Ana sayfa Bilim Gündemi İnsan beyni yeryüzünün manyetik alanından etkileniyor!

İnsan beyni yeryüzünün manyetik alanından etkileniyor!

2347
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Farklı manyetik alanlarla çevrili olduğu durumlarda insan beyin kıvrımlarında gözlenen değişimler üzerine yapılan yeni araştırma; insanların, manyetik alanı fark edebildiklerini ortaya çıkardı.

Kuşlar, balıklar ve diğer bazı canlıların manyetik alanı algılayabildikleri daha önceki çalışmalardan bilinmekteydi. Öyle ki bu canlılar, manyetik alanı yol tarifi için de kullanabilmekteydi. Biliminsanları, uzun süredir insanların da manyetizmaya yönelik benzer bir algılama yetisine sahip olup olmadıklarını merak ediyorlardı.

ABD ve Japonya’da çalışma yürüten biliminsanları tarafından yapılan ortak araştırma ile bu konuda çarpıcı bir sonuca ulaşıldı. Yapılan laboratuvar çalışmalarında farklı yönlerden ve Dünya ile aynı güçteki manyetik alana maruz bırakılan insanların beyin kıvrımlarında belirgin desenleşmeler gözlendi. Bu desenleşme modelleri, maruz kalınan manyetik alana cevap olarak belirli bir yönde rotalaşma ile oluşuyordu; yani beyin kıvrımlarında manyetik alanın yönüne göre bir rota değişimi gözleniyordu. Böylece, bu çalışma ile insanların manyetik alanı fark edebildikleri ve alanın etkisine tepki olarak belirli bir rota edindikleri ortaya çıkarılmış oldu.

Farklı yönlerden ve Dünya ile aynı güçteki manyetik alana maruz bırakılan insanların beyin kıvrımlarında belirgin desenleşmeler gözlendi.

İnsan beyninin manyetizmaya ilişkin bilgileri nasıl ve neden kullandığı henüz aydınlatılamamış olsa da; geçtiğimiz günlerde eNeuro’da yayımlanan yeni araştırma, insanların Dünya’daki manyetik alana bilinçsiz bir şekilde yanıt vermelerine ilişkin kanıtlar sunuyor.

Çin’deki Pekin Üniversitesi’nde çalışma yürüten biyofizik uzmanı Can Xie, “Çalışmadan haberdar olduğum andaki ilk izlenimim, ‘Buna inanamıyorum!’ oldu” diyor. “İnsanların manyetizmaya yönelik algısına ilişkin önceki çalışmalar, konuyla ilgili ikna edici olmayan sonuçlar ortaya koymuştu. Ancak yapılan çalışma sonucu ulaşılan yeni kanıtlar, insanların manyetizmayı algılama biçimine ilişkin ileri bir adım ve muhtemelen, insanların manyetizmaya ilişkin algısını açıklamak adına da çok büyük bir adım olacak” sözleri ile çalışmanın ilerici yönünü vurgulayan Xie, “Konuya ilişkin yeni çalışmalar görmeyi ve yakın gelecekte bu alanı daha ileriye taşıyacak araştırmaların yapılmasını umut ediyorum” diyor.

Deney sırasında, katılımcı 26 kişiden her birinin gözleri ışık almayacak bir biçimde kapatıldı ve bir süre elektrik bobinleri ile kaplanmış sessiz bir odada tutuldular. Bu bobinler, oda içerisindeki manyetik alanı yeryüzünün doğal manyetik alanı ölçüsüne getirdi. Katılımcılar, manyetik alan farklı istikametlerde yönlendiği sırada beyinlerindeki elektriksel aktiviteyi kaydeden bir EEG başlığı taktılar. Bu kurulum sırasında yeryüzündeki manyetik alanın farklı yönlere dönme efekti taklit edildi ve katılımcıların tam durgunluk halinde bulunmaları sağlandı. Tam durgunluk hallerinin sağlanmasıyla, motor kontrole ilişkin düşüncelerin manyetik alanın etkisinde değişime neden olması engellendi.

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde nörobiyoloji ve jeofizik alanında çalışma yürüten Joseph Kirschvink ve arkadaşları, beynin manyetik alan yönündeki değişiklere tepki gösterip göstermediğini belirlemek için alfa dalgaları üzerinde çalışma yaptı. Alfa dalgaları, kişi tepki oluşturmayan bir biçimde bulunurken EEG okumalarına etki etti ancak araya bir ses veya dokunuş gibi duygusal etkileşimler girdiğinde bu etki ortadan kayboldu. Manyetik alandaki değişiklikler, insanların alfa dalgalarındaki değişiklikleri tetikledi ve manyetik alan etkisiyle ortaya çıkan değişim, doğal alfa dalgalanmalarının genliğinde üç kata kadar çıkan değişime neden oldu. Ancak insan beyinleri, yukarı yönlü bir manyetik etkiye tepki göstermedi.

Oxford Üniversitesi’nde kuşların hareketlerine yönelik iç pusulayı inceleyen kimyager Peter Hore, “Manyetik alana ilişkin böyle bir algımız olduğunu düşünmek biraz ilginç” diyor ve ekliyor: “Olağanüstü iddiaların, olağanüstü kanıtlara ihtiyacı var ve bu durumda bu çalışma farklı laboratuvarlarda yeniden üretilmeli.”

Araştırmacılar; Kuzey Yarımküre’den bu çalışmaya katılanların, aşağı yönlü manyetik alanları doğal olarak algılaması gerektiğini ancak yukarı yönlü olan manyetik alanların aykırılık oluşturacağını düşünüyorlar. Manyetik alana duyarlı hayvanların, yıldırım gibi manyetik alana etki eden olaylar sonrası iç pusulalarını kapattıkları bilinmekte. Kuzey Yarımküre’de doğan insanlar, yukarı yönlü manyetik alanlarla karşı karşıya kaldıklarında bu yönlü manyetik alanları “çevrimdışı” olarak algılayabilirler. Hore, bu açıklamanın “makul göründüğünü” ifade ederek Güney Yarımküre’den gelen deney katılımcılarının bu açıdan test edilmesi gerektiğini söyledi.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kirschvink ise, “Beynin manyetik alan etkisiyle nasıl değişimlere uğradığını hesaplasanız bile, araştırmacılar bu bilginin ne için kullanılabileceğini bilmiyorlar” diyor. Buradaki temel gizemin, beynimizin Dünya’yı tam olarak nasıl algıladığını anlamak olduğunu ifade eden araştırmacılar; durumun, bu çalışmadan elde edilen beyin kıvrımı modellerinde gözlenen ve “magnetit” isimli manyetik bir mineral içeren duyusal hücrelerle açıklanabileceğini ifade ediyor. Gelecekteki deneylerin bu olasılığı doğrulayabileceğini ifade eden araştırmacılar, insanların bilinçli bir biçimde olmadan manyetik sinyalleri nasıl işlediğine dair ilk güçlü kanıtı ortaya koyan çalışmanın önemli bir adım olduğunu vurguluyorlar.

Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/people-can-sense-earth-magnetic-field-brain-waves-suggest?tgt=nr