Ana sayfa 183. Sayı Unutturulmaya çalışılan bir yöntem olarak “Sınıfsal Bakış”

Unutturulmaya çalışılan bir yöntem olarak “Sınıfsal Bakış”

81
PAYLAŞ

Volkan Tozan

İnsanın yaşam mücadelesinde edindiği her deneyim birikerek ortak bir bilinç oluşmasına yol açmıştır. Bu aynı zamanda dünden bugüne uzanan pratik süzgecin içinde barındırdığı mirastır. Zira pratikte karşılaşılan zorluklar birikip kolektif bilinçte çeşitli çözümler geliştirilmesini sağlayarak tekrar pratikte sınanır. İnsan faaliyetleri, pratik içindeki zorlukların kolektif akılla aşılarak yeni pratiklere girilmesidir.

Bilgi edinme süreci başlangıçta insanın çevresinde gördüğü dünyayı algılama biçiminde gelişirken zaman içinde bilgi edinme süreci karmaşıklaştıkça toplumun ilgi ve algısında da çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Sınıflı toplumlar ile birlikte bu ilgi/algının oluşmasında devletli geleneğin ve sürdürücülerinin muazzam etkisi yadsınamaz.

İletişim teknolojisinin olanca hızıyla geliştiği günümüz koşullarında ise teknolojiyi elinde bulunduran sınıfın bu etkiyi hem kalıcı hale getirdiğini hem de süreklilik halinde güncelleştirdiğini söylemek mümkün. Dolayısıyla olaylara, sonuçlara, yaşamın kendisine bağımsız yönelimlerle yaklaşmak güçtür, meşakkatlidir.

Bu bağlamda, gerek planlanmış liberal kuşatmaya, gerekse bu kuşatmanın hizmet ettiği ideolojik-politik-askeri saldırılara karşı geliştirilecek direncin başarılı olabilmesi, sınıflar mücadelesi tarihinden süzülmüş deneyimlerin yaratıcı bir kavrayışla ele alınarak bugünün ihtiyacı olan araç ve yöntemlerle bütünleştirilmesini gerektiriyor.

Mehmet Yeşiltepe’nin hazırlayıp çeşitli makalelerden derleyip okuyucuya sunduğu Dünyaya ve Ülkeye Sınıfsal Bakış isimli çalışma, kendine bu bakışı temel alarak gündemdeki çeşitli gelişmelere ilişkin bir bakış/perspektif sunuyor.

“Bilinir ki alternatifin oluşturulamadığı her konuda sistem tarafından üretilmiş olan bilgilerin, duruşları veya çözüm olarak yansıtılan yöntemlerin tekrarı/taklidi gündeme gelir” diyerek söze başlayan Yeşiltepe, özellikle ülkede ve dünyada yaşanan bunca gerilimin, trajedinin, kimi sahte olumlulukların/başarıların ardında yatan olguların anlaşılamaması durumunda tespitte de yanılgı ihtimallerinin artacağına vurgu yapıyor. Bu nedenle öğrenirken ezbere kaçma eğiliminin yaşamda tekrara dönüşeceğini, dolayısıyla da günü anlama ve yakalamada isabet oranını zayıflatacağını ifade ediyor.

Sınıfsal Bakış içeriği itibarıyla her ne kadar gündemimizi meşgul eden birçok olay örgüsünün içine dalmış olsa da, örgüler ve tekil olaylar içindeki neden sonuç ilişkilerine odaklanıyor. Ama bunu yaparken felsefi yaklaşımların bir kenara bırakılmaması konusuna da dikkat çekiyor.

Bugün dünyanın hemen her yerinde şekillenen ve biçim değiştiren kimi gelişmeleri izlerken, özellikle karamsar tabloların oluştuğunu gözlemek de mümkün. Hatta daha da ileri düzeyde yaşanılanlara dair kimilerinin “yeni bir dünya savaşı yaşanacak” tespiti yaptıklarını dahi gözlemleyebiliyoruz. Zira Ortadoğu’daki gelişmelerin uzun süredir bir vekâlet iklimi yarattığı, dolayısıyla da coğrafyanın dışına yayılmış olan gerilimlerin bu tür tespitleri kısmen de olsa doğruladığını söyleyebiliriz.

Daha geniş bir perspektifle ele alındığında dünyanın hemen her yerinde benzer gelişmeleri görebilmek mümkün. Paris banliyölerinden başlayıp haftalardır süren Sarı Yelekliler eylemlerinden Venezüella’ya, Afrika, Doğu Avrupa ve ülkemize uzanan birçok gelişmede bunun izleri görebilir.

Mehmet Yeşiltepe, çalışmasında yaşanan gerilimleri/olağanüstülükleri anlamak bağlamında merceği doğru yere tutmanın gerekliliğinden söz ederken, olguların dünyada yaşanan daralmanın aşılmaya çalışılması olarak düşünülmesi gerekliliğini dile getiriyor. Dolayısıyla dünden bugüne devrolan tahakküm sisteminin yaşadığı krizin boyutuna dikkat çekerken aynı zamanda bu sürecin ülkelere ve hatta bireysel anlamda benliklere sirayet eden etkilerini de gözlemlemeye çalışıyor.

Ülkemiz bağlamında ise tek adam rejimi olarak tanımlanan sürecin içinde barındırmış olduğu niteliğin doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yapıyor.

Sınıfsal Bakış yakın tarihimizde gündeme gelen olayları bir çeşit kronolojik sırayla ele alıyor. Bu niteliğiyle okuyucunun hem geçmişe dönük hafıza tazelemesini sağlıyor hem de güncel gelişmelere dair sesli düşünceler diyebileceğimiz tarzıyla unutulagelmiş yaklaşım biçimlerinin yeniden gözden geçirilmesine zemin hazırlıyor.

Dünyaya ve Ülkeye “Sınıfsal Bakış” Der: Mehmet Yeşiltepe, El Yayınları 2019, 192 s.