Ana sayfa Bilim Gündemi Meme kanseri bakteriyel dengesizliklerle bağlantılı…

Meme kanseri bakteriyel dengesizliklerle bağlantılı…

300
PAYLAŞ

Çeviren: Sedef Kırdar

Yeni bir çalışmada, sağlıklı ve kanserli meme dokusu, bakteriyel içerik açısından karşılaştırıldı. Araştırmacılar, sağlıklı kadınların meme kanseri olan kadınlara kıyasla meme dokularının bakteriyel içeriğinde farklılıklar olduğunu ortaya çıkardı. Kanserli meme dokusunun bakteri türlerinden Methylobacterium’u daha fazla içerdiği bulundu.

Mikrobiyom olarak bilinen, vücudumuzda yaşayan bakteriler, birçok hastalığı etkiler. Çoğu araştırmalar, mide mikrobiyomunda ya da sindirim borusundaki bakterilerde yapılmıştır. Araştırmacılar uzun süredir meme dokusunda mikrobiyom varlığından ve meme kanserinde rol oynadığından şüpheleniyorlardı; fakat bu henüz tespit edilmemişti. Araştırma ekibi, sağlıklı ve kanserli göğüs dokusundaki mikrobik farklılıkları ortaya çıkararak, meme kanserinde bakterilerin bileşimini anlamaya yönelik ilk adımı attı.Cleveland Klinik Genomik Tıp Enstitüsü Başkanı ve Kişisel Genetik Sağlık Hizmeti Merkezi Müdürü Charis Eng (MD, Ph.D) “Bildiğim kadarıyla bu çalışma meme kanserinde bakteriyel farklılıklar açısından meme dokusunu ve vücudun uzak bölgelerini inceleyen ilk çalışmaydı. Umudumuz meme kanserini hızlı ve kolay teşhis etmemize yardımcı olacak bir biyolojik belirteç bulmaktır. En gerçek dışı rüyalarımızda, meme kanseri oluşmadan önce mikrobiyomu kullanabilmeyi ve sonra probiyotikler veya antibiyotiklerle kanseri önlemeyi umut ediyoruz” diyor.Oncotarget’ta çevrimiçi yayınlanan çalışmada, invaziv karsinom veya elektif kozmetik göğüs cerrahisi için mastektomi (memenin ameliyatla alınması) uygulanan 78 hastanın dokularını inceledi. Ayrıca, vücuttaki bu uzak bölgelerin bakteriyel kompozisyonunu belirlemek için gargara ve idrar da çalışıldı. Ekip, Methylobacterium’a ek olarak, kanser hastalarının idrar örneklerinde artmış seviyede gram-pozitif bakterilerden, Staphylococcus veActinomyces keşfetti. Bu organizmaların meme kanserindeki rolünü belirlemek için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.Hekim, kıdemli yazar Stephen Grobymer, “Kanser öncesi bakterileri hedef alabilirsek, çevrenin kansere daha az açık olmasını sağlayabilir ve mevcut tedavileri geliştirebiliriz. Daha büyük çalışmalara ihtiyaç vardır, ancak bu çalışma meme kanserinde bakteriyel dengesizliklerin önemli rolünü anlamada sağlam bir ilk adımdır’’ diyor. Dr. Grobmyer, Cerrahi Onkoloji Bölüm Başkanı ve Cleveland Clinic’ten Göğüs Hizmetleri Direktörüdür.Çalışma, bu pro-kanser bakterileri hedef alan, yüklü mikroskopaltı parçacıkların (nanoparçacıklar) oluşturulması ve kullanılmasına yönelik daha fazla araştırmayı destekleyecek prensip kanıtı sağlıyor.Dönüşümsel Nanotıp Merkezi’nin desteklediği Dr. Grobmyer ve Eng, nanoteknolojiyi kullanarak meme kanserinde, doğrudan bakteri topluluğuna antibiyotik vermeye yönelik yeni tedaviler geliştirmek için Hebrew Üniversitesi’ndeki araştırmacılarla işbirliği yapıyorlar.