Ana sayfa Bilim Gündemi Psikoterapistler muhtemel hastaları arasında sınıf ve ırk ayrımcılığı yapıyor

Psikoterapistler muhtemel hastaları arasında sınıf ve ırk ayrımcılığı yapıyor

169
PAYLAŞ

admin

 

Yeni bir çalışma psikoterapistlerin muhtemel hastaları arasında siyahlara ve işçilere yönelik ayrımcılık yaptığını ileri sürüyor.

“Irk ve sınıf eşitsizlikleri bulmayı bekliyordum, ama terapi talep eden işçilerin maruz kaldığı ayrımcılık benim acımasız beklentilerimi de aştı.” Çalışmanın yazarı ve Princeton Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora öğrencisi olan Heather Kugelmass böyle söylüyor.

Kugelmass, randevu almak amacıyla bir terapistle temas kuran orta sınıflar arasından, beyazların yüzde 28, siyahların ise yüzde 17 oranıyla randevu alabildiğini belirtiyor. Terapi talep eden siyah ve beyaz ırktan işçiler için ise aynı oran yüzde 8 olmuş.

Kugelmass, “Özel sektör ruh sağlığı hizmetleri piyasasındaki ayrımcılıkları ortaya çıkaran bu çalışma, daha önceden konut ve iş gibi başka piyasalardaki ayrımcılıkları ortaya çıkarmış olan diğer çalışmalarla da tutarlılık gösteriyor” diyor. Çalışmasının, sigorta piyasasının dezavantajlı durumları üstü kapalı olarak sürdürdüğünün anlaşılmasına yardımcı olabileceğini de ekliyor.

Journal of Health and Social Behavior dergisinin Haziran sayısında yer alan çalışma “‘Üzgünüm, Yeni Hasta Kabul Etmiyorum’: Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimin Denetim Çalışması” başlığını taşıyor. Çalışma dahilinde, büyük bir sağlık sigortası tedarikçisi olan HMO’dan, PhD ya da PsyD derecesi sahibi ve tek çalışan 320 New Yorklu psikoterapist gelişigüzel seçildi. Her terapist, aynı cinsiyetten bir beyaz orta sınıf, bir siyah orta sınıf, bir siyah işçi, bir de beyaz işçiye aitmiş gibi görünen ve randevu talep eden birer sesli mesaj aldı. Arayanlar ırk, sınıf ve cinsiyet olarak aynı oranda dağıtıldı.

Kullanılan kelimeler, dil bilgisi ve aksan yoluyla arayanın sosyal sınıfına dair ipuçları verilirken, arayanın ismi ve aksanı da ırkını bildirecek şekilde kullanıldı. Tüm arayanlar hafta içi akşam saatlerinde randevu talep etti ve tümü aynı sağlık sigortasına sahipti.

Kugelmass, “Terapi talep edenlerin tümü aynı sağlık sigortasına sahip olmasına rağmen siyahlara ve işçilere yönelik ayrımcılık yapılması oldukça çarpıcı” diyor. “Bu kanıt, finansal kaygılardan ziyade belli önyargılara işaret ediyor. Eğer sağlık sigortası kapsamı sabit tutulmamış olsaydı, ırk ve sınıf stereotipleri temelli ayrımcılığın daha yüksek olarak gözlenecek olması da olası bir sonuç.”

Ayrıca, bir psikoterapistten geri dönüş telefonu alma olasılığında da eşitsizlikler bulunuyor. Kugelmass beyaz orta sınıflar yüzde 51, siyah orta sınıfların da yüzde 49 oranıyla cevap alabilirken, bu oranın beyaz işçiler için yüzde 45 ve siyah işçiler için ise yüzde 34 olduğunu bulguladı. “Geri arama oranlarının düşüklüğü de beni şaşırttı” diyor Kugelmass. “Terapi talep eden beyaz orta sınıflar dahi aramalarının sadece yarısında geri dönüş alabildi. Ruh sağlığı hizmetlerinin tüketicileri olarak, ya da potansiyel tüketicileri olarak, herkesin bir cevabı hak ettiğini düşünmek istiyoruz.” Kugelmass’a göre, bir psikoterapist yeni bir hastayı kabul edemeyecek olsa bile, terapi talep eden kişinin telefonuna geri dönüş yapmak hoş bir davranış olacaktır. “Bireyler, yardım aradıkları bir dönemde cevaplanma eksikliği tecrübe ederlerse, bir psikoterapiste ulaşmayı faydasız bir eylem olarak görebilir ya da kimilerinin halihazırda şüpheyle yaklaştığı mesleğe karşı olumsuz yaklaşımlar geliştirebilirler” diyor.

Kugelmass ayrıca orta sınıf, beyaz kadınların çok talep edilen hafta içi akşam randevuları için kayırıldığını tespit etti ve bu zaman aralığı için yaptığı 80 randevu talebinden 16’sına (yüzde 20) olumlu yanıt aldı. Öte yandan, aynı zaman aralığı için başvuruda bulunan siyah işçi erkeklerin 80 farklı randevu talebine sadece bir terapist olumlu yanıt verdi.

“Psikoterapistler, diğer meslek sahiplerinin kararlarını etkileyen stereotiplere karşı bağışık değiller” diyor Kugelmass. “Dahası, tek kişilik özel çalışma biçimlerinden dolayı, terapistlerin mesleki özerklik seviyesi de daha yüksek ve önyargılarıyla uyumlu kararlar vermek için fazlaca serbestlikleri var.”

Çalışmanın sonuçları bakımından Kugelmass, ruh sağlığı hizmetlerine dair sorunların sağlık sigortası kapsamının artırılmasıyla aşılamayacağını söylüyor. “Sağlık sigortasına erişim terapiye erişimde eşitliği sağlamak için yeterli değil” diyor. “Aslına bakılırsa, hastalar üzerinde takdirde bulunduklarında, psikoterapistler istemsiz olarak eşit erişimin teşvik edilmesi çabalarına taş koyuyor olabilir. Sağlık hizmetine erişimin önündeki makro düzeydeki bariyerler oldukça önemli, ama terapist ve muhtemel hastaları arasındaki ilişkinin etkisini de göz ardı etmemek gerekiyor.”

 

Çeviren: Onur Kılıç

Boğaziçi Ünv. Felsefe Bölümü

 

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/06/160601082301.htm