Ana sayfa Bilim Gündemi Gecikmeli hatırlama: Çocuklar bugün unuttuklarını yarın hatırlayabiliyor

Gecikmeli hatırlama: Çocuklar bugün unuttuklarını yarın hatırlayabiliyor

85
PAYLAŞ

admin

Yetişkinlerin anıları zaman geçtikçe zayıflıyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre küçük çocuklar için tersi bir durum söz konusu. Çocuklar bir bilgiyi öğrendikleri güne nazaran sonraki günlerde daha iyi hatırlayabiliyor.

Araştırmada 4-5 yaşındaki çocuklar, nesneler arasındaki bağlantıları hatırlamalarını gerektiren bir oyun oynadılar. Oyunu iki gün sonra tekrar oynayan çocuklar, aynı gün içinde tekrar oynayan çocuklara göre yüzde 20 daha fazla skor elde etti.

Çalışmanın eş-yazarlarından ve Ohio Devlet Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Kevin Darby diyor ki: “Çıkarılacak sonuçlardan biri, çocukların zannettiğimizden daha akıllı olmaları. Karmaşık bağlantılar kurabiliyorlar, sadece bunun için daha fazla süreye ihtiyaçları var.”

Psychological Science dergisinin gelecek sayısında yayımlanacak olan çalışma, ilk defa birbirinden farklı ama ilişkili olan zihinsel bir olguyu belgelemekte. Bunlardan biri aşırı unutma: Çocuklar iki benzer şeyi peşi peşine öğrendiklerinde ikinci şey birincisini unutmalarına yol açıyor. Diğer olgu ise gecikmeli hatırlama: Çocuklar önceden unuttukları bir bilgiyi günler sonra hatırlayabiliyor.

Ohio Üniversitesi’nde psikoloji profesörü, Bilişsel Gelişim Laboratuvarı’nın direktörü ve çalışmanın başyazarı Vladimir Sloutsky’ye göre bu bulgular “belleği anlamak ve özellikle yeni bilginin hafızaya kodlanması konusunda yeni bir bakış açısı sağlamakta.”

“Öncelikle, çocuklara birbirine çok yakın zamanda verilen benzer bilgilerin birbirine karışmasıyla, neredeyse tamamen bellek oluşmasını engellediğini gösterdik. İkinci olarak araya zaman girmesinin bu engellemeyi ortadan kaldırdığını gösterdik. Şaşırtıcı bir şekilde çocuklar daha yeni öğrendiklerini tamamen unutabiliyorlar, ancak belleklerindeki bilgiler bir süre sonra gelişebiliyor.”

Çalışmaya orta Ohio bölgesindeki anaokullarından 4-5 yaşlarında 82 çocuk katıldı. Çocuklar üç farklı zamanda bilgisayar üzerinden bir resim eşleştirme oyunu oynadı.

İlk oynadıklarında çocuklar beyzbol şapkası ve tavşan gibi nesne çiftleri gördüler ve çocuklara bu çiftlerin Mickey Fare’ye mi yoksa Ayı Winnie’ye mi ait olduğu öğretildi. Oyunu kazanmak için nesne çiftlerini doğru şekilde sahipleriyle eşleştirmeleri gerekti.

Çocuklar bu eşleşmeleri oldukça kolay bir şekilde öğrendi. Oyunun başında ortalama yüzde 60 skor alırken, oyunun sonuna doğru ortalama yüzde 90 skor elde ettiler.

Oyunu hemen sonrasında tekrar oynadıklarında ise Mickey ve Winnie’ye ait olan çiftler araştırmacılar tarafından karıştırıldı. Böylece çocuklar aynı nesneleri tamamen yeni eşleşmelerle öğrenmek durumunda kaldı.

Yine çocuklar ortalama yüzde 60 skorla oyuna başladılar ve yüzde 90 skorla bitirdiler. Skorlar çocukların yeni resim eşleşmelerini öğrenebildiklerini kanıtlamış oldu.

Araştırmacılar, ikinci oyunda öğrenilen eşleşmelerin birinci oyunda öğrenilenlerin unutulmasına yol açıp açmadığını anlamak amacıyla çocukların yarısına oyunu aynı gün içinde tekrar oynattılar. Bu son oyun seansında araştırmacılar birinci oyundaki eşleşmeleri tekrar sundular. Görünüşe bakılırsa çocuklar gerçekten de aşırı unutmayı yaşadılar. Sanki oyunu aynı bilgiyi silbaştan öğreniyorlarmış gibi, üçüncü oyuna da ortalama yüzde 60 skorla başlayıp oyunu yüzde 90 skorla bitirdiler.

Çocukların diğer yarısı ise oyunu iki gün sonrasına kadar oynamadı. Araştırmacı Darby bunun sebebini şöyle açıkladı: “Önceki araştırmalardan biliyoruz ki, çocuklar karmaşık bağlantıları kurdukları sırada mücadele veriyorlar. Biz de düşündük ki araya belli bir mola ve uyku girmesi daha iyi hatırlamalarına yardımcı olabilir. Gerçekten de çocukların bilgiyi özümsemek için vakitleri olduğunda  bağlantıları daha iyi hatırladılar”.

Aslında çok daha iyi hatırladılar. Oyunu iki gün arayla tekrar oynayan çocuklar oyuna yaklaşık yüzde 85 skorla başlayıp yüzde 90 skorun hemen üstünde bitirdiler. Oyun sonundaki skorları benzerdi. Ancak iki gün ara vermeyen çocuklara oranla yüzde 25 daha fazla puan almalarına yetecek kadar daha iyi hatırladılar.

Sloutsky’ye göre çocuklar için bu eşleşmeleri öğrenmek, kuralları, planları ve ayarlamaları öğrenmeye benzetilebilir. Örneğin bir çocuğun cumartesileri scooter’a binip kardeşinin bilgisayar oynayabileceğini, pazarları da kendisinin bilgisayar oynayıp kardeşinin scooter’a binebileceği kuralını hatırlaması gerekebilir. Araştırmacılar, çocukların bu tür bilgileri ilk öğrendikleri an hatırlamakta zorlanabileceklerini, ancak birkaç gün sonra hatırlayabileceklerini ileri sürüyor.

Sloutsky, çocukların yetişkin boyutundaki bilgileri birkaç gün uyuyup akıllarında tutabileceklerini hiçbir şekilde öne sürmediklerinin de altını çiziyor. Bulgular daha ziyade çocukların başta unutmuş gibi görünseler de çocuk boyutundaki bilgileri zaman verilirse özümseyebilecekleri anlamına geliyor.

“Çocukların belleğindeki bilgilerin zamanla gelişmesinin mümkün olduğunu gösterdik. Çocukların belleklerine aşırı yükleme yapmak gibi bir yöntem bulmuş değiliz” dedi.

“Sözün özü şu ki, çocuklar aşırı unutma yaşayabilir ve bunla savaşmanın yolu zannedilenin aksine zamanın geçmesine izin vermektir.”

 

Çeviren: Süleyman S. Taşçı

Koç Ünv. Psikoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

 

Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases/2015/09/150921112926.htm