Ana sayfa Bilim Öyküleri Osmanlı’da ‘barış akademisyenleri’!

Osmanlı’da ‘barış akademisyenleri’!

7151
PAYLAŞ

Ender Helvacıoğlu

Timur’un torunu Uluğ Bey (1394-1449), hem ünlü bir hükümdar hem de büyük bir bilgindir. Semerkant’da inşa ettirdiği medrese ve rasathane çevresinde dönemin ende gelen birçok bilginini toplamış ve onun zamanında Doğu bilimi son büyük atılımını gerçekleştirmişti.

Timur’un torunu Uluğ Bey (1394-1449), hem ünlü bir hükümdar hem de büyük bir bilgindir.

Semerkant Medresesi’nde boykot var!

Uluğ Bey, Bursa’dan bilgisini genişletmek için Horasan’a giden Kadızade-i Rumi’yi (1337-1412) Semerkant Medresesi’nin başmüderrisliğine (müderrisin bugünkü dilde karşılığı öğretim üyesi, başmüderris de rektör oluyor) atamıştı. Uluğ Bey’in bilime olan saygısı, Kadızade ile arasında geçen bir öykü ile anlatılır.

Kadızade, medresenin başında bulunduğu sırada, Uluğ Bey’in bir müderrisi kendisine sormadan azletmesi üzerine boykot yapar ve evine kapanarak derslere girmez. Bunun üzerine bilgin hükümdar, bizzat Kadızade’nin evine gider, onun gönlünü alır ve azlettiği hocayı yeniden görevine iade eder.

Kadızade-i Rumi, Semerkant Medresesi’nin başında bulunduğu sırada, Uluğ Bey’in bir müderrisi kendisine sormadan azletmesi üzerine boykot yapar.

Fatih’in sarayında bilginlerin isyanı

Benzer bir olay Fatih zamanında da yaşanmıştır. Dönemin ünlü matematikçilerinden Hoca Sinan Paşa’nın (Fatih’in hocası olmuş, bir ara sadrazamlık da yapmıştır) şüpheci felsefi görüşleri vardır ve bu nedenle zaman zaman “delilik”le bile suçlanır. Bir ara padişahın gazabına uğrar ve hapse atılır.

Bunun üzerine Fatih’in saray çevresine topladığı ulema (bilginler) şiddetle isyan eder. Bütün eserlerini yakacaklarını ve memleketi terk edeceklerini padişaha bildirirler. Aralarında ünlü Ali Kuşçu’nun da bulunduğunu söyleyelim.

Bunun üzerine Fatih, Hoca Sinan Paşa’yı hapisten çıkarır ve onu Sivrihisar’a kadı ve müderris olarak görevlendirir.

Ünlü bilgin Ali Kuşçu da isyana katılmış.

Her hükümdar Uluğ Bey veya Fatih gibi olmaz!

Sakın ola böyle tekil örneklere aldanmayalım. Her hükümdar Uluğ Bey ve Fatih gibi açık görüşlü ve bilime saygılı olmaz. Bilim tarihi, bırakın böyle boykotları ve isyanları, en ufak bir fikir ayrılığında kellesi uçmuş, diri diri yakılmış bilginlerle doludur.

Elbette, tarihe gitmeye de gerek yok!

Kaynak

1) A. Adıvar, Osmanlı Türklerinde İlim, Remzi Kitabevi, 1991.