Ana sayfa Antropoloji Dişlerine bakarak insanlarla insansıları ayırt edebilmek!

Dişlerine bakarak insanlarla insansıları ayırt edebilmek!

95
PAYLAŞ

admin

Görsel açıklaması: Dr. Alistair Evans çalışmasının içerdiği bir dizi insansı kafatası ile görülüyor.

 

Yeni bir çalışmaya göre 20 yaş dişleri (akıl dişleri diye de bilinir), insan araç kullanımı ile birlikte başlayan değişimlerin bir parçası olarak, insan evrimi sırasında işlevini yitirmiş olabilir. Biliminsanları bu keşfin arkasındaki araştırmanın, fosil türlerin modern insanlarla yakından ilişkili olduklarını anlamanın yeni bir yolunu sağlayabildiğini açıkladılar.

Modern insanlar, insan soyağacının dünya üzerinde yaşayan tek üyesi olmalarına karşın, bu dünyada yaşayan başka insan türleri de vardı. Ancak, modern insanlar ile bu yok olmuş insansılar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması zordur. Bunun nedeni ise, eski insansı fosillerin (şempanze soy çizgisinden ayrılan ve günümüzden geriye doğru tarihlendirilen insanlar ve ilişkili türler) az bulunmasıdır.

Dişler, insan vücudunun en sert parçaları oldukları için en yaygın bulunan insansı fosilleridir. Monash Üniversitesi’nden Alistair Evans, “Dişler, atasal bir fosilin nasıl yaşadığını açıklayan temel bir role sahiptir. Bunun yanında, türlerin hangi canlı grubuna ait oldukları, diğer türlerle nasıl bir ilişkilerinin olduğu, ne yedikleri ve çocuklukları sırasında hangi hızda geliştikleri hakkında da bilgi verebilmektedir” açıklamasını yapıyor.

Araştırmacılar, insansı dişlerin evrim boyunca boyutlarının küçüldüğünü, bunun en bariz görülen örneğinin ağzın arka tarafında bulunan 20 yaş dişleri olduğunu ve belki de bu dişlerin zamanla küçülmeye doğru bir eğilim sergilediğini dile getirmektedir. Modern insanlarda 20 yaş dişleri, sıklıkla çok küçüktür ya da hatta hiç gelişmemiştir. Diğer taraftan, diğer birçok insansı türlerde 20 yaş dişleri çok büyük olup modern insanlardaki eşlerine kıyasla iki ila dört kez daha geniş bir çiğneme yüzeyine sahiplerdi.

Önceki çalışma, modern insanlardaki 20 yaş diş boyutlarının ciddi düzeyde küçülmesinin, modern insanlara özgü diyetlerdeki değişimlerden ya da yiyecekleri pişirerek yediklerinden dolayı olduğunu ileri sürmektedir. Ancak, şu an Evans ve ekibi, bu değişimin insan evriminin çok daha öncesinde başlamış olabileceğini belirtiyorlar.

Biliminsanları, modern insanlardaki ve insansı fosillerin diş boyutlarını analiz ettiler ve insansı dişlerinin iki temel gruptan oluştuğunu buldular. Bir grup, modern insanları ve yok olan insan akrabalarını içeren Homo cinsi karakterinden oluşmaktaydı. Diğer grup ise, Homo cinsinden önce gelen ve Australopithler gibi iki ayağı üzerinde duran ilk primatlar, yani ilk insansıların karakterinden ibaretti.

Biliminsanları, Australopithler ve diğer ilk insansılardaki dişlerin genel olarak boyutlarına bakmaksızın, diş oranlarının sabit kalması ile birlikte ağzın arka kısmına doğru daha büyük olma eğilimi gösterdiklerini keşfettiler. Ancak, Homo cinsinde, hem bütün dişlerin genel anlamda daha küçük olduğu, hem de ağzın arka kısmına doğru dişlerin gittikçe küçüldüğü görülüyor.

Evans, “İki insansı grup arasında temel bir farklılık olduğu görünüyor. Bu belki de, Homo cinsini tanımlayan şeylerden birisidir” açıklamasında bulunuyor. Evans, Homo cinsi ve öncesindeki insansıların diş boyutları arasında gerçekleşen bu değişimin, Homo cinsinde gelişmiş araç kullanımın ortaya çıkmasından dolayı meydana gelmiş olabildiğini de ekliyor.

Evans Live Science’a verdiği demeçte, “Her zaman, ilk Homo cinsinin öncesinde gelişmiş araçlar kullanmaya başladığımız tahmini yapılmıştır. Araç kullanımı, daha erken ortaya çıkan insansılardakiler kadar büyük diş ve çeneye ihtiyaç duymadığımız anlamına gelmektedir. Bu daha sonra, daha az enerji harcamayı gerektirerek, dişlerimizi daha küçük hale getiren evrimsel baskıyı arttırmış olabilir” açıklamasında bulunuyor.

Evans, modern insanlarda diş boyutunun azalmasının, akıl dişlerinin gelişimini giderek yok olma noktasına ulaştırdığını söylüyor. Ayrıca, pişirmenin ortaya çıkmasıyla birlikte, dişlere çok fazla gereksinim duyulmadan besinlerin daha kolay yenir duruma geldiğini de sözlerine ekliyor.

Önceki çalışma, dişlerin insansılarda nasıl evrildiğinin çok fazla varyasyonu olduğunu ileri sürmüştü. Evans, şimdi çok fazla varyasyon yerine, insansı diş evriminde açık bir örüntünün (pattern) çok daha basit olduğunu gördüklerini ifade ediyor.

 

Lucy-dişler

Fotoğrafta, bu çalışmanın içerdiği bir çeşit Australopith olan Lucy’nin (Australopithecus afarensis) kafatası görülüyor.

Evans, “Bu örüntüler, araştırmacılara eski insansıların Homo cinsine ait üyeler olup olmadığına karar vermede yardımcı olabilir. En eski Homo üyesi olan Homo habilis’in, aslında bir Australopith olarak sayılması gerektiği son 20 yılı aşkın süredir çok kez ileri sürülmüştür. Homo habilis diş simetrisinin, Australopith kuralına uyup Homo kuralına uymadığını bulduk. Bu da, Homo habilis’in yeniden Australopithecus habilis olarak sınıflandırılması gerektiğini destekler niteliktedir” diyor.

Bu yeni çalışma, gelişim sırasında dişlerin bir diğerini etkileyebildiği sonucunun çıkarıldığı, farelerle yapılmış önceki deneyler üzerine inşa edilmiştir. Bu “engelleyici ardışık model”de, erken gelişen dişler, daha sonra gelişen dişlerin boyutunun artmasını engelleyebilir. Evans, bu yeni bulguların, farelerde ve çoğu memelide diş boyutunun altında yatan bu mekanizmanın, insansılarda da görüldüğünü belirtmiştir.

Bu bulgular, biliminsanlarının insansılara ait olan tek bir diş ya da diş grup boyutlarını bilerek, kalan dişlerin boyutunu oldukça yüksek doğrulukta tahmin edebileeklerini ileri sürmektedir. Evans “Bazen fosillerde sadece birkaç diş bulabiliyoruz ve bu yeni yaklaşımla kayıp dişlerin boyutlarını doğru bir şekilde tahmin edebilmekteyiz” ifadesini kullanmıştır.

Evans, gelecek çalışmanın, günümüzde Güney Afrika’da ortaya çıkarılan Homo naledi gibi tartışmalı insansı keşiflerinin analizini yapabildiğini sözlerine ekliyor. Ardından, bazıları Homo gibi, bazıları ise Australopithler gibi görünen ilginç bir karakter karışımından oluştuklarını, dişlerinin dikkatle incelenmesinin ve en iyi uyan örüntünün ortaya çıkarılmasının ilginç olacağını ifade ediyor.

 

Çev. Yusuf Sürmeli

İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü
Kaynak: http://www.scientificamerican.com/article/human-teeth-likely-shrank-due-to-tool-use/