Ana sayfa Astronomi Kötü haber: Gamma ışınları sandığımız maddeden gelmemiş…

Kötü haber: Gamma ışınları sandığımız maddeden gelmemiş…

1926
PAYLAŞ
Samanyolu merkezinden alınmış gamma ışınlarının geldiği bölge gösterilmekte. Yeni yapılan çalışma, karanlık madde ve gamma ışınları arasındaki ilişki hakkında kötü haberler sunuyor. © T. Linden/Univ. of Chicago, A. Mellinger/Central Mich. Univ., NASA.

Çeviren: Ece Gülfem Dağdeviren

Gizemli karanlık maddeye atfedilen ve astronomi camiasında büyük yankı uyandıran gözlem, aslında daha sıradan bir kaynaktan kaynaklanıyor gibi görünüyor. İlk kez 2009 yılında gözlemlenen, Samanyolu’nun merkezinden gelen, açıklanamayan yüksek enerjili bir parlama, bilim adamlarının karanlık maddeyi daha iyi bir şekilde tespit edip üzerinde çalışabilmelerine dair olan umutlarını arttırmıştı. Bu tanımlanamayan madde, şu ana dek sadece başka maddeler üzerine uyguladığı kütle çekimsel etkisi ile tespit edilebiliyor. 

Fizikçiler en başta, gamma ışınları olarak bilinen bu yüksek enerjili ışığın, merkezdeki galaksi çekirdeği tarafından yok edilen karanlık madde parçacıkları tarafından salınmış olabileceğini düşünyordu. Ancak, 6 Ağustos’ta Nature Astronomy’de yayınlanan yeni bir çalışma, bu yüksek enerjili ışığın pek de karanlık madde kaynaklı olmadığını gösteriyor. Aslında tespit edilen gamma ışınları, uzayda âdeta  biz uzay denizcilerine yol gösteren galaktik bir deniz feneri ışıldayan, yani, polar kutuplarından belli periyotlarla ışık saçan ve ölü nötron yıldızlarının bir alt türü olan pulsarlar tarafından yayımlanmış gibi görünüyor. 

Biliminsanları, gamma ışınlarının dağılımını inceleyerek ışığın nereden geldiğini tespit etti. Karanlık maddenin Samanyolu’nu saf, küresel bir hâle ile sardığını düşünülmektedir. Ancak galaksideki yıldızlar, Samanyolu’nun merkezinde şişkin (bulge) bölgesinde ince bir diskte yer alacak şekilde farklı bir dağılım gösterirler. Bu bilgiler ışığında araştırmacılar, galaksinin gamma ışınlarının geldiği bölgelerin karanlık maddeden ziyade yıldızların dağılımıyla daha iyi eşleştiğini buldu. 

Yakın zamanda yapılan diğer yeni çalışmalar da maalesef tespit edilen gamma ışınlarının karanlık maddeden kaynaklandığı düşüncesinden vazgeçiyor gibi görünüyor. Anlaşılan o ki, herhangi bir sinyali karanlık madde ile ilişkilendirip bu “hayalet” maddenin hikâyesini kendi ağzından dinlememiz için biraz daha yol kastetmemiz gerekiyor.