Ana sayfa Bilim Öyküleri Roma imparatoru Caligula’dan Mussolini’ye Nemi gemilerinin öyküsü

Roma imparatoru Caligula’dan Mussolini’ye Nemi gemilerinin öyküsü

1146
PAYLAŞ

Çeviren: Ezgi Gizem Berkay

Roma’nın yaklaşık 30 kilometre (19 mil) güneyindeki Nemi Gölü’nün durgun sularında yelken açan Ortaçağ balıkçılarının yüzyıllar boyunca bildiği bir sır vardı. Sakin su yüzeyinin altında dev bir antik gemi enkazının çürüyen kaburgasının saklandığı söyleniyordu. Ama bu göl sadece 0,9 kilometrekarelik alanda bulunan küçük bir göldü. Başka hiçbir su ile bağlantılı değildi. Bu büyüklükte bir gemi burada ne yapıyor olabilirdi? Dev gemi ile ilgili hikâyeler de devam etmekteydi.

Bilmiyorlardı, fakat bu minik gölün dibinde antik dünyanın gün yüzüne çıkartılmamış çok önemli iki eseri bulunuyordu. Onların hikâyesi Roma’nın en kötü şöhretli imparatoru ile 20. yüzyılın en çok hakaret edilmiş yöneticisi arasında milenyumları kapsayan garip bir köprü oluşturmuştu.

Roma’nın yaklaşık 30 kilometre güneyindeki Nemi Gölü.

Derinlerin canavarları
15.yüzyılda Nemi Gölü’nün durgun sularına bakıldığında, bunların hepsi imkânsız görünmekteydi. Ama son yıllarda balıkçılar kancalarını kullanarak efsanevi kalıntılardan parçaları yakalamakta ve satmaktaydılar. Bu nedenle de bir inceleme yapılması gerekli hale gelmişti.

1446’da Papa’nın yeğeni ve genç bir kardinal olan Prospero Colonna, Nemi Gölü’nün dibindeki gemi enkazı söylentilerini araştırmaya karar verdi. Gölde yelken açtı ve ahşap örgü kirişleri fark etti. O ve adamları gizemli yapıyı geri getirebilmek için kancaların takılı olduğu ipleri dibe gönderdi, ama derinliğin yaklaşık 18 metre (60 feet) olması nedeniyle fazla şansları yoktu. Sadece birkaç kalas çıkarabildiler. Colonna, gemi enkazının varlığını doğruladı ama gizem hâlâ dipte yatmaktaydı.

1535’te İtalyan Guglielmo de Lorena ve partneri Francesco de Marchi gemi enkazına yeni bir teknoloji ile döndüler; dalgıç çanı. Kasvet ve karanlığa doğru daldılar ve hayal ettiklerinden çok daha büyük bir üst güverte gördüler. Kalıntı etrafını araştırdılar ve gölün dibindeki balçıktan mermer ve bronz heykelleri yüzeye çıkartmayı başardılar. Başkaları da gemi enkazına ulaşmayı ve araştırmayı denediler ama başarılı olamadılar. Ta ki İtalya faşist diktatör Benito Mussolini tarafından yönetilmeye başlayana ve gemiler su yüzüne çıkartılana kadar.

Bir diktatörün saplantısı
Mussolini Roma İmparatorluğu’nun mirasına saplantılı bir adamdı ve kendi kişi kültüne arkeolojik kalıntıları katmak için çok çalışıyordu. Augustus’un mozolesini kazarak etrafına faşist bir meydan inşa etmek, Marcellus Tiyatrosu’nun etrafını saran binaları yıkmak, Kolezyum Arena’sının koridor kısmını kazarak alttaki mahzen bölgesini ortaya çıkarmak ve o zamanlardaki bitkileri elde edebilmek gibi büyük projelere girişmişti. Propagandasını çoğunlukla, döneminde şehirdeki birçok yapıyı yeniden inşa eden Roma İmparatorunu anımsatarak  “yeni bir Augustus” göndermesiyle yapıyordu.

Faşist diktatör Mussolini, Nemi gemileri için yapılmış müzede (1940).

Daha sonra diktatörün dikkati Nemi Gölü’nün dibindeki gizemli gemilere döndü. 1929’da Mussolini eşi benzeri görülmemiş bir emir verdi. Tüm Nemi Gölü’nün suyu boşaltılacaktı. Mühendisler antik bir Roma sarnıcını modern bir pompa ile yeniden aktive ederek gölün su seviyesini yaklaşık 19 metre (65 feet) seviyesine indirdiler. Suların çekilmesiyle birlikte İtalyan mühendisler balçığın içinde yalnız bir tane değil, iki tane dev gemi kalıntısı buldular. Kazıların yıllar boyunca sürmesi nedeniyle ikinci gemi 1932’ye kadar çıkarılamadı.

Caligula’nın yüzen zevk sarayları
Sunlar antik dünyadan günümüze ulaşan gelen en büyük gemilerdi. En büyüğü yaklaşık 73 metre (240 feet) uzunluğunda, bir Airbus A380 uçağıyla neredeyse aynı genişlikteydi (yaklaşık 24 metre/79 feet). Borular ve seramikler incelendiğinde bu gemilerin kötü şöhretli 1. yüzyıl Roma İmparatoru Caligula’nın yüzen zevk sarayları olduğu anlaşıldı.

Gölden çıkarılan gemilerden birinin kalıntıları.

Caligula 37-41 yılları arasında olmak üzere sadece 4 yıl imparatorluk yaptı, ama adı tarihte sadizme, hedonistik aşırılık ve vahşete eğilimi nedeniyle yer aldı. Kendisine yaşayan bir tanrı olarak tapınılmasını ve karşılanması zor pahalı zevkleri talep etti. Kayıtlarda müsrif oyunlar ve törenlerle imparatorluk hazinesini tek bir yılda sıfırladığı görülüyor.

Caligula’nın bu küçük Nemi Gölü’nde gemiler inşa ettirmiş olmasının, adı gölle anılan tanrıça Diana Nemorensis ile ilişkili olduğu ve bu gemilerin çok pahalıya mal olduğu düşünülüyor. “Prima Nave” (ilk gemi) unvanı verilen en geniş olanı, 11 metrelik küreklerle yönlendirilen muazzam bir gemiydi. İkincisi mermer saraylar, bahçeler ve banyolar için su tesisatı içeren devasa bir yüzen platformdu. Romalı tarihçi Seutonius geminin görünüşünü tanımlamak için “10 sıra kürek… mücevherlerle ışıldayan pupası… heybetli hamamlar, koridorlar ile salonlar ve çok çeşitli şaraplar ve meyve ağaçlarıyla donatılmış.” diyordu.

Gemilerde kullanılan bronz kürek halkaları.

Bu gemilerde, Caligula’nın çılgın ve ahlaksız arzularının zincirlerinden sıyrıldığı partilerin düzenlendiği kayıtlardaydı. Sonraki tarihçiler de Caligula’nın generallerinin ve senatörlerinin eşleriyle ve hatta kendi kız kardeşleriyle ilişkileri hakkında çirkin ve tuhaf söylentileri tekrarladılar.

Gemiler sahibinin akıbetini paylaşıyor
Nemi gemilerinin keşfine kadar Romalıların bu kadar büyük deniz taşıtları yapmada beceriksiz oldukları düşünülüyordu. Nemi Gölü kazılarında çalışan İtalyan arkeologlar gemi kalıntıları arasında gerçek bir hazine buldular. Derinlerden gelen devasa çapalar, bronz çıtalar ve mermer heykeller, bezemeli kürek halkaları ile bakır ve bronzdan menteşeler… Oymalar ve mozaikler, hatta güneşte göz alıcı şekilde parlamış varaklı bakır kiremitler de bulundu. Gerçekten de bu gemilerin maliyeti çok fazla olmalıydı.

Senatörler ve muhafız kıtası ittifakı, Caligula’yı bir tünelde pusuya düşürdü ve ölümüne bıçakladı.

Gemilerin ahşap kirişleri, kalasları, direkleri gemi kurtlarından korunmak için kurşunla kaplanmıştı. Bu hayli masraflı bir yaklaşım ve gemi kurtlarının tatlı suda yaşamadıkları da düşünüldüğünde oldukça gereksiz. Yüksek maliyetlerine karşılık bu gösterişli saraylar yalnızca kısa bir süre için yüzebildi. Bu gemiler Caligula’nın 4 yıllık hükümdarlığı sona ermeden bir yıl öncesine kadar kullanımdaydı. Senatörler ve muhafız kıtası ittifakı, Caligule’yı Roma Capitoline Tepesi altındaki bir tünelde pusuya düşürdü ve ölümüne bıçakladı. Caligula’nın ölümünün ardından cumhuriyeti geri getirme çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. Roma ordusu senatoyu tanımadı ve imparatorluk monarşisini geri getirdiler. Caligula’nın yüzey sarayları da sahibinin akıbetini yaşadı. Gövdeleri delik deşik edildi, devasa gemiler taşlarla ağırlaştırılıp gölün dibine batırıldı.

Gurur ve çöküş
Mussolini için gemilerin kurtarılması önemli bir zafer olmuştu. Çamura gömülü enkazlar Nemi Gölü’nün dibinden çıkarıldığında, bu Mussolini’nin antik Roma efsanesini yeniden canlandırma vaadinin iyi bir yansıması oldu. 1936’da enkazlara ev sahipliği yapması için büyük bir müze inşa ettirdi, böylece gemileri halk da ziyaret edebilirdi. Fakat Mussolini de Caligula gibi yakında namına yaraşır bir sonla karşılaşacaktı. Ve Nemi gemileri de tarihin külleri arasında onu izleyecekti.

31 Mayıs 1944 gecesinde, Hitler Almanya’sını desteklemek için II. Dünya Savaşı’na girişinden 4 yıldan daha az bir sürede, İtalya yenilginin eşiğindeydi. Ülke neredeyse teslim olmuş ve çöküşü önlemek amacıyla Nazilerce işgal edilmişti. Ama Almanlar da tüm Avrupa’da karşı saldırıyla karşı karşıyaydı. Müttefik kuvvetleri yaklaşıyordu.

Ve Mussolini’nin sonu…

Yangınların Amerikan topçu ateşi nedeniyle mi yoksa Alman kundaklamaları ile mi başladığı hala bilinmiyor. Nazi güçleri terk ettikleri yerleri sık sık yakarlar, köprüleri havaya uçururlar ve müttefikleri yavaşlatmak adına her şeyi yaparlardı. Her halükarda Nemi gemileri de yandı. Devasa enkaz fotoğraflarındaki sadece bazı bronz heykeller kurtuldu. Caligula gibi Mussolini de küçültücü bir sonla karşılaştı. Gemiler yandı ve kendisi kılık değiştirip kaçmaya çalışırken yakalanıp öldürüldü. İki gün sonra da Hitler kendini vurarak onu izledi.

Bugün Nemi gemilerinin hayaletleri sadece fotoğraflarda yaşıyor. Uyarıları dinlemeden kendi sonlarını hazırlayan insanların kalıntıları ve akıldan çıkmayacak bir ibret öyküsü olarak vücut buluyorlar.

Kaynak:

1) http://blogs.discovermagazine.com/crux/2018/11/07/caligula-mussolini-lake-nemi-floating-pleasure-palaces/#.XFQPiVUzbcs