Ana sayfa Bilim Gündemi Antik DNA nesli tükenmiş gizemli maymunun evrim tarihini ortaya çıkardı

Antik DNA nesli tükenmiş gizemli maymunun evrim tarihini ortaya çıkardı

2433
PAYLAŞ
Güney Amerika titi maymunu. DNA analizleri nesli tükenmiş Xenothrix’in, titi maymunları ile yakın akraba olduğunu gösterdi.

Çeviren: Ezgi Gizem Berkay

Xenothrix olarak adlandırılan, günümüz maymunlarından farklı vücut özelliklerine sahip, gizemli ve nesli tükenmiş bir maymunun antik DNA analizleri, onun Güney Amerika titi maymunları (Callicebiae) ile yakın akraba olduğunu gösterdi. Jamaika’ya olan yolculuğunun büyük ihtimalle yüzen bitki örtüleri ile olduğu ve sonrasında iskeletlerinde büyük bir evrimsel değişim meydana geldiği düşünülmekte.

Uluslararası koruma ve yardım derneği ZSL’nin (Zoological Society of London), Londra Doğa Tarihi Müzesi’nin (NHM) ve New York Doğa Tarihi Müzesi’nin uzmanlarının ortaklaşa yürüttüğü ve Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayınladığı araştırmada maymunların Karayipler’de birden çok kez koloni oluşturduğu ortaya kondu. Bu çalışma adaların alışık olunmayan ekolojilerinin hayvan evriminde çarpıcı etkisinin nasıl olduğunu da gösterdi.

Dünya’daki diğer hiçbir maymuna benzemeyen Xenothrix, tıpkı bir kemirgen gibi nispeten az dişe ve bacak kemiğine sahip, yavaş hareket eden bir ağaç sakiniydi. Bu farklı görünüşü Xenothrix’in akrabalarını bulmak ve evrimini açıklamak üzere biliminsanlarının çalışmasını da zorlaştırmaktaydı. Ama ekip, Jamaika’da bir mağarada bulunan bu nesli tükenmiş primat kalıntılarından başarılı bir şekilde antik DNA elde ederek yeni ve önemli bir evrimsel bakış açısı kazandırdı.

Makalenin yazarlarından ZSL’den Profesör Samuel Turvey, “Xenothrix’in evrimsel hikâyesi bize hayvanların adalarda koloni oluşturduğunda ve bu çevreye maruz kaldığında evrimin ne kadar anlaşılamaz yolları seçeceğini gösteriyor. Adada yerli yırtıcı memeli olmamasına rağmen Xenothrix’in yok oluşu, eşsiz ada biyo-çeşitliliğine insan etkisine ışık tutuyor.” dedi.

NHM’nin antik DNA laboratuvarını yöneten Profesör Ian Barnes, “Son yıllarda nesli tükenmiş hayvanların kemiklerinden DNA eldesi oldukça sıradanlaştı. Buna rağmen, tropikal türlerde sıcaklık ve nemin DNA’ya daha hızlı zarar vermesi nedeniyle hâlâ zor. Karayipler’in primatlarının karışık tarihini çözmede ve bu örneklerden DNA elde etmede başarılı olduğumuz için memnunum.” dedi.

Xenothrix’in atalarının Güney Amerika’dan Jamaika’ya 11 milyon yıl önce yerleştiği, büyük ihtimalle günümüzde Karayipler’de yaşayan hutias (Capromyidae) gibi büyük kemirgenlerin de Karayip Adaları’na geldiği yolla, Güney Amerika’nın geniş nehir ağızlarından sürüklenen bitki örtüleri ile adaya geldiği düşünülüyor.

Amerikan Doğa Tarihi Müzesi Memeliler Bölümü’nden Ross MacPhee, “Antik DNA çalışmaları Jamaika maymunlarının tamamen Yeni Dünya maymunlarının bir kolu olmadığı, sadece alışılmadık morfolojik özelliklere sahip bir titi maymunu olduğunu gösteriyor. Adaların çevresel şartlarında evrim minik filler, dev kuşlar ve tembel hayvan benzeri primatlar meydana getirerek hiç beklenmedik şekillerde davranabiliyor. Tüm bu örnekler ‘anatomi kaderdir’ klişesini farklı bir şekilde değiştiriyor.” dedi.

Xenothrix’in bir kinkajou (Potos) veya bir gece maymunu (Aotus) gibi göründüğü tahminleriyle birlikte nasıl göründüğü konusu hâlâ çelişkili. Yaşayan titi maymunları tropik Güney Amerika boyunca görülen, uzun, yumuşak kırmızı, kahverengi, gri veya siyah kürklü, ağaçta yaşayan, küçük maymunlardır. Gündüz saatlerinde aktiftirler, oldukça bölgesel ve gürültücüdürler; 12 yaşına kadar yaşarlar ve küçüklerini sıklıkla babaları taşır.

Charles Darwin’in evrim teorisiyle Galapagos Adaları meşhur olmuştur, ama son buzul çağı oluşumunun sonundan beri insanların avlanması, habitatlarını kaybetmeleri ve eski göçmenlerle birlikte gelen yırtıcı memeliler nedeniyle dünyanın en büyük memeli yok oluşu yaşanmasına rağmen Karayip Adaları da alışılmadık ve gizemli birçok türün evidir.

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/11/181112191645.htm