Ana sayfa 135. Sayı Beynimiz öğrendiği yeni kelimeleri resim gibi görmeye başlıyor

Beynimiz öğrendiği yeni kelimeleri resim gibi görmeye başlıyor

426
PAYLAŞ

Çeviren: Nihan Avcı

Bilinen bir kelimeye baktığımızda, beynimiz onu işlenmesi gereken bir grup harf olarak değil, bir resim gibi görür. Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi’nden araştırmacıların, Journal of Neuroscience dergisinde basılan çalışması, beynin, nöronların kelimenin parçaları yerine tamamına yanıt vermesini sağlayarak, kolayca öğrendiğini gösterdi.

Çalışmanın baş araştırmacılarından, aynı zamanda Georgetown Üniversitesi Tıp Merkezi Laboratuvar Yöneticisi olan Maximilian Riesenhuber, nöronların gerçek kelimelere farklı tepkiler verdiğini ve beynin küçük bir kısmının kelimeleri tanıyabilmek için kelimelerin bütününe ayarlanmış olduğunu belirtiyor. Bazı araştırmacıların iddia ettiği gibi, kelimelerin kısımlarını tanımlayarak ya da hızlıca heceleyerek onları tanımadığımızı, aksine beynin bu alanındaki nöronların görsel bir sözlük kullanır gibi kelimenin bütününün nasıl olduğunu, nasıl göründüğünü çözdüğünü ifade ediyor.

Görsel kelime bölgesi denen beyindeki bu küçük bölge, yüzlerin nasıl olduğunu hatırlamamızı sağlayan yüz fusiform alanının karşısında görme korteksinin sol tarafında bulundu. Riesenhuber bu alanlardan birinin yüzleri kolayca hatırlamamızı sağladığını, diğerinin ise hızlı okumamıza yardım ederek tüm kelimeyi tanımamızı sağladığını belirtiyor.

Çalışmada 25 katılımcıdan 150 tane anlamsız kelimeyi öğrenmelerini istendi. Katılımcıların öğrenmeyle ilişkili olan beyin nöroplastisitesi, çalışmadan önce ve sonra fonksiyonel (işlevsel) Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) ile incelendi.

Özel bir fMRI tekniği kullanılarak, araştırmacılar görsel kelime alanının katılımcılar anlamsız kelimeleri öğrendikçe değiştiğini buldu. Alıştırmadan önce nöronlar kelimelere anlamsız kelimelere verdiği gibi tepki verirken, kelimeler öğrenildikten sonra bu kelimelere gerçek ve anlamlı kelimeler gibi tepki verdi. Araştırma ekibinin başı Laurie Glezer, nöronların öğrenilen kelimelere tepkisinin nasıl değiştiğini gördüklerini ve bunun beyin plastisitesini göstermesi açısından bir ilk olduğunu söylüyor.

Riesenhuber bulguların sadece beynin kelimeleri nasıl işlediğini göstermeye yardımcı olmadığını, aynı zamanda okuma bozukluğu olan insanlara yardım etmede önemli veriler sunduğunu belirtiyor ve kelimeleri sesli olarak heceleyerek öğrenemeyen insanlar için tüm kelimeyi görsel bir nesne gibi öğrenmenin iyi bir strateji olabileceğini ekliyor.

Aslında ekibin 2009’da Neuron’da yayımlanan ilk önemli çalışmasından sonra, Riesenhuber okuma güçlüğü çeken bir grup insan ve kelimeleri görsel nesnelerle öğrenmenin yararlı olduğunu belirten eğitimcilerle iletişime geçtiklerini söylüyor. O zamanki çalışma, tüm yazılı kelimelere karşılık gelen bir sinirsel temsilin olduğunu gösterdi. Yeni çalışma ise alışılmışın dışındaki kelimelerin öğrenildikten sonra nasıl benzer şekilde birleştirildiğini gösteriyor.

Riesenhuber görsel kelime alanının kelimenin fonetik okunuşuyla ilgilenmediğini, aksine kelimenin harflerinin birlikte nasıl göründüklerinin önemli olduğunu ve bu türden bir öğrenme şeklinin sadece beynin çok küçük bir kısmında gerçekleşmesinin de beyindeki seçici esnekliğe çok güzel bir örnek olduğunu söylüyor.