Ana sayfa 159. Sayı 50 Soruda Endüstri Mühendisliği

50 Soruda Endüstri Mühendisliği

199
PAYLAŞ

Melis Mine Şener Avşar

Eğer üniversite sınavına hazırlanıyorsan eşin dostun, akraba-i taallukatın sorusu bellidir: “Ne yazacaksın?”Seçimin tıp, eczacılık, hukuk gibi bölümlerden biriyse işin kolay. Makine mühendisliği, inşaat mühendisliği, elektrik mühendisliği gibi göze görünür, dişe dokunur mesleklerse tercihin yine zor değil. Hem de takdir görecektir ilgi alanın. Ama bazı bölümler var ki -bir de küçük bir kasabada büyümekte isen- tercihini söylediğin anda yeni sorular ya da dudak bükmelerle karşılaşırsın! Yıllar geçse de hep hatırlayacağım bir anımı paylaşmak isterim tam da burada. Üniversite sınavına girip Endüstri Mühendisliği bölümünü kazanınca çok sevinen bendeniz,sonuçların açıklanmasının hemen ardındanlisedeki öğretmenlerimden biriyle karşılaşmıştım. Konuşurken bana şöyle dedi: “O kadar puan aldın, keşke tıp yazsaydın, ağzımızı doldura doldura doktor olacak derdik, şimdi herkese ne iş yapacağını anlatman gerekecek, kim bilir endüstri mühendisliğini?” O zaman gülüp geçmiş, ciddiye almamıştım bu nükteli konuşmayı. Ama günler ve hatta yıllar içinde ardı arkası kesilmeyen, “Ne iş yapacaksın yani tam olarak?”, “Bari öğretmen olsaydın”, “Yani şimdi ne yapıyorsun sen kızım?” gibi cümlelere verdiğim cevapları dinleyenlerin bir kısmı, sonunda benim adıma biraz da üzülerek, “Olsun” diye cevap verdiğinde, “Üzülme, olan olmuş artık” der gibi; hep aklıma geldi bu konuşma. Bu kitaba başlarken ilk düşündüğümde,o günler oldu bu yüzden. Hele hele daha okula başlamadığım zamanlarda teyzelere, amcalara ne olacağımı anlatmayı bir türlü beceremediğim, çırpındığım vakitler…

Kitap, endüstri mühendisliğini 50 soruyla tanımlamak amacıyla yola çıkan İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Esra Baş’ın emeğinin ürünü. 9 bölümde “Endüstri mühendisliği nedir?”, “Bir endüstri mühendisi hangi konularda çalışır?”, “Hangi sektörlerde ne gibi işler yapabilir?”gibi soruların cevaplarını vermeye çalışıyor. Böylece üniversite seçimi sırasında bu bölüme ilgi duyan öğrencilerden, bölümde okurken uzun vadeli bir bakış açısı kazanmak isteyenlere, hatta mesleği icra ederken kendi konusu dışındaki alanlara dair genel bilgilerini taze tutmak isteyenlere doyurucu bir kaynak kitap ortaya çıkmış.İlk bölümde mesleğin tarifi anlatılırken, bunu izleyen yedi bölümde mesleğin temel alanları, bu alanlarda kullanılan belli başlı teknikler ve bu teknikleri ortaya koyan önemli isimleri bir arada önümüze konuluyor. Son bölümde ise bir endüstri mühendisinin işlevsel olarak yeri ilk anda akla gelmeyen iş alanlarına dair bilgiler veriyor.

Öğrencilik sırasında yıllar yılı girdiğimiz derslerin temel amacını sanki bir çırpıda hap olarak alıyormuşuz gibi bir hisse kapıldım kitabı okurken. Tabii ki detaylar için incelemek isterseniz esaslı bir kaynak listesi mevcut, ama özellikle mesleğe içerden bakanlar için kolayca hatırlatma referansı olabilir. Sayısal çalışmaların, matematiksel formüllerin yazılı anlatımı konusu kişisel olarak beni yoran bir konudur. Muhtemelen bu sebeple, bahsi geçen konuyu kısmen hatırlıyor olmama rağmen takip etmekte zorlandığım kısımlar oldu. Ancak işin içine grafik ve formüller de girince konu toparlanarak bütünlüğüne kavuştu.

Kitap “hastaneden postaneye” her yerde çalışıp, “jetten jilete” her türlü ürünün üretiminde varlık gösteren bir mühendis olabileceğimizi sık sık tekrarlayan sevgili hocalarımızı da hatırlattı bana. Gerçekten pek çok alanda mevcut olan iş sahalarımızın hemen hepsine ana hatlarıyla değiniliyor. Bazı konular ve yöntemler diğer konularla da ilişkili olduğundan ilgili bölümlere referans verilen yönlendirmeler mevcut. İnsan – makine – malzeme sistemlerinin etkin ve verimli çalışabilmesi için, diğer mühendislik dallarından farklı olarak, endüstri mühendislerinin resmin bütününe bakmasının önemini ortaya koyuyor ki, bu mesleğin içinde olan bazı mühendislerin bile ara ara kaçırdıkları önemli bir nokta. Esas olarak kapitalizme hizmet ediyor görünse de kısıtlı kaynakları hızla tükenen dünyamızın kaynaklarını en doğru şekilde kullanmak için pek çok farklı yöntemi ayrı ayrı ya da beraberce kullanan endüstri mühendisliğini oldukça kapsamlı ve anlaşılır seviyede teknik bilgilerle bizlere anlatması da,kitabın özellikle mesleğin dışından okurları için önemli bir getirisi. Stratejik Planlama, İnsan Kaynakları Yönetimi, Ücretlendirme gibi birkaç konu dışında bir endüstri mühendisinin çalışma alanlarının hemen hepsinden teknikler ve uygulama örneklerine değinilmesi, öğrencilik sürecinde yöneleceği alan/sektörü belirlemek isteyen aday mühendislere fayda sağlayacak bir başka yönü. Kitabın öğrencilere bir başka faydası da özellikle teknik literatürde kullanılan pek çok İngilizce terimin Türkçe karşılıklarını içeriyor olması. Gerçi günümüzde internetten pek çok terimin Türkçe karşılığını kolayca bulmak mümkün olsa da, üniversiteye başladığım ilk yıllarda arama motorlarının kapsamını hatırlayan bendeniz teknik terminolojinin derli toplu bir yerlerde durmasının faydalı olduğunu düşünenlerdenim hâlâ. Kitap bir sözlük değil elbette, fakat yeni başlayanlar için iyi bir kılavuz sayılabilir.

– 50 Soruda Endüstri Mühendisliği, Esra Baş, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, 2017, 302 s.