Ana sayfa 165. Sayı Bitkisel hayattaki hastanın “bilinci”, sinir implantlarıyla yenilendi!

Bitkisel hayattaki hastanın “bilinci”, sinir implantlarıyla yenilendi!

350
PAYLAŞ

Çeviren: Emre Artan

15 yıldır PVS halinde bulunan 35 yaşındaki bir adam, sinirlerin uyarılmasını içeren, geliştirilmekte olan bir tedavi sonucunda, bilincinin açık olduğuna dair belirtiler göstermeye başladı. Tedavinin uygulanmasıyla, genel olarak kabul edilen bir görüşe karşı bir örnek elde edilmiş oldu. Normalde 12 aydan uzun süredir PVS halinde bulunan bir hastanın bilincine geri kavuşmasının imkânsız olduğu kabul ediliyor.

Bir araba kazası sonucu beyni ciddi hasar görmüş olan hasta, çevresini algılayamaz haldeydi. Beyin köküne, vagus sinirini uyarması için bir implantın yerleştirilmesinden sonra ise, bilinçli olduğunu gösteren sinyaller vermeye başladı. Cisimleri gözleriyle takip etmeye, yanında hikâye okunurken uyanık kalmaya başladı ve gözlemci yüzünü beklenmedik bir anda hastanın yüzüne yaklaştırdığında, gözlerini şaşırdığını belli eder şekilde açtı. Hatta bir dakikalık bir süreye ihtiyaç duysa da, başını çevirmesi vb. basit istekleri de yerine getirebiliyordu. Lyon’daki Marc Jeannerod Kognitif Bilim Enstitüsü’nden Angela Sirigu’nun belirttiğine göre, “Hâlâ felçli, konuşamıyor; ama cevap verebiliyor. Farkındalığı artık daha fazla.”

Tübingen Üniversitesi’nde çalışan ve sinirsel bozuklukları bulunan hastaların iletişim kurmaları için geliştirilen beyin-bilgisayar arayüzleri alanında öncü sayılan Niels Birbaumer, Current Biology’de yayımlanan bulgular hakkında, yanıt aranması gereken önemli etik sorunların çıktığını söylüyor: “Bu hastaların çoğu büyük ihtimalle göz ardı edildi; pasif ötenazi bitkisel hayatta sık rastlanılabilen bir durumdur. Bu makale, bitkisel hayattan kurtuluşun bir yıldan sonra umutsuz olduğuna inananlar için bir uyarı niteliğinde.”

Tedavinin odağındaki vagus siniri, beyni nerdeyse bütün hayati organlara bağlayan, beyin kökünden aşağı boynun iki yanını da izleyerek inen, göğüsten abdomene kadar ilerleyen bir sinirdir. Beyinde doğrudan bağlı bulunduğu iki bölge vardır. Bu bölgeler tetikte olmayı ve bilinci yönetir. Yaklaşık 20 dakika süren ameliyat, küçük bir implantın boyun bölgesindeki vagus sinirinin etrafına yerleştirilmesini içeriyor. Yaklaşık bir aylık vagal sinirsel uyarı sonunda hastanın dikkat, hareket ve beyin aktivite değerleri ciddi derecede ilerleme kaydetti ve durumu PVS’den minimal bilinç hali olarak nitelendirildi.

Beyin aktivite kayıtlarından büyük değişimlerin gerçekleştiği anlaşıldı: Beyin bölgeleri arasında artan elektriksel iletişim ile hareket, his ve farkındalıkla ilişkilendirilen bölgelerde ileri derecede aktivite artışı. Epilepsi ve depresyon hastalarında, buna benzer uyarıların yardımcı olduğu daha önceden gösterilmişti.

Sirigu ve ekibi, şimdi aynı tekniği daha düşük ciddiyette beyin hasarları görmüş hastalar üzerinde uygulamak istiyor ve daha iyi ilerleme kaydetmeyi umut ediyorlar. Sirigu’nun söylediğine göre korteksleri (beynin bilişsel merkezi) hasar görmemiş olan, ama beyin kökü zedelenmeleri nedeniyle kısıtlı farkındalık ve bilinç düzeyinde hastalar bulunabilir.

Bulgular PVS halindeki hastaların aileleri için, bir gün yakınlarıyla basit bir iletişim kurmanın olası olduğuna dair umut vaat ediyor. Buna karşın, hastalar içinde bulundukları durumu daha iyi fark edecekleri için “Ne kadar ciddi bir sakatlık geçirdiklerinin bilincine varmak istiyorlar mı?” sorusunu soranlar da bulunuyor. Sirigu bu soruya, “Buna cevap veremem. Bana kalırsa kötü bir durumda olunsa bile farkına varmak, durumun bilincinde olmak daha iyidir. Bu durumda devam etmek isteyip istememek kişiye [ötenazi] kalır” diye karşılık veriyor.

Bişilsel nörobilim alanında Birmingham Üniversitesi’nde çalışan Damian Cruse bulguları “gerçekten heyecan verici” olarak nitelendirdi ve gelecekte vagal sinirsel uyarılmayla başka rehabilitasyon tekniklerinin birleştirilerek tedavilerin devam ettirilebileceğinin mümkün olduğunu ekledi. Cruse, “Hastayı eşikten öteye geçirerek dış uyarılara tepki vermesini istiyorsak, konuşma terapilerini takip etmelerinde yardımcı olarak kendilerini ifade edebilecekleri bir seviyeye çıkartabiliriz” diyor.

Geçtiğimiz on yıl içerisinde biliminsanları beyin-bilgisayar arayüzü tekniklerini kullanarak “kilitli” halde bulunan hastaların iletişim kurabilmelerini sağlayacak büyük başarılar elde etmişti.

Bu gelişmeler, aralarında tedavi öncesi PVS olduğu düşünülenlerin de olduğu felç vakalarında, hastaların “evet/hayır” sorularını cevaplayarak, aileleri ve yakınlarına isteklerini ve durumlarını ifade etmeleri için bir şans vermiş oldu.