Ana sayfa Bilim Gündemi Bilinen en eski ‘Homo sapiens’ fosilleri Fas’ta keşfedildi

Bilinen en eski ‘Homo sapiens’ fosilleri Fas’ta keşfedildi

2685
PAYLAŞ

Çeviren: Ahmet Kerim Gültekin

Fas’taki bir arkeolojik alandaki kazılar, türümüz Homo sapiens’in bilinen en eski fosillerini açığa çıkardı.

Alanda bulunan insan kemikleri ve taş aletler 350 ila 280 bin yaşında. Bu yeni fosil kanıtlar, Homo sapiens soyundan elde ettiğimiz en eski örnekleri 100.000 yıldan fazla geriye itiyor.

Fas – Jebel Irhoud’daki keşifler, türümüz için karmaşık fosil kayıtlarının tamamlanmasına yardımcı olacak ve biliminsanlarının Afrika’daki insan evrimi üzerine görüşlerini gözden geçirmelerine öncülük edecek.

Müze (Natural History Museum ç.n.) insan kökenleri uzmanı Prof. Chris Stringer bulguları şöyle yorumluyor: “Bu bulgular, muhtemelen Homo sapiens soyağacının erken üyelerinin ve Orta Taş Çağı aletlerinin, şu andaki en eski ilişkilerini temsil ediyor. Bulgular, Fas’ı türümüzün evrimindeki durgun halinden, öne çıkan bir yer haline taşıdı.”

Eski kemikler için yeni bir tarih

Fosiller Jebel Irhoud’da ilkin 1960’larda bulundular, fakat köken olarak yaklaşık 40 bin yıllık oldukları tahmin edildi. O dönemde, söz konusu fosiller insan kökenleriyle alakalı mevcut teorilerden herhangi birine uymuyordu, dolayısıyla sadece bir merak konusu olarak kaldılar.

1990’lardaki bir çalışma, kemikleri 200 ve 100 bin yıl öncesine tarihledi. Bununla birlikte, Almanya’daki Max Planc Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacılarca sürdürülen ve gelişmiş tarihleme yöntemleri kullanan yeni çalışmayla fosillerin çok daha eski oldukları ortaya çıktı.

Kafatası şekillerinin karşılaştırması: (a) yaklaşık 430 bin yıl yaşında olan, İspanya – Sima de los Huesos’tan bir erken Neanderthal kafatası, (b) yaklaşık 60-40 bin yaşında, Fransa – La Ferrassie’den bir geç Neanderthal kafatası, (c) bir Jebel Irhoud fosili ve (d) Fransa – Abri Pataud’dan, yaklaşık 20 bin yıl yaşında bir Homo sapiens fosili. Gösterilen bütün türler, kopyadır.

Biliminsanları daha sonra alandan hem parçalı bir kafatası ve bir alt çene kemiği dâhil daha fazla insan kemiği çıkardılar. Dahası, kemiklerin yanı sıra taş aletler de buldular. Termolüminesans (Thermoluminescence) tarihleme olarak adlandırılan bir teknik, bu aletleri 350-280 bin yıl kadar öncesine yaşlandırdı.

Bu esnada, daha önce keşfedilmiş bir fosil dişin güncel incelemesi, tahmini yaşını 160 binden 318-254 bin yıl öncesine değiştirerek, onu (taş) aletlerle aynı zaman dilimine yerleştirdi.

Dönüşümdeki bir yüz

Araştırmacılar Irhoud fosil kafatası yüzlerini, Neandertahaller gibi, bir dizi güncel ve geçmiş insan akrabalarıyla karşılaştırdılar. Çalışmaları gösterdi ki yüz olarak Irhoud türleri en fazla modern Homo sapienslerle benzeşiyordu. Homo sapiens soy ağacının erken örnekleri olarak, kafatasları modern ve arkaik insan özelliklerinin bir karışımını gösteriyordu.

Prof Stringer şöyle açıklıyor: “Irhoud fosilleri, 300 bin yaşındaki birinden beklenebileceği gibi daha uzun, daha alçak kafatası, güçlü kaş çıkıntıları, geniş bir yüz ve dişler gibi ilkel özellikler sergiliyor. Yine de narin elmacık kemikleri ve geriye basık yüzü, kafatasının detayları, dişler ve çene kemiğinin şeklinde olduğu gibi, daha modern görünüyor.”

Homo Sapiens’lerin ortaya çıkışı

Homo sapiens’lerin Afrika’da Homo türü içindeki atalarından tam olarak ne zaman evrildiği bilinmiyor. “Ne var ki fosillerden ve DNA’dan güncel kanıtlar” diyor Prof. Stringer, “modern insan ve Neanderthal soy ağaçlarının en az 500 bin yıl önce ayrıldığı öne sürülüyor. Dolayısıyla her iki soy ağacının daha erken örneklerini bulmamız gerekir.”

Öyle ki İspanya’daki Sima de los Huesos’ta (Pit of the Bones – Kemikler Çukuru) yaklaşık 430 bin yıl öncesine tarihlenen erken Neanderthal fosilleri bulundu. Fakat bugüne kadar, anatomik olarak modern insana benzeyen, bulunmuş en erken fosil Omo Kibis – Etiyopya’dandı ve yaklaşık 200 bin yıl yaşındaydı.

Asya, Avrupa ve Afrika’daki çoklu soyağaçlarıyla, insan evriminin son yarım milyon yıllık temsili. Diğer erken insanların örnekleri bulunması, resimdeki boşlukların doldurulmasına yardımcı olacak.

Dolayısıyla Homo sapiens soyağacının nasıl geliştiğinin öyküsüyle ilgili, Irhoud araştırmasının doldurulmasına yardımcı olacağı büyük bir boşluk vardır.

Prof Stringer, diğer fosil keşiflerinin de aynı zamanda yeniden incelenmeye ihtiyaç bulunduğunu düşünüyor: “Fas’taki Salé ve Thomas Quarries ve Tanzanya’daki Ndutu gibi kazı alanlarından daha erken ve ihmal edilmiş fosillerin, türümüz Homo sapiens’in daha arkaik üyeleri olması mümkündür.”

Büyük resim

Prof Stringer, araştırmacıların, erken Homo sapiens soy ağacının daha fazla örneği keşfedildikçe anatomik olarak arkaik ve modern insan arasındaki boşluğun kaybolacağı görüşüne katılıyor. “Irhoud materyallerinin Afrika’daki Homo sapiens gelişiminin büyük resmine nasıl yerleşeceği henüz açık değil” diyor, “fakat kıtada birlikte görülen farklı insan formlarının ve soyağaçlarının karmaşık resmine katkıda bulunacaktır”.

Prof Stringer ekliyor: “Muhtemeldir ki yaklaşık 300 bin yıl önce Afrika’da, Merkezi Afrika’daki Homo hilderbergensis’in daha arkaik soyağaçlarının hayatta kalan örnekleri ve güneydeki Homo naledi gibi, çeşitli erken Homo sapiens popülasyonları hâlihazırda vardı.”

Kaynak

1) http://www.nhm.ac.uk/discover/news/2017/june/oldest-known-homo-sapiens-fossils-discovered-in-morocco.html