Ana sayfa Bilim Gündemi Türkiye’de İnternet: Yavaş, pahalı, kotalı, sansürlü!

Türkiye’de İnternet: Yavaş, pahalı, kotalı, sansürlü!

2223
PAYLAŞ

İnternet’te Adil Kullanım Noktası (AKN) 2019 başında kaldırılmasına karşın işletmecilerin yayımladığı İnternet’e erişim tarifelerinde kota uygulaması halen sürüyor. Yurttaşların alım gücünü zorlayan, yüksek ücretli bu tarifelerdeki erişim hızları da çağın gereklerinin çok altında. Kotalı ve düşük hızdaki, yüksek ücretli tarifelerin nedeni ise ülkemizin İnternet altyapısının yetersizliği. Ancak tüm bunlar, kamu hizmeti olan iletişim ve İnternet erişiminin piyasaya bırakılması ve tekelleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Konuyla ilgili olarak Bilgisayar Mühendisleri Odası ile Elektrik Mühendisleri Odasının yapmış olduğu açıklamalarda ucuz, hızlı, kotasız ve sansürsüz internetin mümkün olduğu belirtiliyor. Her iki kurum, temel insan hakkı olarak görülen internet erişiminin kısıtlanmasının ve tekelleşme nedeniyle yüksek fiyatlarla topluma sunulmasının kabul edilemez olduğunu savunuyor.

Bilgisayar Mühendisleri Odası ile Elektrik Mühendisleri Odası, temel insan hakkı olarak görülen internet erişiminin kısıtlanmasının ve yüksek fiyatlarla sunulmasının kabul edilemez olduğunu savunuyor.

Ülkemizde İnternet iletişiminin durumu
BTK verilerine göre Türkiye’de 2008 yılında 6 milyon olan genişbant İnternet abone sayısı, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde 60 milyon 800 bini mobil, 13 milyonu sabit olmak üzere 73 milyon 800 bine ulaştı. Sabit İnternet hizmetleri sağlayıcılığı pazarında en büyük pay, abonelerin yüzde 67’sine ve gelirin yüzde 66’sına sahip olan TTNet’e (Türk Telekom’a) ait.

Türk Telekom’un sektördeki hâkimiyetinde, yıllarca kamu yatırımlarıyla geliştirilen ve özelleştirme sonucunda şirkete bırakılan erişim altyapısının ise büyük etkisi var. Türkiye’nin fiber altyapısı 2018 yılının 3. çeyreği itibarıyla 345.275 km. Bunun 71.563 km’si alternatif işletmecilere, 273.712 km’si ise Türk Telekom’a ait. Türk Telekom’a ait fiber altyapının 124.802 km’si omurga, kalan kısmı ise erişim amaçlı. Dolayısıyla fiber altyapının yüzde 79’u Türk Telekom’un ve ana omurga hariç tutulsa dahi Türk Telekom’un payı yüzde 68.

Türk Telekom’un tekel haline geldiği piyasada, altyapının ortak ve adil kullanımı için gerekli düzenlemelerin yapılmaması ve yatırımlara yönelik açmazlar, Türkiye’nin bilişim çağında geri kalmasına yol açıyor. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU’nun) 2016 yılı verilerine göre Türkiye, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Geliştirme Endeksinde 175 ülke arasında 70. sırada. Türkiye’nin yeterli eğitim düzeyi ve potansiyele sahip olmasına karşın erişim endeksinde 81., kullanım endeksinde ise 76. sırada olması, bilişim politikalarındaki yanlışlığı açık bir şekilde gösteriyor.

Türkiye ortalama genişbant erişim hızında Andorra Prensliği, Şili, Paraguay, Gabon, Madagaskar gibi ülkelerin gerisinde, 93. sırada yer alıyor.

BTK verilerine göre sabit İnternet hizmetleri sağlayıcılığı gelirleri 2013’te 4,2 milyar TL iken 2017’de 7 milyar TL’ye çıkmış, 2018’in 3. çeyreğinde 5,8 milyar TL’ye ulaşmış. İşletmecilerin gelirleri düzenli olarak büyürken altyapı yatırımları düşük kalmakta, işletmeciler arasında dengeli ve adil bir altyapı paylaşımı sağlanamamakta. Bunun sonucunda genişbant ve fiber yaygınlığı olumsuz etkilenmekte. Teknolojide dışa bağımlılık, hizmetlerin ve cihazların pahalılığı da etkin kullanımın yaygınlaşmasını engellemekte. Altyapıya gereken yatırımların yapılmaması sonucunda Türkiye ortalama genişbant erişim hızında Andorra Prensliği, Şili, Paraguay, Gabon Cumhuriyeti, Madagaskar gibi ülkelerin gerisinde, 20,15 Mbps ile 93. sırada yer alıyor.

İnsanlar parasını ödedikleri hizmeti alamıyorlar
Türk Telekom’un özelleştirilmesi sürecinde yurttaşların daha ucuz ve nitelikli hizmet alacağı söylemleriyle kamuoyunu ikna etmeye çalışanlar aradan geçen 15 yılda kamunun tüm birikimlerini yağmaladılar, daha pahalı ve niteliksiz hizmetle yurttaşları mağdur ettiler. Son olarak AKN’nin 2019 başında kalkmasının ardından İnternet erişim tarifelerinde büyük artışlar oldu. İşletmeciler 6 Mbps ile 100 Mbps arasında hızlara sahip bazısı kotalı, bazısı limitsiz paketler için aylık 59,90 TL ile 299,90 TL arasında değişen ücretler istemeye başladı.

Yayımlanan tarifelerde mevcut abonelerin eski paketlerini aynı bedellerle kullanmaya devam edeceği, yeni tarifelerin yeni aboneleri etkileyeceği belirtiliyor; ancak eski abonelerin yeni tarifeye ne zaman geçeceği, bir başka deyişle mevcut abonelerin eski paketlerini daha ne kadar süreyle kullanabilecekleri açıklanmıyor. Açıklama gerektiren diğer bir konuysa mevcut abonelere uygulanan tarife ile yeni abonelere uygulanacak tarifeler arasındaki yüzde 200’leri aşan farkın nereden geldiği. Aynı hizmetin yurttaşlara farklı fiyatlarla sunulmasının nedenleri açıklanmıyor.

Sonuçta, “limitsiz/hızlı İnternet” diye sunulan uygulama, yurttaşların daha yüksek fiyatlarla daha düşük hızda ve kotalı İnternet’e razı olmak ya da alım gücünü zorlayacak denli pahalı tarife paketlerini seçmek zorunda kalacakları bir uygulamaya dönüştü. İletişim altyapısının yetersizliği yüzünden tarifelerde belirtilen hızlara zaten ulaşamayan, ödedikleri paranın karşılığını alamayan yurttaşlar, ekonomik krizin yaşandığı bugünlerde temel insan hakkı olan iletişim hakkından da yoksun bırakılıyor.

Sansür de var
Türkiye’de İnternet’e erişim yalnızca ekonomik gerekçelerle değil, hukuksal düzenlemelerle de kısıtlanıyor. İnsan hakları ve ifade özgürlüğü yok sayılarak alternatif medya siteleri, muhalif toplum gruplarının seslerini duyurabildikleri ortamlar, hatta sosyal medya platformları erişim engellemeleriyle sansürleniyor. Oysa Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İnternet erişimini temel bir insan hakkı olarak tanımlamıştır. Tüm yurttaşların hakkı olan İnternet, mutlaka ucuz, kesintisiz, hızlı, sansürsüz ve etkin biçimde sunulmalıdır.

Türkiye’de İnternet’e erişim yalnızca ekonomik gerekçelerle değil, sansürle de kısıtlanıyor.

Bilgisayar Mühendisleri Odası ile Elektrik Mühendisleri Odasının açıklaması şu saptamalarla son buluyor: Demokratik, çağdaş ve kalkınmış bir ülke olmanın temel koşullarından biri iletişim özgürlüğüdür. İnternet hizmetlerinin aşırı yüksek fiyatları, hız/kota sınırlamaları ve sansür politikaları, iletişimin ve doğru bilgiye ulaşmanın önündeki en önemli engellerdir. Türk Telekom başta olmak üzere tüm özelleştirmeleri meşrulaştırmak için söylenegelen “Hizmet niteliği ve erişilebilirliğin serbest piyasa koşullarında artacağı” iddiasının doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Bir ülkenin iletişim altyapısı piyasaya terk edilemeyecek kadar önemlidir. Altyapı yatırımları, fiyat ve kullanım koşulları, tek bir şirket ya da şirketlerin kararlarına bırakılmamalı, kamu tarafından düzenlenip denetlenmelidir.

Kaynak: https://www.bmo.org.tr/2019/03/04/basin-aciklamasiucuz-hizli-kotasiz-sansursuz-internet/