20 birey olmak üzere Uludağ göknarının dört populasyonundan ve Kazdağı göknarının iki populasyonundan 2010 yılının sonbaharında tohum toplanmıştır. Toplanan tohumlar çimlendirilip araziye dikilecek büyüklüğe getirilene kadar seralarda yetiştirilmiştir. Fidanlar, proje de yer alan her bir bölgedeki iki deneme alanına dikilmiştir (Resim 4a ve b). Deneme alanları bölgesel olarak yılbaşı ağacı gereksinimlerine göre kültüre alınmakta ve fidanların bazı özellikleri (hayatta kalma, boy, tomurcuk üretimi gibi) bir, dört ve sekiz yaşındayken arazide değerlendirmeye alınacaktır. Deneme alanı kurulduktan sekiz yıl sonra, arazi denemelerine son verilmesi ve projedeki her bir bölgenin daha sonraki testler için tohum üretmesi ve/veya ağaçlardan alınacak materyaller ile aşılı klonal tohum bahçesi oluşturması düşünülmektedir. Böylece 2010 yılında başlatılmış olan projenin 2021 yılında bitirilmesi planlanmaktadır.

Gelecekteki beklentiler

CoFirGE projesi süresince ve proje tamamlandığında Uludağ ve Kazdağı göknarlarının ABD’nin dört farklı üretim merkezi ve Danimarka’daki deneme alanlarından birçok detaylı bilgi elde edilecektir. Bu bilgiler arasında; Uludağ ve Kazdağı göknarı ailelerinin her bir bölgedeki kapsamlı başarıları, bölgesel olarak yılbaşı ağacı gereksinimlerine göre yetiştirilmiş olan ailelerden uygun olanların belirlenmesi, zararlılara dirençli, bölgesel uyum sağlamış ve genetik olarak geliştirilmiş (iyileştirilmiş) bitki stokunun elde edilmesi sayılabilir. Uludağ ve Kazdağı göknar ailelerinin ABD ve Danimarka’daki farklı iklimsel zonlara uyumu anlaşılmaya çalışılacaktır. Genetik olarak iyileştirilmiş yeni tohum bahçeleri kurulabilecektir. Ayrıca, zararlılara karşı daha dayanıklı bitki materyalinin kullanılması sonucu ekonomik kayıpların azaltılması ve böylece yılbaşı ağacı endüstrisinin sürdürülebilirliğinin sağlanması beklenmektedir.

CoFirGE projesi kapsamında ele alınan Uludağ ve Kazdağı göknar populasyonları, her iki türün Türkiye’de yer alan doğal ormanlarının çok çok küçük bir kısmını kapsamaktadır. Yani her iki türün genetik kaynak merkezi Türkiye’dir. Bu bakımdan her iki türün Türkiye’de bulunan ve ülkeye estetik, ekolojik, ekonomik açıdan birçok yarar sağlayan ve/veya sağlama potansiyeli olan bereketli ve bol ormanları sürdürülebilir bir şekilde yönetilmeli ve korunmalıdır. Böylece, bu türler gelecekte sadece Türkiye’ye yarar sağlamakla yetinmeyip çok uzak diyarlarda bulunan birçok kişi ve/veya kurumun hayatına da katkıda bulunabilir.

Teşekkürler

Dr. Yusuf Kurt’un Kuzey Karolina Devlet Üniversitesindeki çalışmaları Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK-BİDEB/2219-Programı) tarafından desteklenmiştir. Bu desteğinden dolayı TÜBİTAK’a teşekkürlerimizi sunarız.

Kaynaklar

1) Aussenac G (2002) Ecology and ecophysiology of circum-Mediterranean firs in the context of climate change. Ann For Sci 59:823-832.

2) Bahadır M, Emet K (2010) Türkiye’de ana iklim tiplerini karakterize eden belli başlı ağaç türlerinin CBS ile analizi. Tubav Bilim 3(1):94-105.

3) Chastagner GA, Benson DM (2000) The Christmas tree: traditions, production, and diseases. Online Plant Health Progress. doi: 10.1094/PHP-2000-1013-01-RV.

4) Frampton J (1998) Fir species of the world. Limbs & Needles. Vol. 25(1):8-9, 13, 28.

5) Frampton J, Benson DM (2012) Seedling resistance to Phytophthora cinnamomi in the genus Abies. Annals of Forest Science 69:805-812.

6) Frampton J, Isik F, Benson MD (2013) Genetic variation in resistance to Phytophthora cinnamomi in seedling of two Turkish Abies species. Tree Genetics & Genomes 9:53-63.

7) Frampton J, McKinley C (1999) Christmas trees and greenery in Denmark-production and tree improvement. American Christmas Tree Journal Vol. 43(2):4-11.

8) Hansen OK, Vendramin GG, Sebastiani F, Edwards KJ (2005) Development of microsatellite markers in Abies nordmanniana (Stev.) Spach and cross-species amplification in the Abies genus. Mol Ecol Notes 5:784-787.

9) Kaya Z, Skaggs A, Neale DB (2008) Genetic differentiation of Abies equi-trojani (Asch. & Sint. ex Boiss) Mattf. populations from Kazdağı, Turkey and the genetic relationship between Turkish firs belonging to the Abies nordmanniana Spach complex. Turk J Bot 32:1-10.

10) Kormutak A, Lee SW, Hong KN, Yang BH, Hong YP (2008) ) Crossability relationships between Korean firs Abies koreana, A. nephrolepis and some other representatives of the genus Abies. Biologia 63(1):94-99.

– Kormutak A, Vookova B, Camek V, Salaj T, Galgoci M, Manka P, Bolecek P, Kuna R, Kobliha J, Lukacik I, Gomory D. (2013) Artificial hybridization of some Abies species. Plant Syst Evol 299:1175-1184.

11) Liepelt S, Mayland-Quellhorst E, Lahme M, Ziegenhagen B (2010) Contrasting geographical patterns of ancient and modern genetic lineages in Mediterranean Abies species. Plant Syst Evol 284:141-151.

12) Linares JC (2011) Biogeography and evolution of Abies (Pinaceae) in the Mediterranean Basin: the roles of long-term climatic change and glacial refugia. J Biogeogr 38:619-630.

13) Scaltsoyiannes A., Tsaktsira M. and Drouzas A.D. 1999. Allozyme differentiation in the Mediterranean firs (Abies, Pinaceae). A first comparative study with phylogenetic implications. Plant Systematics and Evolution 216, 289-307.

14) Tayanç Y, Çengel B, Kandemir G, Velioğlu E (2012) Türkiye’de yayılış gösteren göknar (Abies spp.) popülasyonlarının genetik çeşitliliği ve filogenetik sınıflandırılması. Teknik Bülten No: 33, Yayın No: 47, 55 s. Orman Genel Müdürlüğü, Orman Ağaçları ve Tohumları Islah Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara-Türkiye.