Ana sayfa Bilim Gündemi Maksimum insan ömrüne zaten ulaşıldı mı?

Maksimum insan ömrüne zaten ulaşıldı mı?

105
PAYLAŞ

Görsel açıklaması:  Kaç doğum günü kutlayabilirsiniz? Araştırmacılar 125 yılın, insan ömrünün kesin limiti olduğunu hesapladılar.
© WavebreakMediaMicro / Fotolia

 

Yeni bir çalışma insan ömrünü halihazırda kaydedilmiş yaşların ötesine uzatmanın mümkün olmadığını söylüyor.

Albert Einstein Tıp Fakültesi tarafından Nature’da yayımlanan bir çalışmaya göre, biliminsanları insan yaşamını mevcut kayıtlardaki en yaşlı insanların yaşam süresinin ötesine taşıyacak kadar uzatmanın mümkün olmayabileceğini ileri sürüyor.

19. yüzyıldan beri, kamusal sağlık uygulamaları, beslenme biçimi, çevre ve diğer alanlardaki gelişmeler sayesinde ortalama yaş beklentisi sürekli olarak artış gösterdi. Ortalama olarak, örneğin ABD’de, bugün doğan bebekler yaklaşık 79 yaşına kadar yaşamayı bekleyebilir. 1900 yılında doğan Amerikalılar için ise ortalama ömür beklentisi sadece 47 idi. 1970’lerden bugüne, maksimum yaşam süresi de (en yaşlı insanların yaşadığı ömür) artış gösterdi. Ancak Einstein Tıp Fak. araştırmacılarına göre, azami ömrün bu artan eğrisinin bir üst sınırı var ve biz o noktaya çoktan ulaştık.

Genetik profesörü Jan Vijg, “Biyologlar gibi nüfusbilimciler de maksimum ömürdeki sürmekte olan artışın yakında sona ermesi için hiçbir sebep olmadığını ileri sürdü. Fakat elimizdeki veri buna çoktan erişildiğini ve bunun 1990’larda gerçekleştiğini söylüyor” diyor.

Dr. Vijg ve çalışma arkadaşları, 40 ülkeden ölüm ve nüfus verileri içeren İnsan Ölümleri Veritabanı’nı incelediler. 1900’den beri, bu ülkeler genellikle geç yaşta ölüm oranlarında düşüş gösterdiler.  Her doğum grubunun (yani belli bir yılda doğan insanlar) geç yaşlara kadar (70 ve üzeri) hayatta kalan kesimi, doğum yılının artmasıyla paralel olarak artış gösterdi; bu da ortalama yaşam beklentisindeki sürekli artışın göstergesi oldu.

Fakat araştırmacılar 100 ve üzeri yaşlardaki insanların 1900’den bu yana yaşama gelişimine baktığında şunu gördüler, yaşamda kalma başarıları 100 yaş civarında doruğa ulaşırken, ne zaman doğduklarından bağımsız olarak, sonrasında süratle düşüşe geçti. “Bu bulgu hem geç yaşam ölümlerini azaltmadaki başarıyı, hem de insan yaşamının muhtemel sınırını düşürüyor.”

Dr. Vijg ve çalışma arkadaşları, Uluslararası Uzunömür Veritabanı tarafından rapor edilmiş maksimum ölüm yaşı verilerini incelediler. Uzun ömürlü insan sayısının en yüksek olduğu dört ülkeden (ABD, Fransa, Japonya ve Birleşik Krallık) 1968-2006 yılları arasında 110 ve üzeri yaşlara kadar yaşamış olan insanlara odaklandılar. Bu “supercentenarian”lar (110 yaş ve üzerindeki insanlar) için 1970’ler ile 1990’ların ilk dönemi arasında ölüm yaşı hızla arttı, fakat 1995 civarında durağan bir noktaya gelmişti; bu da yaşam süresinin sınırına başka bir kanıt olabilir. Bu durgunluk ortaya çıktığında, 1997 yılına, yani tarihte belgelenen en uzun ömre sahip olmayı başarmış 122 yaşındaki Fransız Jeanne Calment’in ölüm yılına yakın bir zamandı.

Einstein Tıp Fak. araştırmacıları, rapor edilmiş maksimum ölüm yaşı verisini kullanarak, ortalama maksimum ömür süresini 115 yıl olarak belirledi (Jeanne Calment’in istatiksel olarak bir uçdeğer olduğuna hükmedildi). Son olarak, araştırmacılar insan ömrünün mutlak sınırını 125 yıl olarak hesapladı. Başka bir deyişle, belli bir yıl içinde dünyanın herhangi bir yerinde 125 yaşında bir insan görme ihtimali 10.000’de 1’in altında.

“Bulaşıcı ve kronik hastalıklara karşı daha ileri gelişmeler ortalama yaşam beklentisini artırmaya devam edebilir, ama maksimum ömür için bu söz konusu değil” diyor Dr. Vijg. “Tedaviye yönelik yeni buluşların insan ömrünü bizim hesaplarımızın ötesine uzatabilecek olması akla yatkın, ama bu ilerlemeler insan ömrünü toplu olarak belirleyen genetik varyantların da üstesinden gelmek zorunda. Belki de yaşam süresini artırmak için harcanan kaynaklar sağlık süresini, yani ileri yaşları sağlıklı geçirme evresini uzatmak için kullanılmalı.”

 

Çeviren: Onur Kılıç

Boğaziçi Ünv. Felsefe Blm.

 

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/10/161005132823.htm