Ana sayfa Bilim Gündemi İnsan hücresindeki yaşlanma yeni bileşimlerle tersine çevrilebilecek

İnsan hücresindeki yaşlanma yeni bileşimlerle tersine çevrilebilecek

1084
PAYLAŞ
İnsan hücresinde görülen hücresel yaşlanma. © Eva Latorre.

Çeviren: Ebru Oktay

Exeter Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, geliştirilen yeni bir bileşimin hücresel yaşlanmayı tersine çevirebileceği gösterildi.

Araştırmacılar laboratuvar çalışmasında bu yeni bileşimi, kan damarlarının içini kaplayan endotel hücrelerinin “enerji merkezi” olarak bilinen mitokondrileri üzerinde denediler.

Örneğin kullanıldığı çalışmada, artık bölünmesi durmuş ve durumu kötüleşen yani “yaşlanan” hücre sayısında 50’den fazla azalma tespit edildi. Exeter takımı aynı zamanda, endotel hücrelerinin ne zaman ve nasıl yaşlanacağı konusunda anahtar rol oynayabilecek, birbirine bağlı iki hücresel bileşen daha belirledi.

Bulguların gücü, ileride oluşturulacak tedavi seçenekleri içinde sadece endotel hücreleri için değil, diğer tüm hücreler için üstelik sadece hücresel yaşlanma değil, kalp krizi ve inmeyi de kapsayan geniş bir olasılık sunmasından gelmektedir.

Exeter Tıp Fakültesi’nden Profesör Lorna Harries, insan bedeni yaşlanması sırasında, artık genç hücreler gibi işlev gösteremeyen pek çok yaşlı hücrenin biriktiğini söylüyor.

“Bu sadece yaşlanmamızın sonucu değil, aynı zamanda nedeni de. Exeter’de geliştirilen bileşim, bu yaşlanan hücrelerdeki mekanizmayı biraz olsun değiştirebilme potansiyeli taşıyor.

“Bizler daha önceleri, yaşlanmayla bağlantılı, kanser, bunama, diyabet gibi hastalıkların hepsinin kendine özgü mekanizmaları olan tekil olgular olduğunu düşünürdük. Oysa şimdi anlaşıldı ki olay gelip iki yaygın mekanizmaya dayanıyor.

“Bu çalışma işte bu mekanizmalardan bir tanesi üzerinde denenecek yeni bir bileşimle, gelecekteki yeni tedavi seçeneklerine yol açılıp açılamayacağını belirleyecek.

“Hatta belki yeni kuşak anti dejeneratif ilaçların temelini oluşturabilecek.”

Harries, temel hedeflerinin, insanların daha uzun süre daha sağlıklı kalabilmelerini sağlamak olduğunu söylüyor. Yani yaşam kalitesini ve sağlıklılık süresini uzatmak, sadece ortalama ömrü uzatmaktan daha önemli diye de ekliyor.

Geçen yıl yayımlanan bir çalışmada, yaşlı hücreleri yenileyecek yeni bir yol olduğunu göstermişlerdi. Bu son çalışma ise tam olarak yaşlı hücrelerin mitokondrilerinin yenilenmesi hedefine dayandırıldı.

Genlerimizden her biri birden fazla ürün ortaya çıkarma kapasitesindedir. Genlere eklemlenen faktörlerle birlikte tüm bu yapı hangi ürünün yapılacağına karar verir.

Bu yeni çalışmada araştırmacılar, özgün kimyasallar kullandılar. Özellikle (SRSF2 veya HNRNPD) iki birleştirme faktörü üzerinde denedikleri bu maddelerle, bu iki faktörün yaşla gelişen ve değişen hücrelerimizde nasıl ve neden belirleyici bir rol oynadıklarını tespite çalıştılar.

Profesör Harries, çalışma sonunda, yaşlanmış hücrelerin neredeyse yarısının genç hücre modeline doğru yenilendiğini açıkladı.

Araştırmacılar bu çalışmada, Exeter Üniversitesi tarafından üretilen üç farklı bileşim kullandılar ve her bir ürünün kan damarı hücre yaşlanmasını yüzde kırk ile elli oranında azalttığını belirlemişler.

Söz konusu bileşimler (AP39, AP123 ve RT01) Exeter ekibi tarafından özellikle, yaşlanmakta olup yaşamak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyan hücrelerin içindeki mitokondrilere az miktarda gaz hidrojen sülfit verilerek şekillendirildi.

Bu bileşimler hücre mitokondrilerinin işlevlerini uygun şekilde yürütebilmeleri için alternatif bir yakıt kaynağı sağlamaktaydı.

Temelde yaşlanma ile artan çok çeşitli hastalıkların tedavi araştırmalarında genel hedef, mitokondri yaşlanmasını engelleyebilmek ya da bunu geri çevirebilmek olmuştur.

Ekip, araştırmalarının, birleştirme faktörlerinin bu şemada oynadığı anahtar rolün kendi bileşimlerinin çalışmasını nasıl etkileyeceğini göstereceğini de belirtiyor.