Ana sayfa Bilim Gündemi Yeni anti-kanser silahı: Nanoteknoloji

Yeni anti-kanser silahı: Nanoteknoloji

736
PAYLAŞ
Kanser hücrelerinin bir betimi.

Çeviren: Gözde Başara

Shanghai’daki biliminsanları yürüttükleri araştırmada, kemoterapiye alternatif olarak tümörleri güvenli ve verimli bir şekilde, hastalara hiçbir yan etkisi olmadan tedavi edebilecek büyük bir gelişme yaşandığını açıkladı.

Kemoterapi, kanser tedavisinde uzun süredir kullanılıyor ve kanser hücrelerini öldürmek amacıyla, bir veya daha fazla ilaç karışımının hastanın kan dolaşım sistemine enjekte edilmesini içeriyor. Ancak, bu tedavi aynı zamanda sağlıklı hücreleri de etkiliyor ve bağışıklık sisteminin enfeksiyona karşı zayıf düşmesine, yorgunluğa ve saç dökülmesine sebep oluyor.

Çin Bilim Akademisi’nin bir bölümü olan Şangay Seramik Enstitüsü’nden bir gup biliminsanı, inorganik, toksik olmayan ve vücutta dolaşarak, sadece tümörleri hedef alan, sağlıklı hücreleri etkilemeyen nano-parçacıklar geliştirdiklerini duyurdu. Enstitü’nün başaraştırmacısı Shi Jianlin, laboratuvar fareleri üzerinde yapılan testlerde, tümörlerde yüzde 85 oranında küçülme gözlendiğini ifade etti.

Testler icin araştırmacılar, Fe3O4 ve bir nakil maddesi ve glikoz oksitleyici olan SiOnano-parçacıklarını farelerin damarlarına enjekte ettiler. Parçacıkların asidik ve yüksek glikoz içerikli ortamda tümör hücrelerini hedef alırken kimyasalların da tümör hücrelerindeki reaksiyonları tetikleyerek zararlı madde üretip hücreyi öldüreceğini belirttiler.

Shi, ekibinin Mg2Si isimli bir başka nano-parçacık daha yarattığını söyledi ve bu parçacığın sağlıklı dokunun nötr ortamına zarar vermediğini, yalnızca tümörün asidik ortamında reaksiyonu tetiklediğini ifade etti. “Bu reaksiyon tümör hücrelerindeki oksijenin büyük bir kısmını tüketecek ve bu hücrelerdeki damar sistemini bloklayarak, dışarıdan gelecek oksijen moleküllerini ve besin tedariğini engelleyecek. Sonuç olarak tümör hücreleri deyim yerindeyse açlıktan ölecekler” dedi.

Araştırma hakkındaki makaleler, Chemical Society Reviews, Nature Nanotechnology ve Nature Communications dergilerinde basıldı.

Chemical Society Review’de yapılan makale değerlendirmesinde, bu çalışmanın nano-parçacıkla tetiklenen hızlı kimyasal reaksiyonların kanser tedavisinde kullanımının güzel bir örneği olduğu ve yazarların uygulanabilecek farklı bakış açılarına vurgu yaparak bu konu hakkında eksiksiz bir fikir ve yöntem gelişimi sağladıkları ifade edildi.

Şangay’daki Fudan Üniversitesi’nin Huashan Hatanesi’nde hematoloji uzmanı olan Dr. Chen Quinfen, yeni tedavinin çok heyecan verici olduğunu dile getirdi. Dr. Chen, “Kemoterapi tedavisi sırasında ve sonrasında lenfoma ve lösemi hastaları, kan trombozlarının veya beyaz kan hücrelerinin azalmasından, karaciğer, böbrek veya sinir sistemlerinin zayıflamasından mustarip oluyor. Lösemi hastalarının yarısından fazlası kemoterapi sonrası yaşanan komplikasyonlar sonucu yaşamını yitiriyor” diye belirtiyor ve ekliyor, “Nano-parçacıkların temel avantajı, onların sitoplazmaya ve çekirdeğe girebilecek kadar küçük olmaları, ki bu da tedavinin daha kesin ve verimli olmasını sağlıyor.”

Shi yaptığı konuşmada, araştırmalarının henüz laboratuvar testleri aşamasında olduğunun ve gelecekte ekibinin klinik çalışmalar için en uygun yaklaşımı benimseyeceğinin altını çizdi ve ekledi: “Testler terapimizin tümör metastazını engelleyebildiğini kanıtladı. Umut ediyoruz ki, araştırmamız klinik olarak da katkı sağlayacaktır.”