Ana sayfa Astronomi Hubble şimdiye dek görülmüş en uzak yıldızı görüntüledi!

Hubble şimdiye dek görülmüş en uzak yıldızı görüntüledi!

979
PAYLAŞ
İkarus’un gözlemlendiği kütleçekimsel olarak lenslenmiş galaksi kümesi. İkarus, sağda beyaz okla işaretlenmiştir. © NASA/ESA/P. Kelly (Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley)

Çeviren: Hakan Sert

Yaklaşık 10 milyar yıl önce parlayan yıldız, 2 bin kat büyütme yardımıyla görüntülendi.

Nature Astronomi’nin Nisan sayısında yayımlanan bir araştırmada, uluslararası bir araştırmacı ekibi, şimdiye dek gözlemlenen en uzak yıldızın keşfini açıkladı. Evrenin şimdiki yaşının üçte biri zamanında parlamış olan bu mavi süperdev yıldız, Hubble Uzay Teleskopu ve kütleçekimsel lensleme etkisinin yardımıyla gözlemlendi.

Verdiği basın toplantısında “İlk kez büyütülmüş olarak bir yıldızı gözlemliyoruz” diyen Minnesota Üniversitesi astrofizikçisi Patrick Kelly, “bu denli uzak mesafelerde galaksileri gözlemlemek mümkün olsa da, gözlemlediğimiz bu yıldızın uzaklığı, -süpernova patlamaları dışında- daha önce gözlemlenmiş olanlardan 100 kat daha uzak” diye ekliyor. Keşif, erken evren yıldız formasyonu ve evrimi açısından önemli sağlamasının yanı sıra, galaksi kümeleri ve karanlık maddenin doğası ile ilgili de yeni bilgiler sunabilir.

Araştırma ekibinin İkarus adını verdiği rekortmen yıldızdan gelen ışık, Büyük Patlama’dan yaklaşık 4,4 milyar yıl sonraya karşılık geliyor. Yıldız her ne kadar oldukça parlak olsa da, bu kadar uzaktan gelen ışığı saptayabilmek en güçlü teleskoplarla bile imkân dahilinde değil. Ancak kütleçekimsel (gravitasyonel) lenslemenin yardımıyla, yıldızın ışığı Hubble Teleskopu tarafından görülebilecek derecede görünür oldu.

Kütleçekimsel lensleme.

Kütleçekimsel lensleme Einstein’in genel görelilik teorisinin öngördüğü fiziksel bir fenomendir. Galaksi kümeleri gibi büyük kütleli cisimlerin yanından geçen ışık ışınları, cisme doğru bükülerek “lenslenir”. Çalışmaya göre uzak mesafedeki bir cisim ile Dünya arasındaki bir galaksi kümesi, kütleçekimsel lensleme etkisiyle bahsi geçen cismi 50 kat mertebelerinde büyütebilir. Bunun da ötesinde, lenslemeyi yapan nesne görece küçük ve lenslenecek cisim ile tam olarak hizalanmışsa, kütleçekimsel mikro-lensleme etkisi ile 5 bin kat büyüme gözlenebilir.

Araştırma ekibinin İkarus’u keşfi, Refsdal adı verilen bir süpernovanın takibi sırasında oldu. Refsdal’ın ışığının, yaklaşık 5 milyar ışık yılı mesafesindeki MACS J1149 galaksi kümesinden lenslenmesi bekleniyordu. Fakat gözlem sırasında beklenmedik bir şeyle karşılaşıldı: Süpernova ile aynı alanda, alışılmışın dışında parlak bir nokta kaynak tespit edildi. Refsdal’ın lensleme etkileri araştırılırken şans eseri İkarus keşfedildi.

İkarus’un keşfinden sonra, araştırmacılar Hubble Teleskopu ile yıldızın spektrumunu inceledi. Yapılan ölçümlere göre yıldız parlaklaşıyor ancak sıcaklığı artmıyordu. İncelemelerden çıkan sonuç, yıldızın Refsdal gibi bir süpernova olmadığı; uzak ve patlamayan bir yıldız olduğu yönündeydi. Bunun da ötesinde, yıldızın yalnızca MAC J1149 galaksi kümesi ile lenslenmekle kalmayıp, küme içindeki küçük ancak büyük kütleli bir nesne tarafından da mikro-lenslemeye maruz kaldığı anlaşılmıştı.

“Mikro-lensleme etkisine yıldız, nötron yıldızı veya yıldız kütleli kara deliklerin sebep olduğunu biliyoruz” diyen Güney Karolina Üniversitesi’nden Steven Rodney, “böylece İkarus’un keşfi astronomlara galaksi kümelerinin içeriği hakkında bilgi sahibi olma olanağı tanıyor” diye ekliyor. Galaksi kümelerinin evrendeki en büyük yapılardan olduğu göz önüne alındığında, içeriği hakkında bilgi sahibi olmak evreni anlamamıza yardımcı olabilir.

Dahası yeni keşif, evrenin en gizemli madde türü olan karanlık madde hakkında da bir şeyler söyleyebilir. Kelly, “Eğer karanlık maddenin bir kısmı bile düşük kütleli kara deliklerden meydana geliyorsa, bunu İkarus’un ışık eğrisinde görebilmeliyiz. Gözlemlerimiz, karanlık maddenin büyük kesrinin ilkel kara deliklerden meydana gelebilmiş olduğu olasılığıyla ters düşüyor” diyor.

Astronomlar İkarus’tun keşfinden ne elde edecek olursa olsunlar, uzak mesafelerdeki yıldızların keşfi son olmayacak. James Webb Uzay Teleskopu gibi modern teleskopların yardımıyla, astronomların mikro-lensleme etkilerini daha detaylı çalışabilmesi ve erken evren yıldızlarına ışık tutulabilmesi mümkün olacak.