Ana sayfa 138. Sayı Philae’den gelen yeni görüntüler tartışma başlattı: Kuyrukluyıldızda mikrobiyotik bir yaşam olabilir mi?

Philae’den gelen yeni görüntüler tartışma başlattı: Kuyrukluyıldızda mikrobiyotik bir yaşam olabilir mi?

97
PAYLAŞ

Derleyen: Özgür Can Özüdoğru

Rosetta görevi dahilinde, 67P/Churuyumov-Gerasimento kuyrukluyıldızına iniş yapan Philea, uzay hakkındaki fikirlerimizi sarsacak yeni bulgular ortaya atmaya devam ediyor. Kuyrukluyıldızın çevresinde dolanan Rosetta uydusu üzerindeki yüksek çözünürlüklü Osiris kamerası, aldığı birtakım görüntülerde sıradışı, yüzeyin yapısına göre doğal gözükmeyen birtakım şekiller fark etti. Işığın frekansından dolayı bu şekillerin yerin yüzeyine “çıkartılmış” buz katmanları olduğu fark edildi. Üstelik bu katmanların bir kısmından düzenli olarak gaz çıkışı meydana geliyordu.

Fark edilen bu şekillerden dolayı kuyrukluyıldızlar için söylenen “Herhangi jeolojik aktivite göstermeyen, buzdan oluşan ölü yapılardır” ifadesi de yanlışlanmış oldu. Birleşik Krallık Kraliyet Astronomy Enstitüsü’nden (Royal Astronomical Society) astrofizikçi Max Waillis, veriler hakkında yaptığı açıklamalarda, bu oluşumların cismin aktif bir vücudu olduğunu ve jeolojik açıdan gelişmeler yaşadığını gösterdiğini belirtiyor.

Var olan bu oluşumlara ve dışarıya gaz çıkışına en sıradışı yaklaşım Buckingham Astrobiyoloji Enstitüsü astrobiyoloğu Prof. Dr. Chandra Wickramasinghe’den geldi. Prof. Wickramasinghe’e göre bu sıradışı aktivitenin sebebi, bölgedeki mikrobiyotik hareketler olabilir. “Kırılmış buz çatlakları içinde yaşayan birtakım extremofil(1) canlılara, Dünya’nın kutup bölgelerinde de rastlamaktayız. Bu tür bölgelerde de yine benzer görüntüler ve gaz çıkışları oluyor” diyen Wickramasinghe, kuyrukluyıldıza benzer ortamlar yaratıp, bu tür bakterilerin orada nasıl davrandığını araştıran yeni bir deney girişiminde olduğunu açıkladı.
Bu gelişmelerin aksini düşünen biliminsanları da oldukça fazla. Bunlardan biri olan, Rosetta Projesi yürütücü komitesinde bulunan ve projenin şu anki başarısına ulaşmasında en büyük rollerden birini üstlenen ESA fizikçisi Matt Taylor, fotoğrafları gören ilk kişilerden olduğunu, ancak Dünya’dakiler ile kıyaslandığında benzerliklerin bulunmasıyla beraber, bu benzerliklerin yalnızca fiziksel olduğunu, bahsedilen iddiaları kanıtlayacak en ufak bir delil bulunmadığını belirtiyor. Popüler basın kuruluşlarının “Rosetta yaşam buldu” gibi manşetler atmasını da eleştiren Taylor, twitter üzerinden “Rosetta’nın astronomi tarihini değiştiren bulgularının pek çoğu genel geçer basında yer almazken, herhangi bir kaynağa dayanmayan ve yalnızca iki şahsın ifadelerine dayalı haberlerin bu kadar geniş çapta haber yapılması bir habercilik başarısızlığıdır” yorumunu yaptı.

Dipnot

1) Çok yüksek ya da düşük sıcaklıklarda, radyoaktif ya da zehirli bölgelerde yaşamayı başarabilen canlı türleridir. Yapıları pek çok canlıdan farklılaşmış olduğundan astrobiyologlar tarafından özellikle incelenirler.

Kaynaklar:
– bit.ly/1I9XQor
– bit.ly/1GyB1Wq (ESA açıklaması)