Ana sayfa 150. Sayı Yeni tez: Uçma düşünüldüğü gibi evrimleşmiş olamaz

Yeni tez: Uçma düşünüldüğü gibi evrimleşmiş olamaz

251
PAYLAŞ
Büyük mavi balıkçıl (Ardea herodias).

Çeviren: Ceyhun Ceyhan

Dr. Alexander Dececchi tarafından yapılan araştırma, uçmanın kuşlarda ilk olarak nasıl geliştiğine dair uzun süredir hâkim olan hipoteze meydan okuyor. Dahası, Dececchi’nin bulguları belli türlerin kanatlarını, neden uçmadan uzun süre önce geliştirdiği sorularını öne çıkarıyor.

Queen Üniversitesi Jeoloji Bilimleri ve Jeoloji Mühendisliği bölümünden öğretim üyesi Dr. Dececchi, kuşların kökenine dair evrimsel bir açıklama getirebilmek için fosil kayıtlarından ve modern kuşlardan alınan ölçümleri kullandı. Dr. Dececchi ve meslektaşlarına göre, tahmin edilen önceki metotların hiçbiri kuşlardan önceki dinozorların uçabilmesine imkân vermiyor.

Dr. Dececchi, “Önceki modellerin uçmanın gelişimine katkı sağladığı düşüncesini çürüten araştırmamız, bizi uçmanın bir kez mi yoksa birçok kez çeşitli evrimsel süreçlerle mi geliştiği sorusuna yanıt vermemize bir adım daha yaklaştırıyor” diyor.

Dr. Dececchi ve meslektaşları 45 örneği incelediler; bunların 24’ü kuşsal olmayan teropotlara (ön bacakları kısa, arka bacakları uzun bir dinozor türü) ve beş tanesi kuşlara ait. Fosillere ait bazı önemli değişkenlerin tespit edilmesinden sonra -vücut kütlesi ve kanat büyüklüğü- yaşayan kuşların kanat vuruşu, kanat çırpma açısı ve kaslarıyla ilgili çıktılarını değerlendirmek üzere ölçümler yaptılar.

Alınan değerler düşey sıçrama ve kanat yardımlı eğim koşusu (WAIR – paleontolojide kanat hareketiyle uçuşun kökenini bulma yolunda önemli bir yeri olan, yerde yaşayan birçok kuş türü için bir kaçış yöntemi) gibi uçmanın kökeniyle bağlantılı çeşitli davranışlar için bir model oluşturmak üzere kullanıldı. Bunlara ek olarak, yerden kendi imkânları ile kalkış yapıp kendi gücü ile uçabilme gereksinimlerini sağlayan türler de test edildi.

Dr. Dececchi, “Modern kuşların kaslarının ve anatomilerinin nasıl çalıştığını, ölçülerini biliyoruz” diyor. “Modelimizi kullanarak, belirli bir türün günümüzdeki kuşların yapabildiği gibi kendi gücü ile kalkış yapıp uçabilmesi işlevlerinin minimum eşik değerine ulaşamaması durumunda, bu davranışları ya da uçmayı gerçekleştiremediklerini rahatça söyleyebiliriz.”

Araştırmacıların bulgularına göre, bu davranışların hiçbiri mevcut modeli sağlayan kriterlere uymuyor. Aslında, neredeyse tüm davranışlar, kuşların kökeninin hemen öncesinde evrimleşen türlerin dışında, ya az fayda sağlamış, ya da sağlamamış. Özellikle, bazı erken kanat adaptasyonlarının açıklaması olarak görülen kanat yardımlı eğim koşusu (WAIR) davranışına bakıldığında, bu davranışın sadece az miktardaki büyük kanatlı-küçük vücutlu türlerde (örneğin Microraptor) görülme ihtimalinin olduğu, geniş çapta bir açıklama olarak kullanılabileceğine dair bir kanıt bulunmadığı söyleniyor.

Dr. Dececchi’ye göre grubun bulguları, büyük kanatların ve süslü renkli tüylerin uçma ediminden önce işaret verme ve cinsel seçilim gibi amaçlara hizmet etmiş olmasının daha muhtemel olduğunu gösteriyor.

Uçmanın tek seferde mi yoksa farklı zamanlarda farklı evrimsel süreçler sonucunda mı evrimleştiği sorusuna ise, halen tartışılan bir konu olduğunu söyleyerek cevap veriyor Dr. Dececchi. Birçok türün milyonlarca yıl önce -en yakın ortak atalarının 50 ila 100 milyon önce yaşadığı düşünülüyor- ve birbirlerinden binlerce kilometre uzaklıkta yaşamış olması, araştırmacılara uçmanın bir kez evrimleşip kaybolmuş ya da farklı türlerde tesadüfen aynılaşmış olabileceği gibi soruları halen sordurtuyor.

Dr. Dececchi, “Her bir sınıfın (taksonun) nasıl uçtuğuyla ilgili detayda bazı farklılıklar olmakla birlikte uçuşun türlerde paralel olarak evrimleştiğine dair kanıtlar var. Ancak bunların hepsi aynı cevaplara götürüyor bizleri” diyor. “Bu, bana göre, teropodlar üzerine yapılan son birkaç on yıllık çalışmanın getirdiği en heyecan verici sorulardan biri.”