Ana sayfa 145. Sayı İngiliz biliminsanları insan genlerini düzenlemek için lisans aldı

İngiliz biliminsanları insan genlerini düzenlemek için lisans aldı

111
PAYLAŞ

Nihat Çelik

Francis Crick Enstitüsü’nden biliminsanları, erken gelişim araştırmaları için embriyoda CRISPR-Cas9 teknolojisi kullanarak düzenleme yapma izni aldılar.

İngiltere’deki döllenme düzenleyicileri, Londra’daki biliminsanlarının, araştırmalarda insan embriyolarını düzenlemek için izin aldıklarını duyurdu. 1 Şubat’ta İngiltere İnsan Döllenme ve Embriyoloji Kurumu tarafından verilen onay, bu tarz araştırmalar için ilk defa, bir otoritenin onayını temsil ediyor.

Massachusetts’teki Boston Çocuk Hastanesi’nden kök hücre biyoloğu George Dalley, “Bu önemli bir ilk. HFEA’ nın hassas araştırma alanlarına karşı çok düşünceli ve tedbirli bir yapısı var ve bu izin de bu tarz araştırmaların daha da ileriye gitmesinde güçlü bir örnek” diyor.

HFEA, Londra’daki Francis Crick Enstitüsü’nden gelişim biyoloğu Kathy Niakan’ın, genom düzenlemede kullanılan CRISPR-Cas9 tekniğini sağlıklı insan embriyolarında uygulamasını kabul etti. Niakan’ın takımı, erken gelişim evresiyle ilgileniyor ve döllenmeden sonraki ilk günler aktif olan genleri değiştirmeyi planlıyor. Araştırmacılar 7 gün sonra deneyleri durdurup embriyoları yok edecekler. Genetik düzenlemeler, araştırmacıların kısırlık için tedavi geliştirmelerine yardımcı olabilir, fakat tedavinin temelini oluşturamaz.

Crick Enstitüsü’nden gelişim biyoloğu Robin Lovell- Badge, “HFEA’nın bu kararı, insan embriyosunun genomunu düzenlemeyi uman araştırmacıları da yüreklendirecek” diyor. Badge, İngiltere’de embriyo düzenlemeyle ilgilenen diğer biliminsanlarından duyduklarını dikkate aldığında, daha fazla uygulamanın da ortaya çıkmaya devam edeceğini tahmin ettiğini söylüyor. Öte yandan, bu kararın başka ülkelerdeki biliminsanlarına güven kazandırdığını, eğer ulusal düzenleyici kurumları böyle bir karar aldıysa araştırmalarına devam etmeyi sürdüreceklerini veya böyle bir karar bulunmuyorsa da, kararı elde etmek için mücadele edeceklerini belirtti.

Gelişim genleri

Niakan’ın takımı, döllenme kliniklerindeki hastalardan elde ettikleri sağlıklı insan embriyolarını laboratuvar ortamında düzenlemek için HFEA’dan lisans aldı. Geçtiğimiz yılın Eylül’ünde, Çin’deki araştırmacılar cansız insan embriyolarının genomlarını düzenlemek için CRISPR-Cas9 tekniklerini uyguladığını bildirdikten 5 ay sonra, takım bu embriyoların genomlarını düzenlediğini duyurdu ve bu da birçok tartışmayı beraberinde getirdi.

Niakan diyor ki “Takımımın, HFEA’dan kabul alması ve deneylere başlaması ayları buldu. İlk deneydeki amaç, fetüsü oluşturan hücrelerde aktif olan, POU5F1 olarak da bilinen OCT4 regülatör geninin akvitesini engellemekti.” (Embriyodaki diğer hücreler, plasentanın oluşmasında etkili.) Takım, döllenmiş yumurta gelişmesinin blastosit evresine geçince (256’dan fazla hücre oluştuğu zaman) döllenmeden sonraki bir hafta içinde deneylerini sonlandırıyor.

Crick Enstitüsü direktörü Paul Nurse diyor ki: “Dr Niakan’ın HFEA’dan aldığı bu kabul beni çok memnun etti. Dr. Niakan’ın araştırmaları, insan gelişiminin en erken dönemlerine bakarak, deney ortamında yapılan döllenmenin başarısını arttırmayı ve daha sağlıklı insan embriyolarını elde etmek için gelişimi sağlıyor.”

Yerel Araştırmalar Kurulu’nun da, Niakan’ın yapmayı planladığı araştırmaları kabul etmesi gerekiyor. Niakan’ın uygulaması kabul aldığında, HFEA, böyle bir etik kabul alınmadan deneylerin başlatılamayacağı açıklamasında bulundu.

Uluslararası etki

İngiltere’deki Edinburgh Üniversitesi’nden bioetik uzmanı Sarah Chan şöyle diyor: “Bu karar İngiltere’nin ötesinde de yankı uyandıracak. Bence bu, bu teknolojiyi uygulamak isteyen diğer ülkelere de çok güzel bir örnek. Böylece, araştırmalarla üreme arasındaki farklılığı ayırma kabiliyetine sahip iyi düzenlenmiş bir sistem oluşuyor.”

İngiltere’de gebe kalınan çocuğun embriyosunun genomunu değiştirmek yasadışı kalsa da, araştırmacılar kliniklerde tedavi amaçlı kullanılacak embriyoların dağıtımından haberdar olmak istiyor.

Bazı ülkelerde, üremeyle ilgili araştırmaların kesin bir şekilde yasaklandığından bahseden Hokkaido Üniversitesi’ndeki bioetik uzmanı Tetsuya Ishii, “İngiltere’deki bu adım, kliniklerdeki eşey hücrelerin genlerinin düzenlenmesiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi” diyor.

Daley, “Bu tarz araştırmalarda, eşey hücrelerdeki düzenlemelerin, kompleks olayların aydınlatılmasında önemli bir rolü olduğu kanıtlanmalı. Bu çalışmalar kesin bir şekilde klinik araştırmaların çevresinde olmasa dahi, kliniksel uygulamaların potansiyel risklerini de bize öğretebilir” diye ekliyor.