Ana sayfa Bilim Gündemi Kolesterol molekülü, 558 milyon yıl önce yaşamış en eski hayvanı ortaya çıkardı

Kolesterol molekülü, 558 milyon yıl önce yaşamış en eski hayvanı ortaya çıkardı

1241
PAYLAŞ

Çeviren: Bünyamin Tan

Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU) ve denizaşırı ülkelerden gelen biliminsanları, 558 milyon yıl önce dünyada yaşamış olan ve jeolojik kayıtlara göre en erken hayvan olduğu doğrulanan hayvanı ortaya çıkarmak için eski bir fosildeki yağ moleküllerini kullandılar.

1,4 metre uzunluğunda ve vücudu boyunca uzanan kaburga benzeri bölümlerle oval şekilli olan Dickinsonia adı verilen “tuhaf yaratık”, Kambriyen patlamasından 20 milyon yıl önce dünyada yaşayan Ediyakara Biyotası’nın bir parçasıydı. ANU doktora öğrencisi Ilya Bobrovskiy, Rusya’nın kuzeybatısındaki Beyaz Deniz’in yakınındaki uzak bir bölgede iyi korunmuş bir Dickinsonia fosilinin, dokularında hâlâ hayvan yaşamının ayırt edici özelliği olan bir tür yağ olan kolesterol molekülleri içerdiğini keşfetti.

ANU Fen Bilimleri Araştırma Enstitüsü’nden Doç. Jochen Brocks şunları söyledi: “Bulduğumuz fosil molekülleri, hayvanların 558 milyon yıl önce, daha önce düşünülenden büyük ve yağlı olduğunu kanıtlıyor. Biliminsanları, Dickinsonia ve Ediyakara Biyotası‘nın diğer tuhaf fosilleri ile ilgili daha fazla bilgi edinebilmek için 75 yıldan fazla bir süredir savaş veriyorlardı. Fosil yağ, şimdi Dickinsonia‘yı bilinen en eski hayvan fosili olarak teyit ediyor ve paleontolojinin Kutsal Kase’si sayılabilecek bir konuda yıllarca süren bir gizemi çözüyor.”

Bobrovskiy, ekibin, Kambriyen patlaması sırasında 540 milyon yıl önce ortaya çıkan büyük hayvanların dünyası ile bakterilerin egemen olduğu eski dünya arasındaki anahtarı tutan Dickinsonia fosillerini araştırmak için yeni bir yaklaşım geliştirdiğini söyledi. Bobrovskiy şu sözlerle konuşmasını sürdürüyor: “Üstesinden gelmemiz gereken problem, bazı organik maddeleri koruyan Dickinsonia fosillerini bulabilmekti. Avustralya’daki Ediyakara Tepeleri gibi bu fosilleri içeren pek çok kaya, çok fazla ısıya, çok fazla basınca maruz kalarak yıpranmıştı; bunlar paleontologların uzun yıllar boyunca üzerinde çalıştıkları kayalardı. Dickinsonia’nın gerçek kimliğiyle ilgili bilgilere ulaşmak konusunda da yetersiz kalınmıştı.”

Paleontologlar normal şartlar altında fosillerin yapısını inceler, ancak Bobrovskiy, Rusya’daki eski kayalarda bulunan Dickinsonia fosilinin içinden, keşfini gerçekleştirmek için moleküller çıkardı; bunları analiz etti. Bobrovskiy bu zorlu süreci şöyle anlatıyor: “Bu fosiller, Beyaz Deniz’in 60 ila 100 metre açıklarındaki kayalıkların ortasında bulunuyordu. Uçurumun kenarında iplerle asılı kaldım, büyük kumtaşı bloklarını kazdım, kumtaşlarını temizledim, onları yerlerinden çıkardım ve bu süreci fosilleri bulana kadar tekrarlamak zorunda kaldım.”

Doç. Dr. Brocks, bu eski organizmalardan elde edilen moleküller üzerinde çalışabilmenin ezber bozmak anlamına geldiğini söyledi.

ANU, Rusya Bilim Akademisi, Max Planck Biyokimya Enstitüsü ve Almanya’daki Bremen Üniversitesi’nden biliminsanlarıyla işbirliği yaparak araştırmaya öncülük etti.