Ana sayfa 151. Sayı Nasıl unutacağımızı öğrenebilir miyiz?

Nasıl unutacağımızı öğrenebilir miyiz?

252
PAYLAŞ

Çeviren: Ebru Oktay

Ocağın üzerinden düşmek üzere olan sıcak bir tavayı tam tutmak üzereyken son anda yanmamak için refleksle elimizi geri çekeriz. Zira beynimiz bazı otomatik yönlendirmeleri bozabilecek ve ortama uyum sağlatacak kadar ileri düzey bir kontrole sahiptir. Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar,  beynin bu özelliğinin bellek reflekslerimiz üzerinde de çalışabileceğini göstermeye uğraşıyor. Acaba beynimiz kendiliğinden ve aniden çıkıp geliveren acı verici anıları hatırlamamızı durdurabilir mi?

Beynin içinde anılarımız, birbiriyle bağlantılı bir bilgi ağı şeklinde bulunur. Sonuç olarak bir anı bir diğerini, herhangi bilinçli bir güç harcamaksızın aniden yüzeye çıkarabilir. Cambridge Üniversitesi’nde nörobilimci olan Michael Anderson’a göre, beyne hatırlatıcı herhangi bir uyarı geldiğinde, beyin de size “iyilik” yaparak o anıyla ilintili diğer anıları açığa çıkarır. Fakat bazen bu açığa çıkan bilgiler bizi çok mutlu etmez.

İnsanlar bu süreç karşısında tamamen çaresiz değildir elbette. Daha önceki görüntüleme çalışmaları, beynin frontal (ön) bölgesinin, bellekten sorumlu ana yapı olan hipokampüsü körelterek bazı “tekrar anımsamaları” bastırabildiğini göstermiştir. Son zamanlarda Anderson ve çalışma arkadaşları, hipokampüsün baskılanması durumunda neler olduğunu öğrenmeye çalışıyor. Çalışmalarında, 381 üniversite öğrencisinden birbiriyle genel hatlarıyla bağlantılı bir çift kelime öğrenmesini istediler. Daha sonra kelimelerden birini göstererek diğerini hatırlamalarını ya da tamamen tersi, bilinçli olarak diğer kelimeyi düşünmemelerini istediler. Bazen de katılımcılara, hatırlama aralıklarında, konuyla tamamen ilgisiz (otoparkta duran tavuskuşu gibi ) resimler gösterdiler.

Nature Communications’da yayımlanan çalışmada, art arda tavuskuşu ya da başka değişik resimler gösterilmiş gönüllülerden 2. kelimeyi hatırlamaları istendiğinde, bu resimlerin gösterilmediği ve hemen 2. kelimeyi hatırlamaları istenen katılımcılara göre yüzde 40 oranında hatırlamada azalma gözlemlenmiştir. Bulgular, hafıza kontrol mekanizmasının gerçekten olduğunu kanıtlarken; özellikle belli bir anıyı unutmaya çalışmanın genel hafıza üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini de önermektedir.  Çünkü araştırmacıların “amnezik gölge” (unutkan gölge) dedikleri bu olay hipokampal aktivitenin azalmasıyla birlikte olayla ilintisiz diğer pek çok olayın da hatırlanmasını engellemektedir. Çalışmaya katılmamış uzmanların da belirttiği gibi, bu sonuçlar travma deneyimi yaşamış ve bunu özellikle unutmaya çalışmış bazı kişilerin neden günlük olaylarda da zayıf bir hafızaya sahip olduklarını açıklar görünüyor.

Anderson’a göre geçici bellek kaybı olmaksızın istenildiğinde bazı anıların baskılanması faydalı olabilecektir. Bu sebeple Anderson ve birlikte çalışmayı yürüttüğü Ana Catarino, bugünlerde insanları bu “anı baskılama sanatı” ile ilgili eğitip eğitemeyeceklerini göstermeyi hedefleyen bir dizi araştırma yapıyorlar. Bu çalışmada gönüllü katılımcıların beyin faaliyetleri gerçek zamanlı olarak monitörize edilirken hipokampal faaliyetin ne kadarının köreltilebildiği sözel geri bildirimlerle tespit ediliyor. Hipotezlerinde özellikle, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde iyileşebilmek için kötü anıların seçici olarak nasıl daha fazla unutulabileceği ve bunu kişinin öğrenip öğrenemeyeceği tartışılıyor.