Ana sayfa Bilim Gündemi ‘En sıcak gezegen’in atmosferi, buharlaşmış titanyum ve demirden oluşuyor!

‘En sıcak gezegen’in atmosferi, buharlaşmış titanyum ve demirden oluşuyor!

1126
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Geçtiğimiz yıl keşfedilen Kelt-9b gezegeni üzerinde yapılan yeni çalışma, gezegenin atmosferinin buharlaşmış titanyum ve demirden oluştuğunu ortaya çıkardı.

Kelt-9b ismi verilen gezegen, geçtiğimiz yıl Amerika’da çalışma yürüten bir ekip tarafından keşfedildi. Gezegen, Cygnus takımyıldızına yeryüzünden yaklaşık 650 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir yıldızın yörüngesinde bulunuyor. Sıcaklığı ultra düzeyde yüksek olan gezegenin ana yıldıza olan uzaklığı, Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığının 30’da biri kadar. Gezegenin ana yıldızı ise, en az Güneş kadar sıcak. Sonuç olarak, Kelt-9b’nin ana yıldıza bakan tarafı 4 bin santigrat dereceye kadar uzanan bir sıcaklığa sahip ve gezegen, 6 bin santigrat derece sıcaklıkta bulunan Güneş kadar sıcak olmasa da pek çok yıldızdan çok daha sıcak.

‘Orada garip bir şeyler var’

Gezegen üzerindeki çalışmayı yürüten Bern Üniversitesi’nden Profesör Kevin Heng, “Orada garip bir şeyler var” dediği gezegen hakkında, “Çok çılgınca, sadece bir gezegen olmasına rağmen bir yıldızın atmosferine sahip” açıklamalarında bulunuyor ve galaksimiz dışında kalan diğer gezegenleri anlamak için sadece Güneş Sistemi’ne bakılamayacağını vurguluyor.

Çalışmayı yürüten ekip, söz konusu gezegeni gözlemleyebilmek için Kanarya Adaları’nda bulunan Galileo Ulusal Teleskopunu kullandı. Gezegenden gelen ışık üzerinde yapılan çalışmalar ile gökbilimciler, gezegenin atmosferindeki bileşenleri tespit edebildiler.

Ana yıldıza olan yakınlığı nedeniyle, Kelt-9b gezegeni her 36 saatte bir dönüşünü tamamlar. Dönüş sırasında hep aynı taraf yörüngenin içine doğru bakar. Bu nedenle gezegenin bir tarafında her zaman sabit bir gündüz, bir tarafında ise sabit bir gece olur. Bu durumda gezegen boyunca aşırı sıcak ve sıcak olarak tanımlanabilecek farklı sıcaklık değerlerine sahip bölgeler oluşur. Sıcaklık varyasyonlarının oluştuğu bu durumda, gezegenin gece tarafının sıcaklığının 2 bin santigrat derece olduğu düşünülmektedir.

Yeni teknikler, yeni gezegenleri incelemek için alan sağlar mı?

Nature’da yayımlanan son gözlemlere göre; yörüngenin ayrıntılı ölçümlerinden yeni bir takım bulgular elde edildi. Bu bulgular, gezegenin gaz halinde bulunduğunu, muhtemelen daha çok hidrojen içerdiğini ve gezegenin küçük katı bir çekirdeğe sahip olduğunu da ortaya çıkardı.

Çalışmayı yürüten ekip, söz konusu gezegeni gözlemleyebilmek için Kanarya Adaları’nda bulunan Galileo Ulusal Teleskopunu kullandı. Gezegenden gelen ışık üzerinde yapılan çalışmalar ile gökbilimciler, gezegenin atmosferindeki bileşenleri tespit edebildiler ve atmosfer içerisinde titanyum ve demir buharı bulunduğunu gözlemlediler. Bu çalışmayla birlikte, Güneş Sistemi’nin oldukça ötesinde bir yerde metal içeren bir gezenin varlığı ilk kez ortaya konulmuş oldu. Benzer tekniklerin kullanımıyla, evrenin başka yerlerinde de çalışmalar yürütülebileceği; bu sayede gezegenlerdeki canlılığa dair tespitlerin bile yapılabileceği düşünülmekte. Çalışmanın yürütücülerinden Heng, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

Geçtiğimiz yıl keşfedilen ‘En sıcak gezegen’ Kelt-9b ve ana yıldızın görüntüsü.

“Bu çalışmadaki esas nokta; titanyum, oksijen ya da yaşamın göstergesi olan tuhaf bir molekülü tespit etmeye çalışmak değil. Bu sıcak gezegenler, önümüzdeki birkaç yıl içinde gerçekten ilginç gezegenleri ortaya çıkarmaya başladığımızda kullanacağımız teknikler için bir test alanıdır.”

Kaynak

1) https://www.scmp.com/ news/world/article/2159933/ insane-planet-so-hot-its- atmosphere-made-vaporised- titanium-and-iron