Ana sayfa 165. Sayı İnsan ve maymunun son ortak atası, yaklaşık beş kilo ağırlığında

İnsan ve maymunun son ortak atası, yaklaşık beş kilo ağırlığında

668
PAYLAŞ

Çeviren: Bünyamin Tan

Yeni araştırmalar, maymunların en son ortak atasının, -büyük maymunlar ve insanlar da dahil- daha önce düşünülenden çok daha küçük, bir gibbon boyunda olduğunu öne sürüyor. Nature Communications’ta yayımlanan bulgular, insan soyağacının evrimini anlamada esastır.

Almanya’daki Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi’nde misafir yardımcı doçent olan, makalenin başyazarı Mark Grabowski (Amerika’daki Doğa Tarihi Müzesi’nin Antropoloji Bölümü’nde doktora sonrası çalışması da yapmıştır), “Vücut büyüklüğü, bir hayvanın kendi çevresi ile nasıl bir ilişkisi olduğunu doğrudan etkiler ve hiçbir özelliğin, daha geniş bir biyolojik etkisi yoktur” diyor. “Bununla birlikte, insanların ve tüm yaşayan maymunların son ortak atasının boyutu hakkında çok az şey biliniyor. Bu eksiklik şaşırtıcı, çünkü çok sayıda paleobiyolojik hipotez, soyumuza ve soyumuzdan öncekilere ait vücut boyutu tahminlerine dayanmaktadır.”

İnsan da, küçük maymunları (gibbonlar) ve büyük maymunları (şempanzeler, goriller ve orangutanlar) içeren yaşayan primatlar arasında yer alır. Bu “hominoidler”, yaklaşık 23 milyon ila 5 milyon yıl önce Miosen’de ortaya çıkmış ve çeşitlenmiştir. Fosiller çok kıt olduğu için, araştırmacılar yaşayan maymunların ve insanların en eski ortak atasının neye benzediğini veya nerede yaşadığını bilmemektedir.

Stony Brook Üniversitesi’nden Grabowski ve William Jungers, primat soyağacının bu bölümünde vücut kütlesinin nasıl geliştiği hakkında daha iyi bir fikir edinmek için, Afrika, Avrupa ve Asya’daki Miosen dönemi maymunlarını içeren fosil primatları, insan dahil modern primatların vücut büyüklüğü verilerini ve fosil homininler için yapılan son tahminleri karşılaştırdılar. Çalışmalarının sonunda, maymunların ortak atalarının olasılıkla 12 pound (yaklaşık 5 kilo) ağırlığında olduğunu buldular; ki bu daha önceki şempanze benzeri bir atanın şempanze boyutlarında olacağı varsayımına karşıdır.

Diğer şeylerin yanı sıra bulgular, ağaçlarda yaşayan büyük primatların özellikle bir davranışının etkilerini barındırmaktadır: Bu,  ellerden asılı kalma ve sallanmayı içeren “suspansuvar hareketi”nin dallar üzerinde yürümek için çok büyük olan bir hayvandansa, başka nedenlerle ortaya çıktığına işaret etmektedir. Araştırmacılar, ortak atanın kısmen suspansuvar olduğunu ve daha büyük beden boyutunun sonradan evrildiğini ve her iki adaptasyonun da ayrı noktalarda gerçekleştiğini savlıyorlar. “Suspansuvar hareketinin”, artan sayıda maymun türünün “silahlanma yarışı”nın bir parçası olarak gelişmiş olabileceğini düşünüyorlar. Dallarda sallanmak, bir hayvanın, örneğin meyve ağaçlarının kenarında olduğundan kıymetli ve erişilemeyen bir meyveye kavuşmasına imkân tanır ve daha büyük beden, gerektiğinde maymunlarla doğrudan çatışmaya girmelerine izin verecektir.

Yeni araştırma ayrıca, insanın erken akrabalarından olan Australopithlerin,  atalarına göre ortalamada daha küçük boyutta olduklarını ve bunun Homo erectus’a gelene kadar devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Grabowski, “Genel olarak soy hattımızda, vücut büyüklüğünde bir azalma var gibi gözüküyor. Bu da evrim hakkındaki genel düşüncelerimizden birine, zamanla birlikte ya aynı kaldığımız ya da büyüdüğümüz şeklindeki düşünceye ters düşüyor” diyor.