Ana sayfa 148. Sayı Dr. Ziya Somar

Dr. Ziya Somar

337
PAYLAŞ

Nezahat Somar

Ziya Somar, 1906 yılında Yanya’da doğdu. Erkeklerinin hepsi subay olan ve savaşlardan baş alamayıp evlerinde bulunamayan ailenin çocukları, Balkan bozgunu ile İstanbul’a göç ettiler. Ziya Somar, Çanakkale savaşlarında bir gözünü kaybettiği için geri hizmete alınan eniştesinin aracılığı ile parasız yatılı olarak Bursa Sultanisi’nde ilkokuldan başlayarak öğrenimini tamamladı. Sonra, o zamanki adıyla İstanbul Darülfünunu Felsefe Şubesi’ni ve Yüksek Öğretmen Okulu’nu bitirdi. Kendi isteğiyle önce Sivas’ta sonra Erzurum’da öğretmenlik yaptı. Vatani görevini yaparken evlenince Konya’ya atandı, oradan Edirne’ye nakledildi. Edirne Lisesi’nde hem felsefe hem de edebiyat öğretmeni olarak çalıştıktan sonra İkinci Dünya Savaşı nedeniyle ikinci kez yedek subaylık yaptı. Daha sonra da İzmir İnönü Lisesi’ne atandı.

Çok verimli bir fikir yaşamı halinde süren İzmir yıllarında 1946 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne sunduğu “Mehmet İzzet ve Türk Felsefe Düşüncesinde İdealist Akım” konulu teziyle “felsefe doktoru” oldu. Darülfünun’un 1933’te üniversiteye dönüştürülmesinden sonra felsefe dalında Türkiye üniversitelerinden doktora alan ilk kişi Ziya Somar’dır.

İstanbul’da çeşitli liselerde felsefe ve sosyoloji öğretmenliği yaptı. Kırk yıllık bir çalışma ve yazın hayatından sonra 1969 yılında görevli iken emekli oldu. Yıllardır üzerinde çalıştığı en önemli eserlerini de emekliye ayrıldıktan sonra tamamladı. Ancak pek az kitabı basılabildi.

Genelde 1940’lı yıllarda yayımlanmış eserleri arasında “Bergson, Felsefesi ve İlk Eseri”, “Fikir ve Edebiyat Tarihimizin Yakın Çağlarında İzmir”, “Bir Şehrin ve Bir Adamın Tarihi: Tevfik Nevzat” yer alır. Ayrıca “Türkiye’de Anarşi ve Anarşizm” adlı küçük bir kitabı da ağabeyi Emekli Albay Nazmi Tuğrul’un desteğiyle ölümünden sonra ve 1980 yılında yayımlanabildi.

Dr. Ziya Somar, araştırmalarında, Tanzimat sonrasını, özellikle de İkinci Meşrutiyet dönemi düşünce hareketlerini konu aldı. Eserlerinin 15 bin sayfayı bulan en büyük bölümü yayımlanamadı. El yazısıyla ve Arap harfleriyle kaleme aldığı, gün yüzüne çıkmayan bu eserleri arasında “İzmir İşgali’nin Sosyal ve Politik Tarihi”, “Münif Paşa ve İlk İlim Cemiyeti”, “Yakın Türk Düşüncesinde Edebi Pozitivizm”, “Rıza Tevfik”, “Hoca Tahsin Efendi ve Bizde İlk Pozitif İlim Düşüncesi”, “Erzurum Kongresi’nin Sosyal ve Politik Tarihi” sayılabilir. Somar, ayrıca Durkheim’dan Comte’a, Sokrat’tan Nietzsche’ye, Kant’tan Hegel’e kadar birçok düşünür üzerine de çalışmalar yaptı. Ayrıca Türk düşünce tarihinin Baha Tevfik, Nüzhet Sabit, Ahmet Şuayıp gibi ünlü veya ünsüz birçok ismi de çalışmalarına (monografilerine)  konu oldu. Uzun araştırma yılları içinde yakın çevresinde en çok kullandığı cümle, “Ben kuyudan adam çıkarıyorum tek tek” idi.

Dr. Ziya Somar, 1978 yılında İstanbul’da öldüğünde, arkasında eski harflerle yazılmış ve dosyalar halinde binlerce sayfalık çalışma bıraktı.