Ana sayfa 155. Sayı Verlinde’nin kütleçekim teorisi ilk testini geçti

Verlinde’nin kütleçekim teorisi ilk testini geçti

262
PAYLAŞ

Çeviren: Hakan Sert

Galaksiler, kütleçekimlerinden dolayı etraflarındaki uzayı büker ve civardan geçmekte olan ışık da bükülmüş yol üzerinde hareket ederek bir “lenslenme” etkisine maruz kalır. Arkaplandaki uzak galaksilerden bize ulaşan ışık, önplandaki yakın galaksiler tarafından  aynı şekilde deforme edilir. Bu bozulma ölçümlenerek de, bozulmayı yaratan gravitasyonel dağılım hakkında fikir sahibi olunabilir. Bu hesaplamaları yapan astronomlar, galaksi yarıçapının yüz katı mesafelerdeki gravitasyonel etkinin, Einstein’in genel görelilik teorisinde öngördüğünden çok daha fazla olduğu sonucuna varmaktadır.  Şimdilik Einstein’in teorisindeki eksiklik, “karanlık madde” adı verilen, görünmez parçacıkların varlığıyla gideriliyor.

Amsterdam Üniversitesi’nden teorik fizikçi Verlinde’nin iddiasına göre yeni teorisi, gravitasyonun ardındaki mekanizmayı açıklamakla kalmayıp, aynı zamanda astronomların karanlık maddeyle açıkladığı fazladan gravitasyonel etkinin de kaynağına inerek, yalnızca görünen maddeden yola çıkıyor ve ne kadar kütleçekimi olması gerektiğini öngörüyor.

Verlinde’nin teorisiyle yalnızca görünen madde üzerinden 33.613 galaksinin kütleçekimini hesaplayan Margot Brouwer (Leiden Gözlemevi, Hollanda) liderliğindeki astronomi ekibi, buldukları sonuçları galaksilerin gravitasyonel lensleme etkisiyle karşılaştırarak yeni teoriyi test etti. Sonuçlar, teorinin tahminleriyle gözlenen gravitasyonel dağılım arasında uyum olduğu yönünde. Ancak Brouwer, fazladan gravitasyonel etkinin karanlık maddeyle de açıklanabildiğini ekliyor. Karanlık maddenin kütlesi serbest bir parametre olduğundan gözlemden gözleme ayarlanması gerekir, fakat Verlinde’nin teorisi, serbest parametreye ihtiyaç duymadan tahmini doğrudan yapıyor.

Yeni teori şu anda yalnızca izole, küresel ve statik sistemler için uygulanabilir durumda, ancak bildiğimiz gibi evren karmaşık ve komplekstir. Birçok gözlem henüz yeni teoriyle açıklanamaz durumda. Brouwer şöyle yorum yapıyor: “Sıradaki soru, ‘Teori nasıl gelişebilir ve yeni sınamalar nasıl yapılabilir?’ olmalıdır. Yine de ilk sınamadan elde ettiği sonuçlar oldukça ilginç.”