Ana sayfa 142. Sayı Büyük memelilerin tükenmesi, dünyanın manzarasını sonsuza kadar değiştirebilir

Büyük memelilerin tükenmesi, dünyanın manzarasını sonsuza kadar değiştirebilir

92
PAYLAŞ

Çeviren: Süleyman S. Taşçı

Büyük memelilerin geçmişte soyunun tükenmesiyle ilgili bir incelemeye göre, fil gibi büyük kara hayvanları ve Afrika antilopu gibi dev otçullar korunmaya değer. Bunun bir sebebi, yok olmalarının, beraber varoldukları bitki ve hayvanlar üzerindeki kalıcı etkisi.

Kaliforniya Berkeley, Stanford, Şili ve Kaliforniya Sakramento Üniversiteleri’nden paleontologlar, 15.000 yıl önce Amerika kıtasına insanların yerleşmesinden beri büyük hayvan topluluklarının tükenmesinin ekosistemdeki etkilerini araştırdı. Bulgulara göre mamut ve mastodon gibi en büyük kara hayvanlarının yok olmasının ardından, bölgenin doğasında uzun süren değişimler meydana geldi.

Örneğin, yeni araştırmalar Alaska ve Yukon’da verimli orman ve çayırların verimsiz tundralara dönüşmesinin mamut, yerel at ve diğer büyük hayvanların soyunun tükenmesi sebebiyle gerçekleştiğine işaret ediyor. UC Berkeley’de biyoloji profesörü ve çalışmanın yürütücüsü Anthony Barnosky, benzer şekilde Kuzeybatı Pasifik ve Kuzeydoğu ABD’de, mamut ve mastodonların tükenmesinin bitki örtüsünü değiştirdiğini ve Batı ABD’de küçük memeli çeşitliliğini azalttığını belirtiyor.

Barnosky diyor ki, “Bugün [besin zincirinden] yukarıdaki bir yırtıcıyı veya anahtar konumdaki bir otçulu çekip alırsanız, çevre sisteme belirgin değişimler getirdiğinizi ekolojik çalışmalar gösteriyor. Araştırmamız, geçmişte bu gibi değişimlerin binyıllarca süregeldiğini açıkça ortaya koydu. Soy tükenmeleri gerçekten dinamikleri kalıcı biçimde değiştiriyor. Geri dönüşünüz yok.”

Ancak bulgulara göre nesil tükenmelerinin hepsi ekosistemde büyük değişimler bırakmıyor. Örneğin, yer tembel hayvanı ve gliptodonların yok olması Güney Amerika’da Patagonya ve Pampalar bölgelerindeki bitki örtüsünde fark edilebilir bir etkiye yol açmamıştır.

Barnosky’ye göre, “Büyük bir hayvanı sahneden silince tabiatta önemli değişiklikler meydana geliyor gibi basit bir hikâye yok. Değişikliğin olup olmayacağı silinen hayvanın büyüklüğüne, hayvanın hangi bitki ve hayvanlarla etkileşim içinde olduğuna ve bölgede başka hangi bitki ve hayvanların mevcut olduğuna ve hayvanın yaşamak için ne yaptığına bağlı.”

Yaprak yiyici filler

Örneğin mamut, mastodon ve günümüz filleri gibi büyük yaprak yiyiciler küçük ağaçları, çalıları yiyip, ağaçları söktükleri gibi toprağı çiğneyip karıştırıyor. Bizon ve sığın gibi diğer büyük otçullar beslenme ve boşaltım yaparken, çalıları kontrol altında tutup topraktaki yapıyı ve besinleri dönüştürüyor. Sonuç olarak, araştırma ekibinin bulgularına göre, bu gibi büyük cüsseli bitki yiyiciler ormanların çayıra dönmesini önlemede önemli bir rol oynuyor.

Araştırma ekibinden UC Paleontoloji Müzesi Yöneticisi ve biyoloji profesörü Charles Marschall diyor ki, “Günümüzde fil toplulukları gibi Afrika hayvanlarının yok edilmesinin, çalı ve düzensiz akasyalarla dolu bir bozkır örtüsüne yol açtığını görüyorsunuz. Fil topluluklarıyla günümüz Afrikası, mamut ve mastodonlu Kuzey Amerika tipiyle örtüşüyor.”

Arjantin’de Pampalar bölgesinde ise, Güney Amerikalı mastodonların yok olması bitki ve hayvan topluluklarının üzerinde, muhtemelen hava koşulları ve yağış miktarı ormanlara yeterli olduğu için gözle görülür bir etki yaratmadı.

Makalenin yazarlarından UC Berkeley’de doktora sonrası araştırmacı Emily Lindsey’ye göre, çevre koruma çabalarını yönlendirirken bu ilişkileri anlamak önemli olabilir. “Koruma biyologları, hangi tür ekosistemlerin küresel iklim değişikliğinden en çok etkileneceğini ve koruma, restorasyon çabalarına duyarlılıklarını incelerken bu bilgiler faydalı olabilir.”

Barnosky, Lindsey ve arkadaşları, araştırmalarını Proceedings of the National Academy of Scicences dergisinin erken çevrimiçi sürümünde yayımladılar.

Ekosistemdeki tüm değişimler fosillerde iz bırakmadığından, Barnosky bu çalışmanın yalnızca devasa çevresel değişimleri ve bunlardan büyük memeli nesillerinin tükenmesinden kaynaklananları kapsadığına dikkat çekiyor. “Gördüğümüz tesiri görebilmemiz gerçeği, bu hayvanların yok olmasıyla ekosistemlerin sonsuza kadar değiştiği sonucunu sağlamlaştırıyor. Günümüzde çevrebilimcilerin gösterdiği gibi, ne zaman büyük bir hayvanı ekosistemden çıkarırsanız, bunun muazzam etkileri oluyor. Ancak bu etkiler her zaman fosil kayıtlarda fark edilemeyebiliyor.”

İnsanın yeni dünyayı istilasının ardından nesiller tükendi

Barnosky bu araştırma için Amerika bölgesinden geyik, kanada geyiği veya Afrika’dan Afrika antilopunu çıkarmanın etkilerini araştıran ekolojik çalışmaların esin kaynağı olduğunu söylüyor. 15.000 yıl kadar önce Sibirya’dan Kuzey ve Güney Amerika’ya insanların varmasıyla bölgede dolaşan bütün büyük kara memelilerinin yaklaşık dörtte üçünün yok olmasının bıraktığı izleri, araştırma ekibi aramaya karar verdi. Yaklaşık 12.000 yıl önce, avlanma ve iklim değişimi gibi olası sebeplerle 60 memeli türü Kuzey Amerika’dan silindi. Mamut, mastodon, at, Kanada geyiği ve ayrıca etçil olarak kılıç dişli kedi ve dehşetli kurt yok oldu.

Güney Amerika’daki türlerin tükenmesi daha uzun sürdü, ancak bu kıtada sonunda lama, dev armadillo, kılıç dişli kedi, dev yer tembel hayvanı ve mastodonun akrabası Gomphotheriidae gibi yaklaşık 99 tür yok oldu.

Kuzey Amerika’da üç bölgede -Kuzeybatı Amerika, Kuzeydoğu Amerika ve Alaska/Yukon’da- yangın sıklığıyla beraber bitki topluluklarının değiştiği ve küçük memeli çeşitliliğinin azaldığı, fosillerde gözlemlendi. Örneğin, çalışmanın eş-yazarlarından Stanford Üniversitesi’nde profesör Elizabeth Hadly’nin araştırmasına göre, bu yok oluşların ardından küçük kemirgen çeşitliliğinin azalması, yaygın “yabani ot” fare türlerinin tüm alanı sarmasına sebep oldu.

Hadly’ye göre, “Kuzey Amerika’nın bize verdiği mesaj, hortumlular gibi soyu tükenen büyük hayvan topluluklarının otlama ve yaprak yeme faaliyetleri yaşam alanı mozaiklerine yardımda bulundu. Buzul Çağı’nın sonuna doğru bu ekosistem mühendislerinin nesli tükendiğinde, her yıl yaprağını döken ormanlar çevreye yerleşti. Kuzeybatı Amerika’da Buzul Çağı yaşam alanlarının kaybolması, küçük memeli çeşitliliğinin azalmasına yol açtı.”

Barnosky, “Eğer bugün yok olma tehlikesindeki büyük hayvanlardan bazılarını kaybedersek, bu hayvanlardan çok daha fazlasını, hayvanların ait olduğu ekosistemi kaybediyoruz” diye belirtiyor.

 

Kaynaklar:

http://www.sciencedaily.com/releases/2015/10/151026171759.htm

 http://news.berkeley.edu/2015/10/26/loss-of-large-land-mammals-could-change-landscapes-forever/